Läran Om Staten - Johan Vilhelm Snellman
9/10
·336 syf.··
2026 202. kitabı
Johan Vilhelm Snellman, devletin özü hakkındaki kitabında; devletin ne olduğunu, nasıl oluştuğunu, gücünü nereden aldığını ve bu gücün nasıl elde edildiğini çok güzel bir şekilde parçalayarak anlatıyor. Onun felsefesinde ahlaksız devletlerin çökeceği bir gerçektir; çünkü asıl gücü toplumun ahlakı oluşturur. Bu ahlak kazanımı insanlara öğretilip benimsetildikten sonra, yasanın bir kısıtlama olmaktan çıkarılması ve özgürlüğün engellenmemesi hedeflenir. Bunu günümüzden bir örnek vermek gerekirse; Almanya’da trende herkesi denetleyen bir kontrol mekanizması olmamasına rağmen insanların bilet parasını kendiliğinden vermesi tam olarak bu ahlakın sonucudur. Öte yandan, kendini zeki sanan bazı kurnaz aptallar ise parayı vermeyerek kısa dönemli faydayı zeka zannederler. Aslında uzun süreli faydayı düşünemedikleri için bu hatayı yaparlar. İşte bu iki yaklaşım arasındaki bilinç ve ahlak farkı, iki türlü apayrı devlet modeli ortaya çıkarır. Zaten o kurnazlar da günün sonunda kendi ahlaksızlaştırdıkları devletlerinden kaçıp, "aptal" dedikleri dürüst insanların ülkesinde yaşamaya çalışırlar. Aradaki bilinç farkı o kadar fazladır ki, bazen algılanamayacak seviyeye ulaşır. Benim determinist düşünmeme ve bu duruma karşı olmama rağmen; Snellman da halkı geliştirilebilecek, değiştirilebilecek ve eğitilebilecek bir topluluk olarak görüyor. Uygun ortamda ve uygun şekilde büyütüldüğünde kişinin değişebileceğini savunuyor. Tabii bu durum uzun yıllara yayıldığında mümkündür; yoksa 100-200 yıl gibi kısa dönemler içerisinde gerçekleşmesi pek mümkün değildir. Dini de bilinçsiz insanlar gibi "tamamen kaldırılmalı, zararlı" tarzında bir bakışla ele almıyor. Aksine reform edilip, tekrar halkın ahlakıyla perçinlenerek, onları yüksek bir ideale doğru yönlendirme aracı olarak görüyor. Kitabın
Läran Om StatenJohan Vilhelm Snellman · Otava Publisher · 18921 okunma
Bataklıktan Çıkanlar ve Bataklığa İtilenler
10/10
·136 syf.··
2026 5. kitabı
Gerçekten güzel bir kitap aslında. İlk elime aldığımda kitapta Petrov'un kendi çıkarımları var sanıyordum ilk bakışta; halbuki bildiğimiz kısa hikayeler ile Fin halkının nasıl bataklıktan dünyanın en mutlu insanları arasına giren ilk sıralamalardaki ülkelerden birisi olduğu anlaşılıyor. Aslında Fin halkının; nasıl açlık, sefalet, iç bürokraside dönen entrikalar, siyasi savaşlar, halkın yoksul ve cahil kalması ve bunun ile dalga geçen üst sınıf insanlar ve alt sınıfların üst mertebedeki yetkililere karşı olan öfkesi ile başlıyor desek yanılmayız. Ve aynı zamanda nasıl yükseldikleri ve bunun ilk bilindik öncülerinden olan Snellman'dan söz etmemiz daha doğru olur. Çünkü gerçekten fikirleri ve topluma karşı olağanüstü bir ilgisi ile şimdiki siyaset yapan sözde politikacılara ve sözde felsefecilere bin basar diyebilirim. Yani insan imreniyor, "Böyle adamlar da keşke bizim ülkede doğsa," diyoruz ama şimdi doğsalar bile bu insanların yaşama olan inancı ve sistemin bu gibi insanlara nasıl muamele ettiğini hepimiz ya da birçok insanımız biliyordur. Aslında yapabilirsem eğer, kitaptan alıntılar da paylaşacağım. Çünkü ilk başta yalan olmasın, benim düşüncelerimin çoğundan fazlasını toplumuna uygulamış ve başarmış birisi ve ben de gerçekten seneler boyunca Türkiye'nin "Keşke böyle olsa," dediğim halini düşünmüş ve uygulamaya geçirmiş birisi. Ve bunu sadece laf kalabalığı olarak algılamayın; her ne kadar ülkemden utansam ve sinirli olsam da iyiliğini düşünüyorum. Ama ben kitapta okurken fark ettim, Slav bir yazardan bahsediyor; eğer o sayfaya gelirseniz dediklerimi az buçuk anlarsınız. Çünkü genelde ben Türkiye'yi baştan inşa etmek istiyordum ve çoğunlukla girdiğim teknoloji yarışmalarında derece yapamadım ve gerçekten de üzüldüm. Çünkü ben halka hitap eden bir sürü proje
Duygu ve Düşünce
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025124,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2026 28. kitabı
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Rus yazar ve hatip Grigory Petrov’un, bataklıklar ve kayalıklardan ibaret fakir bir coğrafyanın, fedakar aydınlar ve adanmış bir halk eliyle nasıl örnek bir medeniyete dönüştüğünü muazzam bir sosyolojik ve tarihi vizyonla ele aldığı sarsıcı, ilham verici ve toplumsal değeri çok yüksek bir başyapıttır. Eser; İsveç ve Rusya gibi devasa güçlerin gölgesinde ezilmiş, yoksulluk ve cehaletle boğuşan Finlandiya’nın, başta Johan Wilhelm Snellman olmak üzere bir avuç idealist öğretmenin, din adamının, askerin ve memurun liderliğinde gerçekleştirdiği o muazzam kitlesel kalkınma mucizesini merkezine alır. Petrov; sıradan bir tarih anlatısının fersah fersah ötesine geçerek, bir milletin topyekun uyanışını, eğitim sisteminin nasıl baştan inşa edildiğini ve halkın her bir ferdinin devletin yükselişi için nasıl sorumluluk üstlendiğini dahi bir sosyolog titizliğiyle masaya yatırır. Kitap; aydınların halktan kopuk fildişi kulelerinden inerek köylere, kışlalara ve fabrikalara ışık götürmesi gerektiğini, gerçek vatanseverliğin lafla değil emekle örüldüğünü harika bir realizmle sunar. Yazarın o son derece coşkulu, harekete geçirici, berrak ve lirik dili; okuru toplumsal sorumluluk, eğitim, adalet ve bir milletin geleceği üzerine derin bir muhasebeye davet eder.
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,6bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 39. kitabı
Grigory Petrov’un 1923 yılında yayımlanan eseridir. Türkçeye ilk kez 1928’de çevrilmiş ve özellikle Cumhuriyet döneminde büyük etki yaratmıştır. Kitap, Finlandiya’nın 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başındaki kalkınma hikâyesini anlatır. Petrov, Finlandiya’ya yaptığı seyahatlerden edindiği izlenimleri, tarihsel gerçeklerle harmanlayarak masalsı bir üslupla kaleme alır.Finlandiya, uzun süre İsveç egemenliğinde kalmış, sonra Rusya’ya bağlanmıştır. Ülke, bataklıklar, kayalıklar, fakir topraklar ve doğal kaynak yoksunluğuyla anılır; halk cehalet, yoksulluk ve hastalıklarla boğuşmaktadır. Bir avuç aydın (özellikle Johan Vilhelm Snellman), halkı bilinçlendirme, eğitim, kültür ve milli kimlik inşası yoluyla ülkeyi dönüştürür. Aydınlar, öğretmenler, din adamları, subaylar, köylüler, doktorlar ve memurlar hep birlikte “ulus inşaası” mücadelesi verir. Sonuçta Finlandiya, “Beyaz Zambaklar Ülkesi”ne (saflık, temizlik, bereket ve aydınlık sembolü) dönüşür. Petrov, bu süreci “devlet binasının temellerini yenileme” metaforuyla anlatır. Kitap, Finlandiya’yı ideal bir model olarak sunar ve diğer uluslara (özellikle Rusya ve gelişmekte olan ülkelere) örnek gösterir. Ana Temalar ve Mesajlar Eğitim ve Aydınlanma Gücü En baskın tema budur. Cehaletten kurtuluşun tek yolu eğitimdir. Snellman gibi liderler, halk üniversiteleri, okullar ve kültürel faaliyetlerle toplumu dönüştürür. Bilgi, bireyi ve toplumu özgürleştirir. Milli Bilinç ve Birlik Farklı kesimlerden insanların (aydın-köylü, subay-memur, din adamı-öğretmen) ortak ideal etrafında birleşmesi. Bireysel fedakârlık ve kolektif sorumluluk vurgulanır. Çalışma, Azim ve Pratik Eylem Sadece konuşmak değil, somut işler yapmak esastır. Temizlik, tarım iyileştirmesi, sağlık, spor, ekonomi gibi alanlarda herkesin “ben ne yapabilirim?” sorusunu
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,6bin okunma
10/10
·192 syf.··
2026 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 22:15
Ahh canım Snellman… İdeallerine sımsıkı sarılmış, onları yalnızca savunmakla kalmayıp yaşatmayı da başarmışsın; hem de yüzyıllar öncesinde. Kendi halkına tuttuğun ışık, bugün benim içimde de kolay kolay sönmeyecek bir meşale yaktı. Şimdi kendi kendime soruyorum: Ben de senin gibi çevremdekileri bu uyanışa çağırıp “Kaderimize terk edilmeyelim, artık uyanalım.” diyebilir miyim? Umarım bir gün bunu gerçekten diyebilirim. Seni yüz yüze tanımayı, seninle uzun uzun sohbet etmeyi isterdim. Büyük ihtimalle bize şöyle derdin: “Gençsiniz ve karamsarsınız; bu kabul edilebilir bir durum değil.” Kitabı okurken yürüdüğüm sokaklara farklı gözlerle bakmaya başladım. Düzensiz, çarpık, yıkılmış kaldırımlara tahammül edemez oldum. Çünkü insan bir kez bilinçle bakınca şunu hissediyor: “Biz bunu hak etmiyoruz.” Gerçekten hak etmiyoruz.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Martı Yayınları · 2018124,6bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 6. kitabı
“Bataklıklarda da çiçek açar.” Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabını okurken çoğu zaman kıyas halindeydim. Çünkü kitapta anlatılan o “bataklık”, canım ülkeme pek de yabancı değildi. Hep “düzelmek çok zor” diye düşünürdüm. Evet, zordu. Ama zoru biraz olsun kolaylaştıran şey mücadele etmekti. Kötülüklerle, ahlaksızlıklarla, çürümeyle… Mücadeleci ruhlar daima çiçek açar. Kitapta halkını mücadeleye çağıran Johan Vilhelm Snellman ile karşılaşıyoruz. Ama onun vaat ettiği umut, içi boş bir umut değil. Çünkü umut; herkes bir şey yaptığında var olur. Halkı bilimde, eğitimde ve vatanseverlikte birleştirmeye çalışıyor. Tutsak zihinlerin özgürlük için kanat çırpmasını istiyor. Kitapta en çok alkışlanası bulduğum kısımlardan biri de din adamlarıydı. Çünkü gerçekten “din adamı” gibilerdi. Halkı korkuyla değil, inançlarının gereği olarak insan olmaya çağırıyorlardı. Bu kitap gerçekten ufuk açıyor. Özellikle günümüz Türkiye’sinin umutsuzluğu içinizi daralttığı zamanlarda, insana yeniden mücadele etme isteği veriyor.
1000k
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,6bin okunma
Reklam
Reklam