Benliğimi saran duygu; sosyal hayata karşı ani bir iğrenmeydi. Şehir, sokak, ev, iş ve insanlar, bir an geliyor ki etrafımda bana düşman, manasız, çirkin görünüyor. O zaman ne olursa olsun, başka yere gitmek ihtiyacını duyuyorum. Hayatımda meydana gelen bütün değişiklikler bunun yüzünden. Bu hissin iyi tarafları olduğu gibi, fena tarafları da var. Onu olduğu gibi kabul ediyorum, çünkü bu duygu demek ben demek.
Talihin lütfuna mazhar olmuş beş on kişi hariç, bütün insanların hayatı, en basit bir maddi rahatlık uğruna yırtınmaktan başka nedir ki! Hatta, inanır mısın, biraz hürriyet uğruna bile değil.