nevi şahsına münhasır birisi işte

nevi şahsına münhasır birisi işte
Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ hû aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azîm (Allah bana yeter, O'ndan başka ilah yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O, yüce Arş'ın Sahibidir.) x.com/dr_hayalperest_
Sûfiler kendilerini korkuya teslim etmemeleri gerektiğinin farkındadırlar. Onlara göre, yoğun korku, fobiler, ketlenmeler, korkaklık, atalet, kararsızlık, zihin ve ruhun felce uğraması gibi bir dizi duruma geçit verir. Sûfiler, korkuyla doğrudan yüzleşir ve korkuyu yaşantılama konusunda kendilerini serbest bırakırlarken, ona hâkim olmanın da yöntemini bulmuş oluyorlardi. Bu korkuların ürettiği kaygi ve enerjiyi, ruhsal evrim için yapıcı bir biçimde kullanmayı yeğliyorlardı.
Sayfa 32
Tasavvuf
Reklam
Tasavvuftaki kendisini kınayan nefis ve ego psikolojisindeki ego ideali; hayvani arzuları, bencil eğilimleri, narsistik gururu, yalancı umudu ve kendisini kandırmayı dizginlemek için gereklidir.
Sayfa 31
Psikoloji
Arzulara takılı kalmak, kişilik gelişimini ketleyebilir ve ciddi psikolojik bozukluklara yol açabilir. Sufiler arzuların farkına varmayı ve arzulara yatırılan güçlerin umut için yakıt ve bir dönüştürücü olarak kabul edilmesini önerirler. Sûfi psikolojisinde kibir, Hakikat Yolu`nda en büyük engeldir. Kibir ve gurur; husumet, önyargı ve uyumsuzluğu besler. Sûfi biyografileri, kibir ve gururla mücadelenin eşsiz örnekleriyle doludur.
Sayfa 30
Tasavvuf
Tevbe veya yeniden uyanma aşaması, psikanaliz ve dinamik psikoterapide hastanın kaygı, suçluluk veya eksikliklerinin farkına vardığı ilk aşamaya benzemektedir. Sufiler kişilik bütünleşmesine doğru ilk adımın, tabiattan ve Hakikatten ayrı düşmenin kaygılarıyla yüzleşmek olduğunu düşünürler. Anksiyete ve suçluluk yaşantısı, etkili bir psikoterapi yaşantısı için şanstır. Cüneya-i Bağdadi'nin sözüne geri dönersek, tevbenin ilk düzeyi, kişinin suçluluk ve pişmanlık duygularına izin vermesidir. Psikoterapide de, kişinin değişime motive edilebilmesi için yapıcı bir suçluluk duygusu ve anksiyete gereklidir. İkinci düzeyde, kişinin geçmiş alışkanlıklardan ve yineleyici davranışlardan kurtulması söz konusudur. Psikoterapide de, sıkıntı verici alışkanlıklar ve patolojik karakter yapılarından kurtulmak önemli bir hedeftir. Üçüncü düzey, haksızlik ve husumetten kurtulmaktır. Önyargi, haksızlık ve bölücülüğün tahripkâr güçlerinden özgürleşmek, bu gelişim son hedefidir. Nefs-i hayvaninin duyusal/gadabi aşamasının kuvvetleri veya id'in seksüel ve agresif güdüleri dikkatle izlenmeli ve yapıcı bir mecraya yönlendirilmedir. Psikodinamik bakış açısından, tevbe bir kendisini gözleme ve inceleme sürecidir ve kararlı bir pratik gerektirir. Kendisini gözleme, inceleme ve dürtüleri gözden geçirme, etkin psikoterapinin önemli veçheleridir. Ayrıca, tevbenin kendisiyle aşırı meşguliyet de, kibir ve büyüklenmeye yol açarak tekâmül yolunu tıkayabilir. O yüzden, kimi sûfiler tevbenin nihai amacını 'tevbeden tevbe etmek' olarak görmüşlerdir.
Sayfa 29
Psikoloji
Cüneyd-i Bağdadi, şöyle der: "Tevbenin üç anlamı vardır. İlki, suçluluk ve pişmanlık; ikincisi, alışkanlıklardan kurtulma; üçüncüsü, kişinin kendisini haksızlık ve husumetten arındırmasıdır."
Sayfa 28
Tasavvuf
Reklam