Bu kitap, idama mahkûm bir adamın son günlerini anlatıyor. Adını, kim olduğunu ya da tam olarak ne yaptığını bilmiyoruz. Çünkü Victor Hugo’nun derdi, bir insanın ölüme adım adım yaklaşırken neler hissettiğini göstermek. Mahkûm bazen umutlanıyor, bazen korkuya kapılıyor, bazen de çaresizce kabulleniyor. Dışarıdaki insanlar için idam bir gösteri gibi ama onun için her saniye ağır bir işkence.
Kitap kısa ama çok etkileyici. Günümüz kitaplarından farkı, tamamen bir karakterin iç dünyasına odaklanması. Yani büyük olaylar ya da sürükleyici bir hikâye yok ama mahkûmun düşünceleri o kadar gerçekçi ki kendinizi onun yerine koymadan edemiyorsunuz.
Puan vermek gerekirse, klasik olduğu için 10 üzerinden 8 diyebilirim. Bazı yerlerde dil biraz ağır gelebilir ama yine de okunması gereken bir kitap. Özellikle adalet ve insan hakları üzerine düşündüren eserleri sevenler için harika bir seçim. Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo
Momo, zamanın değerini ve modern hayatın insanları nasıl tükettiğini anlatan etkileyici bir hikâye. Kitapta, sürekli daha fazla çalışıp zaman kazandığını sanan ama aslında yaşamayı unutan insanlar var. Onların zamanını çalan gri adamlar, hayatı daha da hızlandırıyor. Bu düzenin içinde, Momo adında küçük bir kız çocuğu var ve o kız herkesten farklı. O, insanları gerçekten dinliyor, zamanı yavaşlatıyor ve insanlara hayatın asıl anlamını hatırlatıyor.
Okurken fark ettim ki biz de çoğu zaman gri adamlar tarafından kandırılıyoruz. Daha çok iş yaparak, daha hızlı yaşayarak bir şeyleri kazanacağımızı düşünüyoruz ama aslında en değerli şeyleri, yani anları, sohbetleri, huzuru kaybediyoruz. Bence herkesin okuması gereken bir kitap. Eğer hayatın hızına yetişmeye çalışırken gerçekten yaşamayı unuttuğunu hissediyorsan bu kitabı okumalısın. Kitap ilk başta çocuk kitabı görünüyor ama öyle değil emin olabilirsin. Her yaştaki insanın okuması gereken bir kitap. MomoMichael Ende
Şu ana kadar okuduğum tüm kitaplardan çok farklı bir kitaptı ve bu sayede farklı bir deneyim kazanmış oldum. Kitapta totalitarizm den oldukça bahsediliyor bu yüzden önce kelimenin anlamına değinmek isterim.
Totalitarizm, demokratik hakların ve özgürlüklerin tümüyle baskı altında tutulduğu, siyasal erkin bir elde toplandığı teröre, baskıya ve zulme dayalı yönetimdir.
Kitap 20 bölüme ayrılmış denemelerden oluşuyor. Neredeyse tüm cümlelerin altını çizdiğimi söyleyebilirim. Yazar çok haklı isyanlardan bahsetmiş bunu üzülerek söylesemde gerçekten çok kötü duruma geldik ve gidiyoruz da. Kitabı okurken hissettiğim duygu sürekli üzülmemdi. Gün geçtikçe bize neler oluyor neden bu kadar kalıplaşmış insanlar olmaya başladık, neden robotlaştık diye sorguladım. Bu güzel eseri okuyup sinirlenip aynı zamanda da kayıtsız kalmamak gerektiğini düşündüm ve kendimde bulduğum yanlışları düzeltme yoluna girdim ve kendi hayatımın ne kadar değerli olduğunu anladım.
•Neyi ne için yapıyorum, kimin için yapıyorum isteyerek mi yapıyorum…sorularını kendime bir kere daha sormaya başladım.
Durup düşünmenin ne kadar anlamlı olduğunun farkına bir kez daha varmamı sağlayan Gündüz Vassaf’ a çok teşekkür ederim.
Unuttuğumuz şeyleri bizlere tekrar tekrar hatırlatmış oldu. Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf