15 yaşımıza geldiğimizde arkadaşlarım ve ben o bakirenin ayaklarıyla neyi ezdiğini anladık. Bu, kadınlara toplumca yakıştırılan bir roldü: Cinsel arzularını başkalarından gizlemek ve kendi içlerinde bastırmak.
Her şeye inanan hakiki sevgi sahibi aldatılamaz, zira onu aldatmak kendini aldatmaktır. O halde en yüce nimet ve en büyük bahtiyarlık nedir? Elbette ki hakikatte sevmektir; bunun yanı sıra hakikatte sevilmektir.
Korkularla, arzularla tutuşmuş adam, kendine bile efendi değildir zaten, atar kalkanını, terk eder olduğu yeri, kendi kendine geçirir ellerine, sürükleneceği zinciri.’’