İstanbul’da taksiyle bir yere gidiyordum. Şoför ile konuşmaya başladık, laf lafı açtı. Şoför bir ara, ‘Abi bizim hastalıklarımızın temelinde (burada ‘hastalık’ kelimesiyle toplumsal huzursuzlukları kastediyordu) şükürsüzlük yatıyor,’ dedi. Ve daha sonra ilave etti, “Şükretmesini bilmeyen gönül huzuru bulamaz!