AĞĞĞĞĞĞhhh
“Allah’ım,lütfen beni konuşma ve sofra adabı bilmeyen insanlarla muhatap etme.” 😣
Duygu ve Düşünce
Nebevi Sofra Adabı
Bazıları dedi ki: Mukavkıs hediyelerle beraber bir de doktor gönderdi. Fakat Hz. Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem doktora şöyle buyurdu:“Sen ailene dön, biz acıkmadıkça yemeyen bir milletiz, yediğimizde de tam doymayız.” Bböyle yediğimiz için hastalanmayız doktora ihtiyaç yok diye anlayabiliriz. Bu hadis-i şerifi görünce neden acıkmadan yiyoruz diye düşündüm ve bazı sebepleri şunlar olabilir: 1. Aile yemek saati olduğu için mesela kahvaltı yahut akşam yemeği hazır ama aç olmadığın halde yiyorsun alışkanlıktan 2. Vakit geçsin diye bir nevi boşluktan. (Öyleyse çaresi daha çok meşguliyet lazım.) 3. Ortam etkisi:Aklında yok ama ortamda var ve yiyorsun gayri ihtiyari. Burda da hayır demeyi bilmek lazım. 4 Üzgün stresli veya sıkkın olduğun için. 5. İştahın yok ama yemen gerektiği için yiyorsun. Sonra acıkırım veya dışarda yiyecek birşey bulamam diye yemek.. Bu yanlış çünkü bedenin hayır diyorsa bunu dinlemek lazım. 6. Merak sebebiyle ve keyif/ mutluluk için. Mesela videosunu izledin veya reklamını gördün canın çekti. Son olarak yemeğe düşkün insanlarla bir orada olmak da bir sebep. Sena Işık
İnsan ve Hayat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yeni bir komşumuz taşındı 3 erkek evladı var. İkisi 7-8 yaşlarındalar. Ramazan bayramında bahçede oynuyorlardı eşim yol tarafından bayramlaştı bunlar duvarı dolanıp geldi eşimin elini öptüler. Hürmet göstermelerine çok şaşırdım. Neyse anneleriyle bir araya geldiğimizde maşallah çok güzel yetiştirmişsiniz, çok saygılı, hürmetliler dedim. Bana öyle bir şey söyledi ki tekrar hayran kaldım. Dikkat ettiyseniz el öperler ama alınlarına değil yanaklarına koyarlar dedi. Sebebi nedir dedim. "Alın secdeyle şereflenmiş bir yerdir, Ona ayrı bir hürmet gösterilmesi gerekir" dedi. Yani çocuğa sadece davranış öğretmemiş, davranışın arkasındaki manayı, edebi öğretmiş, incelikli bir terbiye vermiş belki de çocukların bu şekilde yetiştirilmeye ihtiyacı var. Davranıştan çok bilinç inşa etmeye, edebe .
Aptallar Kralı / TOLSTOY
elini nasırlı olan sofraya oturuyor, olmayanda artıkları yiyor.
Düşünce
Elimizden olduklarımız: yemek kültürü, sofra adabı...
İnsanlardan ziyade doğanın elini tutmayı seçiyorum. Olması gerekenden çook arka planda. Ve değersizlik doğadan çok insana pahalıya patlayacak. Depremden sonra konut diye kaç dönüm zeytinliği gömdüler? Söküp attılar. Sizin derdiniz alan olsa öncelikle depremden sonra ilk dümdüz olan yerleri ayaklandırmış olurdunuz. Ve amacınız bitki katletmek olmasaydı söktüklerinizi başka yerlere ekerdiniz? Bunu da yapmadılar. 30-100 yıllık ağaçları sökerek kuruttular. Kıtlıktan bahsederken kıtlığın kendisi olma yolundalar. Dinden ve imandan kutsal ağaçlardan sayıp dokunmamaları gerekirdi ama para söz konusu olunca din de iman da bir yere kadar. Çok yazık. Zeytinyağı en kaliteli ve ısıya en dayanıklı yağ diye yine sağlık: ayçiçek ve mısır gibi hemen zehre dönüşmüyor. Kendi ülkemizde kendimize ait besinleri alamayacak kadar yoksullaştırılmışız: Zeytinyağı alamıyorlar, zeytin yiyemiyorlar. Zeytin, bal, tereyağı, pekmez, reçel, yumurta, helva, kaymak vs. kendi ve sağlıklı kültürümüzdü. Onları bırakıp işlenmiş gıdalara koştular. Köklü bir tarihten gelirken mükemmel zenginlikle donatılmışız: seçimler harika. Faydasız ya da zararlı hiçbir yiyecek ve içeceğe sahip değildik. Köy kahvaltısı lüks değildi, bunu lüksleştiren sömürüye açık olan aptallık ya da işlevsizlik. Yoksa bugün gelinen nokta okullarda, hastanelerde, iş yerlerinde bu tarz ve devlet destekli kahvaltılıklar ve öğle yemekleri olurdu. Çerez çeşidine değinmeyeceğim bile. Bolluk ve bereket hepimizin cebinde ve evinde olurdu. Ülkemiz bile zirvede. En azından buna layık olunsa? Siz bunları bırakıp kimyasal olan takviyeleri aldınız, bunları bırakıp ekstra sporu aldınız, bunları bırakıp ilaçlar aldınız? Sağlık verdiniz, yaşam kalitesini verdiniz, yaşam sevincini verdiniz. Marketlerde sözde organikler bile kimyasal dolu? Kaldı ki
Duygu ve Düşünce
Gıcık kapsam da arkadaşım diye değerliydi mesela
Ortak arkadaşlar ortamında masada kapladığı alanı kirli bıraktığı ve en son kalkarken de sandalyesini masaya tam ittirmediği için "Bir daha o kişiyle aynı masada oturmak istemiyorum. Beni ya da onu çağırma." dediğim arkadaşım: "Yine ne oldu da öyle diyorsun, senin yüzünden çevrem daralıyor." demişti. "Biliyorsun ağız kirliliği olağan durum diye sıkıntı etmiyorum ama çoğu lokmasında ağzını şapırdattı, içeceğini höpürdetti. Sonlara doğru azaldı, şaşırdım (!). Kağıtları poşetlemedi ve her şeyi tabakta toplamadı. Sonra da sandalyesini geri çekilmiş bıraktı. Afiyet olsun diyen garsona teşekkür cimriliği de yaptı. Baş selamıyla bile almadı. Devam edeyim mi?" "Ahahhaha, kızı öldürecek gibi baktığını biliyor musun, belki de ondan azaldı. Sevmeyeceğini biliyordum. Ama senin sinir olmanı seviyorum. Genelde hep sen zorlarsın ama seni de böyle zorluyorlar işte.((:" "Aa öyle mi bakmışım, acaba aklımdan neyi geçirirken? (!) Tahammül seviyemi arttırmak için, tahammül eşiğimi yok ediyorsun Gizocuk, dikkat et faturası sana kesilmesin: Şapırdatan oyken kafası tabağa geçirilen sen olabilirdin. Yemek adabı çok ayrı bir şey. Ve tahammül eşiğim yok cidden. Çoğu hayvan, insanlara bakınca eğitimli duruyor ya, utanmıyorlar mı? İlk ve son uyarı. Eşek şakanda eşeğin sırtında olmazsın, direkt eşek olursun ve insan eşeği olduğun için k.çına sopa yersin." "Asra Hanım yine aç-." "Sessizliğin daha iyi bir cevap. Yumuşatmaya çalışma boşuna, sevimsizzz 🖤." "O derece mi bozuldun?" "Hı hm, en sevdiğim yemeklerden birindeydik. Mis gibi doymuşken lezzet yerine damakta gıcık sesler kaldı. Daha az sevdiğim bir yemek seçtirseydin bari. Sevdiğim yemeğe de saygısızlık oldu. O kızı asla affetmeyeceğim. Seni de anca süründürüp affederim tabi acaba isteyecek miyim?" (: .... Yemekler ve sofra siyah
Hayata Dair