Pür ihtimam
10/10
·240 syf.··
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 23:33
Nilhan Osmanoğlu’nun "Pür İhtimam" adlı eseri, yazarın Osmanlı hanedan mensubu kimliğiyle harmanladığı, geleneksel Türk-İslam ahlakı ve nezaket kuralları (adab-ı muaşeret) üzerine kurgulanmış bir rehber niteliğindedir. Modern hayatın içinde unutulmuş izlerin canlandırılmaya çalışılmasını içeriyor. “Tam bir özen” ile yazılmış toplumun çokça ihtiyacı olan bir kitap. Konuşma adabı, sofra kültürü, kılık kıyafet, sosyal ilişkiler, mahremiyet gibi konular incelikle işlenmiş. Verilen örnekler nokta atışı diyebileceğim özenle seçilmiş. Kullanılan dil oldukça akıcı ve sade. Bir bu kadar daha sayfa sayısı olsa okuyabilirdim. Pür İhtimam, sadece bir görgü kuralları kitabı değil, aynı zamanda bir "yaşam felsefesi" önerisidir.
Pür İhtimamNilhan Osmanoğlu · Aile Yayınları · 202683 okunma
MÜSLÜMAN'IN DİYETİ- İNCELEME VE ALINTILAR
Puan vermedi·208 syf.·
2026 3. kitabı
*Can hem boğazdan gelir hem boğazdan çıkar. *Çocuğunuz bir şey istediğinde eliniz cüzdanınıza değil, vicdanınıza gitmeli. *Gümüşlüklerden kıyafetlere her türlü lüks harcama yapılır kesilecekse de boğazdan kesilir. Mutfaktan kesilen her bir kuruş sonrasında ilaç parası olarak geri döner. *Hristiyan bir tabip, Hüseyin b. Ali r.a. "Kur'an-ı Kerim'de tıpla ilgili bir şey yoktur" deyince, Hz. Hüseyin r.a." Kur'an-ı Kerim tıp ilmini yarım ayetle özetler" "Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz" ayetidir. (Araf 31) Misafir tabip bu kez de "Peygamberiniz tıpla ilgili bir şey söylemiş midir?" diye sorunca Hz. Hüseyin r.a. Peygamberimiz sav "Mide hastalıkların evidir. Perhiz ise tedavi v ilaçların başıdır. Her vücuda alışık olduğu şeyleri veriniz" buyurmuştur. *Allah Rasulu sav zamanında Sasani İmparatorluğundan bir tabip Medine'deki hastaları tedavi etmek ister. Lakin gelişin üstünden uzan zaman geçmesine rağmen kimse gelmez. Bunun üzerine Efendimiz sav. 'i yanına giderek Medine'den ayrılmak istediğini belirtir ve neden kimsenin hasta olmadığını sorar. Bunun üzerine Efendimiz sav. "Benim ashabım iyice acıkmadan yemek, Yedikleri zaman da tıka basa yemezler, daha iştahları varken sofradan kalkarlar." buyurunca Sasanili tabip "İşte sağlığın şartı budur!" der. *"Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra dört beş saat hiç bir şey yeme. Şifa hazımdadır. Yani kolayca hazmedeceğin miktarı ye. Nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal yemek üstüne yemek yemektir." İBNİ SİNA AVRUPADAKİ İHRİŞAMLI MASALAR Özellikle Avrupa-Osmanlı sofrası karşılaştırması bu bölümde dikkat çekici. Avrupa'da sofraların bir muhabbet, toplanma ve eğlence merasimi olarak görülmesi; her türlü israfın hat safhada olması ve ihtişamlı gösterişli sofralar yapılması. Sofrada uzun süre oturulması ve bundan dolayı da
Müslüman'ın DiyetiKemal Özer · Hayykitap · 2020856 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·464 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 16:12
Öncelikle Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan okuduğum ilk eserdi. Ve bence kitabın ilk ismi olan “alafranga”, çok uygun biri isimmiş. Gerçi Meftun da “şıpsevdi” adını gayet güzel taşıyor… Osmanlı’da tanzimat sonrası batılılaşmaya çalışma daha doğrusu, yanlış batılılaşma konusu hepimizin malumu. Hüseyin Rahmi de bu konuyu mizahi bir dille ele almış. Baş karakterimiz Meftun, Fransa’ya eğitim için gönderilmiş. Fakat hiç şaşmaz batının ilimini, bilimini, düşüncelerini öğrensin gelsin memlekete faydası dokunsun diye beklenilen Meftun, mirasyedi, sözde batılı; gösterişli kıyafetler, yüzeysel hareketlerle tam o dönemin yanlış batılılaşma konusuna örnek bir züppe olarak geri döner. Fransa’da okusun diye gönderilen paraları eğlencelerde, balolarda, en gözde mekanlarda gezerek harcamış ve nihayet ülkeye döndüğünde öğrendiklerini ailesine aktarmak gayretine düşmüştür. Özellikle yemek sofrasında kalabalık ailesine sofra adabı dersi verirken kahkahalarıma hakim olamadım. Tabii kitabın tamamı böyle kahkahalarla okunacak gibi değildi. Meftun’un batıyı şekilce bu kadar benimsemesine karşılık kardeşi Raci tam bir Doğu insanı olarak birçok kez abisini uyarır fakat sonuç alamaz. Bir de tabii Hacı Kasım efendi ve kızı Edibe var ki cimriliğe bir isim verilmemiş olsa bu adam yek başına bu kavramı karşılardı herhalde. Hacı amca zengin fakat varyemez. Paranın kokusunu alan Meftun türlü yalan dolan, hile hurda ile Edibe ile evlenir. Hacı amcanın oğlu Mahir ile de kız kardeşi. Bu kızın da hayatını kaydırır yani. Hatta Mahir’in de! Evdekiler yetmedi çünkü! Geleneksel tarzda yetişen bu kızlar (Meftun’un kız kardeşi Lebibe ile teyze kızı Rebia), hem geleneksel kültürün baskıları arasında sıkışmış hem de Batı’yı yanlış algılamanın yol açtığı ağır bedelleri ödemek zorunda kalmışlardır. Özellikle Rebia’nın yaşadıkları,
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,413 okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 76. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2025 00:00
Dikkat spoiler içerir. Atatürk'ten 2 yaş küçük olan ve Selanik'te komşusu olan Ankara'nın ilk şehri emini Asaf İlbay'ın gözünden güzel bir Atatürk portresi. Çocukluğunda çocukları güreştirmeye bayılan, bildiği konularda konuşmayı seven, ders verdiği bir kıza aşık olan ama sonrasında ayrılmak zorunda kalan Atatürk, subay olduğunda istibdat dönemine karşı beyanları yüzünden hapse atılır. Ama yine de yılmaz ve tayinini Selanik'e aldırır bir şekilde. Burada İttihat ve Terakki adına önemli işler yapar. Hatta Manastır bağımsızlık hareketine başlayınca Enver Bey'in yanına giderek onun başa geçmesini söyler ve kahraman olmasını sağlar. Almanların gönderdiği komutana o kadar iyi olsaydı ülkesini savunurdu diye karşı çıkar. Asaf İlbay çoğu zaman yanındadır. Cumhuriyet kurulunca Ankara'ya Kızılırmak'tan su getirme projesi yapar ama işlemez. Meclise girecekken vekil olarak, Ali Çetinkaya karşı çıkar ama özür dilemek zorunda kalır. Ankara'daki ilk Apartmanı Asaf İlbay yapar. Sonra şehremini, vekil ve daha pek çok görevde yer alır. Atatürk' ün Nuri Conker ile kavgaları, Akif Ersoy'un İslamcılığını sevmemesi, geleceğe yönelik başarılı tahminleri, Sofra adabı, Hatay için yaptıkları, Nebile ve Ülkü gibi evlatlıkları ve daha niceleri. Farklı bir Atatürk portresi görmek isteyenler için oldukça güzel bir kaynak.
Çocukluk Arkadaşım AtatürkAsaf İlbay · Kaynak Yayınları · 201414 okunma
Hayatın Her Alanında Sünnete Uymak
Puan vermedi·366 syf.··
2025 60. kitabı
Ali Özek (Allah kendisine rahmet etsin), pratik hayatta bize yardımcı olabilecek hadisi şerifleri derlemiştir ve öz bir şekilde şerh etmiştir bunları. Bu durum esere Riyazü's Salihin havası vermiştir. Teklif "Salih olmak ve bir arada yaşamak"tır. Bu ve benzeri hadis kitapları incelendiğinde Allah Resulü'nün (sav) hayatın tamamını kapsadığı ve hiç bir yerde bizi kendisinden mahrum bırakmadığını görüyoruz, elhamdülillah. Rabbim okuduklarımızı anlamayı ve onlarla amel etmeyi bize nasip etsin. Ancak Efendimizin (sav) peşinden gittiğimizde ferdiyle, toplumuyla mesut olabileceğiz. Tanım Ahlakın gayesi, insanın, kendine, yaratanına ve birlikte yaşadığı diğer canlılara karşı nasıl davranması gerektiğini bilmesi ve bu bilgileri gereği gibi tatbik etmesidir. Dindar olmadan ahlaklı olunabilir mi bahsi ... Dindar olmadan da ahlaklı olunabilir, görüşüne verilebilecek cevap şudur; ahlak maneviyattır. Yani inanca bağlı bir nitelik ve erdemdir. İnancı olmayanın ahlaklı olması mantıken mümkün değildir. Onun için iyi ahlak örnekleri; hep peygamberlerdir. Hadis Esed b. Veda karısının tutumundan memnun olmadığı için Resullah'a gelir; " Onu cezalandırayım mı?" diye sorar. Peygamber (sav) :" Affet" buyurur. Nihayet üçüncü sorusunda Peygamberimiz şöyle buyurur :" Şayet, cezalandıracaksan, suç miktarınca cezalandır yüzüne vurmaktan sakın! " Hadis "Cennette bir ev vardır. Adı sevinç evidir. Buraya ancak çocuklarını sevindirenler girer. " Öğrenci- hoca arasındaki ilişkiye dair güzel iki örnek: - Ebu Hanife der ki; kırk yıldır, hocamın evinin bulunduğu mahalle tarafına ayağımı uzatıp yatmadım. -İmam Şafii de: Hocam İmam Malik'in huzurunda iken,sesinden rahatsız olur endişesiyle, kitabın sayfalarını yavaş yavaş karıştırdım, der. Hadis "Üç şey kurtarıcıdır. Gizli ve açık her yerde Allah
Hadislerle Ahlâkî DavranışlarAli Özek · Hisar Yayınevi · 19871 okunma
İnceleme
10/10
·330 syf.··
2025 3. kitabı
·
59 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2025 21:43
Tasavvufta yemek kültürü ve İslâmî gastronomiye kapsamlı bir yaklaşım arayışı içinde olanlar hemen bu eseri okumalı. Derviş Lokması nelerden bahseder derseniz, Anadolu tekkelerinin hizmetleri, tekke mutfağı ve orada pişen yemekler, dönemin şairlerinin şiirlerine döktüğü yemekle ilgili unsurlar, Mevlevi ve Bektaşi geleneğinde sofra kültürü ve sofra adabına dair ince bilgiler yer alır. Aynı zamanda dönemin kültürel yapısı, etik davranışlardaki usul ve erkanları, adabı da görmüş oluyoruz. Eski inanış ve kültürler, gelenekler, dergâhlarda derviş olmanın aşamalarından ve dervişlerin çilehanelerinden bahseder. Osmanlı mutfağında pişirilen yemek ve tatlılar, sünnet ve düğün törenleri, yeniçerilerde kutsal sayılan kavram ve inanışlar akıcı ve kapsamlı olarak anlatılmış. Zengin bir araştırma ve çeşitli kaynaklardan elde edilmiş bilgiler ve ara ara renkli olarak basılmış görseller çok hoşuma gitti. (Birçok kitap ismi not aldım) Özellikle kitabın sonunda eski dönemde yapılan birtakım yemek ve tatlıların tarifi okuyucuya güzel bir jest niteliğinde. Yazara bu derin emeğinden ve bize kazandırdığı bilgilerden dolayı teşekkür ediyorum. Güldane Gündüzöz
Tasavvuf
Derviş LokmasıGüldane Gündüzöz · Ketebe Yayınları · 202317 okunma