Kendini sev yeter
Kimse kimseyi beğenmek zorunda değil. Cinsiyet fark etmiyor. Harika vasıflarınız, ahlakınız, donanımlarınız vs olabilir. Ya da çok güzel, pek derin, en ulvi sen seviyorsun belki ama bu yüzden kimse sana âşık olmak zorunda değil. Muhteşem bir insansın belki ama bu yüzden "o insan" da seni seçmek/seninle evlenmek zorunda değil. Ondan daha iyisin, daha güzelsin, daha zekisin ama bu yüzden onun yerine seçilmek zorunda değilsin. Çok hak ediyorsun... Ama bu yüzden istediğin ilgi, şöhret ve itibar sana verilmek zorunda değil. Evet Salieri kadar bilgili, özverili, hırslı ve hak etmek adına görece her şeye sahipsin ama bu yüzden Mozart'ı aşmak zorunda değilsin... En çok sen çalışıyorsun ama bu yüzden o görev/o pozisyon sana verilmek zorunda değil. Sağlıklı besleniyorsun, düzenli spor yapıyorsun ama hayat seni 90 yaşına kadar yaşatmak zorunda değil. Evet kabullenmek zor belki. Hazmı da kolay değil evet. Ama hayat bize borçlu değil. Hayat optik okuyucu gibi tamamen objektif ve adil bir puanlama mekanizması yok. Çünkü bazı şeyler nasiptir. Bazı şeyler sınavdır. Bazen insanın payına düşen budur. Bazen hikayemiz bu kadardır. Elinden gelen her şeyi yaptıktan sonra yaşamın bu sessiz, çetin, ironik, sırlar ve efsunla dolunu payına razı olmakta bilgeliklerin en büyüğü var. Hayatın kimseye borcu yok... Çünkü hayat bazen de böyledir. Evet, aynen öyle
Duygu ve Düşünce
Günün sonunda dünyanın hiçbir kıymeti olmadığını anlarsın, kıymetli olan kalplerimizde sessizce kalandır. Ne mal, ne mülk, ne şöhret... Sadece bir bakışın sıcaklığı, bir sözün güzelliği, bizi Allah için seven bir yüreğin imanı kalır geriye. ___ /Güven Taşdemir
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yeryüzünde nice bilinmeyenler vardır ki, gökyüzünde şöhret sahibidirler. Hz. Ömer (r.a)
1000Kitap
Şöhret, hak edenlerin sırtına ağır gelmez.
Nefisle Mücadele, Tevazu ve Hakiki Kurtuluş
İnsan hayatındaki en büyük mücadele, dış düşmanlarla değil; kendi nefsiyle verdiği mücadeledir. Çünkü nefis; kibri, gururu, hevâyı, dünya sevgisini ve kötülüğü insana süslü gösterir. Terbiye edilmediğinde insanı helâke sürükler; terbiye edildiğinde ise Allah Teâlâ’ya yaklaştırarak kurtuluşa erdirir. Bu yönüyle nefis terbiyesi, insanın kötülüklerden iyiliğe, gafletten şuura doğru çıktığı bitmek bilmeyen bir manevi hicret yolculuğudur. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurur: “Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kirleten ise ziyana uğramıştır.” (Şems, 9-10) Bir başka ayet-i kerimede ise nefsin bu amansız yönüne şöyle dikkat çekilir: “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, Rabbimin merhamet ettiği hariç, kötülüğü emreder.” (Yusuf, 53) Bu yüzden Mü’min, nefsine asla güvenmez; onu her an adeta bir elekten geçirir gibi hesaba çeker ve durmaksızın terbiye etmeye çalışır. Kibir: Şeytanın İlk Günahı Kibrin ve “benlik” davasının tarihteki en büyük ve en ibretlik örneği şeytandır. Allah Teâlâ, Âdem Aleyhisselâm’a secde edilmesini emredince şeytan gururuna yenik düşerek şöyle dedi: “Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten, onu çamurdan yarattın.” (A‘râf, 12) Şeytanın asıl problemi ateş ve çamur değil, kendisini üstün görme yanılgısıydı. Kendini kıyasladı, kibirlendi ve neticede Allah’ın rahmetinden ebediyen uzaklaştı. Bu yüzden insan; ilmiyle, makamıyla, malıyla, ibadetiyle, soyu ve güzelliğiyle asla kibirlenmemelidir. Nitekim ecdadımız bu hakikati ne güzel dile getirmiştir: “Kibirlenme padişahım! Senden büyük Allah var!” Nasıl ki olgunlaşan bir meyve tatlandıkça ve ağırlaştıkça ağırlığından dolayı başını aşağıya eğerse; gerçek bir Mü’min de ilmi, yaşı, tecrübesi ve manevi olgunluğu arttıkça o nispette mütevazı olur, kibirden uzaklaşır. Nitekim Hazret-i Muhammed
Hayat ve İnsan
Mal mülk, şan şöhret, dış görünüş, güzelik, soylu soplu vs vs gibi şeyler hepsi geçiçidir, ama takvâ, haya, ahlak sabahibi olması onu üzmek yerine alır başına taç yapar çünkü Nebi salallahu aleyhi ve selam'in ayak izlerini silmez bilhassa takip eder. Bir Adam Ömer'e (r.a) sorar: Ya Ömer (r.a) Kizımı isteyen çok kime vereyim? Ömer (r.a) Şöyle der: ALLAH'tan korkana ver. Anlaşabilirlerse çok iyi geçinirler. Anlaşamazlarsa da ALLAK'tan korktuğu için kızına asla zulmetmez @tevhid_yolcusuuu
Hayata Dair