Kız kardeşi ve sevgilisini; kendisinin ve Ruth'un sınıfından olan insanların o küçük hayatlarını yine küçük unsurlara göre devam ettirdiklerini; birey olamadan ve esiri oldukları bazı toy kaideler yüzünden hayatı gerektiği gibi yaşayamadıklarını gördü. Bu insancıklar her zaman birbirlerine sokuluyor, hayatlarını birbirlerinin düşünceleriyle şekillendiriyorlardı. Bu sürü halindeki aptallara acıyla güldü.
Sonuçta iyilik avutur ama sorgulamaz:
'Yoksullara yiyecek verdiğimde bana aziz diyorlar, ' diyordu Brezilyalı piskopos Helder Cámara, 'neden yiyecekleri olmadığını sorduğumda ise bana komünist diyorlar.'