Herkes kendisi için bir derstir. İnsan kendini yakından görmesini bilmeli. Benim yaptığım, bildiklerimi söylemek değil, kendimi öğrenmektir; başkasına değil kendime ders veriyorum. Ama bunu yaparken, başkalarına da anlatmakla kötü bir iş yapmıyorum.
Kınından çıkınca belki de beş para vermezsiniz kılıca. İnsanı kendi değeriyle ölçmeli, dış görünüşüyle değil. Eskilerden birinin çok hoş bir sözü var: “Bilir misiniz niçin büyük görünür o insan bize? Topukları yüksek de ondan.” İnsanın boyunu ayakkabılarını çıkarıp ölçmeli.
Doğruluğun sınırları dışında olan iki tutku vardır; öfke ve kin. Bu tutkular sadece işlerine akıllarıyla bağlanmayan insanların işine yarar. Doğru ve temiz işler hep ölçülü ve ağırbaşlıdır. Ölçü olmayan yerde kavga, gürültü ve adaletsizlik vardır.
Aşıklar yalnız gözleriyle neler söylerler birbirlerine... Bozuşur, barışır, yalvarır, anlaşırlar. Sadece birbirlerinin gözlerine bakmaları yeterlidir. Aslında iki insanın gözleriyle anlaşmaları için sadece aşık olmaları da gerekmez; anlayarak, anlamak isteyerek bakmaları yeterlidir birbirlerine.