Düet yapıyoruz sanmıştım ama meğer solo atıyormuşum.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
"Yas tutmak solo bir performans değildir.Bu bir senfonidir..Her kayıp kendi kısmını çalar.."
Sayfa 29 - Dr Katie Cody·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Başından beri en dipte olduğumdan.. hep en tepeyi arzuladım. Zayıf olmanın ıstırabını herkesden daha iyi biliyorum.”
Nazife Şişman
Bir kadının ya da erkeğin yeni bir kimlik doğurması için bağımsız olması gerektiği ve yeni bir başlangıç için öncelik olarak boşanması gerektiğine dair bir etkileşimden söz etmek mümkün sanırım. Önümüze konan böylesi çok fazla başarı hikayesi güzellemesi var. Diğer yandan, ‘solo annelik’ ve ‘solo babalık’ gibi kavramlar da türedi. Bütün bunlar tevafuk mu sizce? Değilse, sizin bir teoriniz var mı? Her şeyin modası olur da “ bilimsel/psikolojik” görüşlerin olmaz mı? Çok ilginçtir, benim çocukluğumda yeşilçam filmlerinde çocuğu olduğu için evliliklerine tahammül eden ana kahramanlar, olumlu tipler olarak çizilirdi. Sadece popüler kültür ve ona kaynaklık eden geleneksel görüşler değil, bilimsel yaklaşım da çocuk için en kötü evlilik ilişkisinin bile boşanmış ebeveynler sahip olmaktan daha iyi olduğu fikrine yaslanırdı. Son yıllarda kadınların bireysel kimliklerine yapılan vurgu kötü evlilikleri sürdürmeme üzerinde odaklanıyorsa da anne babanın bir aradalığının çocuk için iyi olduğunu ortaya koyan pedagojik yaklaşımlar da var tedavülde. … ama şu bir gerçek, anne babalar çocuk dünyaya getirirken bireyselliklerinden ne derece vazgeçmeleri gerektiğine dair bilinçten ve tahammül düzeyinden gittikçe uzaklaşıyorlar.
Düet yapıyoruz sanmıştım ama meğer solo atıyormuşum.
Şiirde yeniliği, dilden öteki alanlarda aramayı zor anlarım. Yeni öz, deyiş, biçim dediğimiz, bir özellik gibi de gördüğümüz nitelikler, ilkeler, öğeler hep gelip dile dayanıyor. Cemal Süreya, "Yeni şiir kelimeye geldi dayandı"* diyor. Bu, yeni şiir bir ağızdan (koro) söylenen bir şarkı olmaktan çıktı, solo'luğunu kazandı demek Bunun bir adı da, şiirin kişiliğini kazanması, yeni bir dil edinmesi derµ.ek. Ya da, ben bundan bunu anlamak istiyorum. Divan şiiri ile (Aslında bir divan şiirimiz var, bir şey değil ama, divan ozanları. bir onlar şiiri uğraş edinmişe benziyorlar.) Ahmet Haşim, bir bakıma da Bay Yahya Kemal Beyatlı'yı bir yana bırakm­asak, bir şiir dilimiz olmadı. Gerçi, Ahmet Haşim, Bay Yahya Kemal Beyatlı bir şiir dilinden çok, bir ses getirmişlerdir, onları böyle anmak belki daha doğru olur sanırım. Ayrı bir konu.
Sayfa 125 - YKY yayınları2019
Deneme, İnceleme, Edebiyat