Unutmamak gerekir ki Allah’ın dediğinin olduğu bir dünyada yaşıyor ve her saniye ölen bebeklere tanıklık ediyoruz . Üzerinde düşünülmesi gereken iki soru var: birincisi: günümüz dünyası kimin eseridir? İnsanın mı, tanrının mı? İkincisi : insanın mutsuzluğu, kutsal bir gereklilik midir? Yanıtlarını düşünmeye cesaret etmek, insanın kendine doğru atacağı ilk adım olacaktır. 
İnsanlığın binbir çabayla 2000 yılda yarattığı asgari ahlak, 50 yılda televizyon tarafından çiğnenmiş ve on yılda da internet tarafından yutulmuştu. Dokuz yaşındaki kızların babalarıyla seviştiği uzun metrajlı filmleri yanlışlıkla bir kez görenler gözlerini ekrandan bir daha ayıramıyordu . 
Oysa nesillerin arası, derin kesiklerle açılmalı, her birinin hüküm sürdüğü çağdan sonra dev baltalar genetik halatları kesmeliydi. Genetik ve kültürel mirasın insana acıdan başka bir şey vermesine olanak yoktu