9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 05:48
Öncelikle kitabın son derece akıcı olduğunu söylemeliyim. Daha ilk sayfalardan itibaren beni içine çekti ve sürekli merak duygusunu canlı tuttu. Her bölümün ardından bir sonraki sayfaya geçmek istedim; hikâyenin sonunda neyle karşılaşacağımı büyük bir heyecanla bekledim. Açıkçası finalin bu şekilde olacağını hiç ama hiç tahmin etmemiştim. Bayan Ming karakteri ise kitabın en sevdiğim yönlerinden biriydi. Bilgeliği, olaylara yaklaşımı ve anlattığı hikâyelerle okura yalnızca bir hikâye sunmuyor, aynı zamanda hayat üzerine düşündüren pek çok öğüt veriyor. Kitap boyunca karşıma çıkan sözler ve dersler zaman zaman durup düşünmeme neden oldu. Éric-Emmanuel Schmitt, sade ama etkileyici bir anlatımla yalnızlık, hayaller, umut ve insanın kendine kurduğu dünyalar üzerine dokunaklı bir hikâye ortaya koymuş. Kısa olmasına rağmen okuduktan sonra zihinde iz bırakan, üzerinde düşünmeye devam ettiğim bir kitap oldu. Hem sürükleyici bir hikâye okumak hem de satır aralarında güzel hayat dersleri bulmak isteyenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Duygu ve Düşünce
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 05:39
OKUDUM - BİTTİ! Kitap Adı: ANGOSTA Yazar Adı: HÉCTOR ABAD FACIOLINCE Türkçe'ye Çeviren: BANU KARAKAŞ Sayfa Sayısı: 402 Kitap Puanım: 10 / 10 Kitap İncelemem: Bazı kitaplar vardır, biterler ama bitmezler. Angosta öyle bir kitap. Son sayfayı kapadım, kapağa baktım — o küçük siluetlere, binaların üzerinde duran o yalnız insanlara. Kitabı açmadan önce onlara bakmıştım. Şimdi farklı görünüyorlar. Çünkü artık onların kim olduğunu biliyorum. Nereye baktıklarını biliyorum. Ve neden bir yere gidemediklerini biliyorum. Faciolince adı olmayan bir şehir kurmuş. Angosta. "Dar" demek İspanyolca'da. Ve bu şehirde yaşamak için ya doğru tarafta doğmuş olman gerekiyor ya da hiç doğmaman. Üç bölge var: Tierra Fría, Tierra Templada, Tierra Caliente. Soğuk topraklar zenginlerin, ılık topraklar orta sınıfın, sıcak topraklar ise… ölümlerin. Bu bir distopya mı? Evet. Ama öyle bir distopya ki gerçekten daha gerçek hissettiriyor. Kafkaesk mi? Biraz. Politik mi? Derinden. Ama hepsinin ötesinde — insani. Acı verici derecede insani. Kitabın ortasında bir yerde durdum ve "bu Türkiye'yi mi anlatıyor?" diye düşündüm. Sonra "hayır, Kolombiya'yı" dedim. Sonra "hayır, hepsini" dedim. İşte o an anladım bu romanın neden yazıldığını. Faciolince burada sadece bir şehir eleştirisi yapmıyor. Sınıf, ırk, şiddet, aşk, sürgün, vicdan — hepsini tek bir bedende topluyor. Ve o beden bir şehir. Nefes alan, öldüren, seven, dışlayan bir şehir. Banu Karakaş'ın çevirisi de ayrı bir emek. Türkçe'ye o ağırlık ve ritim korunarak geçmiş — nadir bir şey bu.
1000Kitap
AngostaHéctor Abad Faciolince · Livera Yayınevi · 202129 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·500 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 05:05
Ah serinin 10. Kitabı Daniyle başladı öyle de bitti yazar kitabın sonunda anlamsızca diğer kitaplara ait olan ama yayınlamadığı kesitleri kitabın sonuna koymuş bence çok saçma olmuş her neyse. Dani'nin daha doğrusu tüm kitaplarda bu var mac'ın uzun uzun sayfalarca iç seslerini okumak aşırı sıkıcı bir olaya girerken 50 100 sayfa iç seslerini okuyoruz sonra 2 sayfa olay oluyor tekrar iç seslerini oluyorum bu yönden aşırı sıkıcı geliyor bana. Bu kitapta da Dani'nin iç sesini sayfalarca okuduk. Kitap sonuna doğru saçma sapan bir şekilde "yapıyorum ediyorum gidiyorum" şeklinde çeviri atılmış. Galiba sonlara doğru çeviriyi çevirmenin kuzeni falan devralmış aşırı sinir bozucuydu gerçekten. Kitap genel anlamda sıkıcıydı dediğim gibi iç ses uzun uzun anlatımlar 1 2 olay dışında heyecanlı birşeyler olmadı bomboşdu yani shaz konusunu sevdim sırf o yüzden puanım yukarda bu olay dışında 4 veya 5likti. Dani'nin büyümüş hali gerçekten hoştu eski ergen tavırları yoktu baya olgunlaşmış sevdim yani. Şimdi sıkıcı Macın son maceralarını da okuyup nihayet seriye veda edeceğim çok şükür.
Yüksek GerilimKaren Marie Moning · Artemis Yayınları · 2019104 okunma
Puan vermedi·864 syf.··
2026 41. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 04:06
Albastı Gecesi kitap incelemesi. Bu kitap bana bir kez daha gösterdi ki; bizim mitolojimiz doğru anlatıldığında hiçbir yabancı evrene ihtiyaç duymaz. Türk mitolojisinin karanlık yüzünden çıkan Albastı, kamlar, kut anlayışı, Kök Dağ ve gök yeleli kurt gibi unsurlar; hikâyenin içinde son derece doğal bir şekilde yer buluyor. Bu yüzden okurken yalnızca bir korku-fantastik roman okumuyorsunuz. Aynı zamanda Türklerin kadim inanç dünyasına da kısa bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Okurken yabancı bir fantastik evrende değil, kendi kültürümüzün hafızasında dolaşıyormuş gibi hissettim. Özellikle Albastı’nın yalnızca bir yaratık değil; bereketi kurutan, doğumu tehdit eden ve umuda musallat olan bir karanlık olarak işlenmesi oldukça etkileyiciydi. Türk mitolojisine ilgi duyuyorsanız Albastı Gecesi’ne kesinlikle göz atabilirsiniz. Türk mitolojisini sevenler ve yerli fantastik eserler okumak isteyenler için güzel bir başlangıç olabilir. Bu kitapla birlikte başlayan “Uğursuz Rivayetler” serisinin diğer eserlerini de merak etmeye başladım.
Uğursuz Rivayetler (10 Kitap Takım)Kolektif · Ötüken Neşriyat · 20262 okunma
Okumak ya da okumamak işte bütün mesele bu
Puan vermedi·176 syf.··
2026 63. kitabı
Okul zili çalmak üzere. Herkes sırasında nefesini tutmuş son zilin çalmasını bekliyor. Zil çaldığında her biri bir teğmene,üsteğmene, general'e ya da hiç yoktan ere dönüşecek. Onlara ait olan; bir tahta, bir duvar arasına sıkışmış koskoca imparatorluklarını yani arsalarını korumakla görevli olacak olmanın heyecanı var üzerlerinde... Yetişkinlerin bir türlü dahil olamadıkları kendilerinden pek uzak hayatları ve küçüklerin dahil olmak istemedikleri kendilerinden uzak tutmaya çalıştığı çocukluklarından sıyrılıp yeni bir dünya kurdukları yer tam da onlarcasının ayaklarıyla çiğnediği bu arsa. Hareketlerinde hala korku var, çekince, endişe ve kargaşa ama yine de her şeye rağmen onlar pal sokağı çocukları. Kendilerinin olan bu arsayı kimseye kaptıracak değiller. Son güçlerini ve cesaretlerini de toplayarak korkusuz olduklarını herkese göstermek gayesindeler. En başta kendilerine... Hayat onları kenar mahallelere, pek de zengin olmayan muhitlere tükürmüş, zenginlerin gözleri önünden işte bu mahalleye süpürmüş ve talih onları yaşamları boyunca ıskalamışken son kalelerini canları pahasına savunacak ve savunacaklar... Tiyatro bu ya ne gerekirse onu yapmalılar... Okuyacaklar için şimdiden keyifli okumalar dilerim. (Ufak dipnotum cekete zehir sürülerek sahibine teslim edildiğini ümit ederek yazımı sonlandırmak istiyorum. Neden olmasın?Let them eat rich.)
Pál Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202536,2bin okunma
7/10
·115 syf.··
2026 332. kitabı
Venedik Taciri… bölüm ve bölüm çök düşündürdü. İlk bakışta bir dostluk, borç ve mahkeme hikâyesi gibi görünse de güven, sadakat ve tabii daha çokça karışık duygular var. satırların altında insan doğasına dair oldukça karmaşık duygular var. Ki bence en önemli noktası sevgiyi farklı duygularla anlatmak. Bence günümüzde de ihtiyacımız olan bir mesele sevgi… - Ah Shylock Ah… kötü bir karaktermiş gibi duran ama yaşadığı onca dışlanmışlığa nazaran kitapta etkili bir karakter. - En son kısımda ise, bir mahkeme sahnesi var ve asıl en çarpıcı bölüm burası ve kitabın ana teması. Adalet ive merhametin karşı karşıya gelişi… insanın vicdanıyla mı yoksa sadece sunulam yasalarla mı hayatını idame ettiriyor? ve bu soru bence kitabı da karakterleri de yansıtan bir soru… - Herkese keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
Venedik TaciriWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202214,7bin okunma