"Mayıs'ın son günlerinde duyduğum bir cümle, bütün dengeleri altüst etti. Gün sayarak beklediğim günler geride kaldı; yerlerine umudun bile uğramadığı günler geldi."
Okuldan gidiyorum diye öğrencim hedâye getirmiş..
Son hafta gelmeyeceğim, köye gideceğim hocam, dedi. Karne günü beni göremezmiş. Bunları size vermek istedim, dedi. İki gözümün haydutu. 🥲 İçine de “Ali İmran’dan Bilal hocama” diye yazmış. (Hocamın h’sini büyük yazmamış ama olsun. Zaten büyük harflerin kullanımını ben öğretmedim. 5. sınıftaki Türkçe öğretmeninin suçu. Beni bağlamaz.) Artık kesin gitmem lazım okuldan. Hediye de aldık. Sonuçlar açıklanmalı derhal. Milli eğitime seslenmiyorum tabi.. Devlet memurlarının toplumsal alanlarda ortalığa seslenmesi yasak diye biliyorum. Başımıza iş almayalım şimdi.. Duygulandık durup dururken.. Tam meslekten bezicez, böyle apır sapır duygusal hareketler yapıyor çocuklar, yine bağlanıyoruz.. Hayır kız öğrenci de değil.. Erkek severse içten sever. İçerden sever.. Mecburuz artık gitmeye.. Sevildik bir kere.. “Erkek sevildi mi mecburdur gitmeye.” Derinmiş gibi görünen bomboş bir laf etmek istedim. Onu da yaptım. Allah da beni bildiği gibi yapsın. Allah’a emanet olun. 🙋🏻‍♂️
Reklam
Vuslat Kapısı: Emaneti Sahibine İmanla Teslim Etmek Bu dünyaya bir kez geldik ve bu dünyadan bir kez gideceğiz. Madem ki dönüşümüz yalnızca O Ebedî Sevgili'yedir, o hâlde bu gidiş neden ruhun en güzel hicreti olmasın? O nihai kapıyı çalışımız, neden ebedî aşkın sahibine, Allah ﷻ için olmasın? Madem ki son nefes bir kereliğine verilecek, o nefes her zerresiyle O’nun rızası uğruna feda edilsin. Madem ki bu beden, bu ruh bize mukaddes bir emanet; o hâlde bu can, emanetin hakiki sahibine lekesiz, günahtan arınmış ve en temiz hâliyle teslim edilsin. Ölüm, karanlık bir son ya da korkulacak bir ayrılık değil; Maşuk’a, ebedî Sevgili’ye açılan bir vuslat kapısı olsun. Ölüm.. Öyle bir gidiş olsun ki bu; her günü sabırla dokunan bir hazırlık, her anı gözyaşıyla süslenen bir dua ve nihayetinde özlemle beklenen mukaddes bir kavuşma olsun. Ardımızda bıraktığımız heybede hesabı verilebilir bir ömür, huzura vardığımızda ise yüzü ak bir duruş kalsın. Zira biliriz ki, tohum neyse hasat da odur. Güzel yaşamış olalım ki, güzel ölelim. Güzel ölelim ki, en güzel günün sabahında, O'nun nuruyla güzel dirilelim. ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap
Tam olarak en son neredeydin?

Lion

@greensea1
·
Bul beni, kaybolmuşum...'
Alıntı
Ben kapattım o konuyu, Son kez öptüm fotoğrafını. Çok savaştım ama sonu yok, İçime gömdüm anılarımı.
Müzik
Bir adamın son kalesi zihnidir. Eğer o ayakta duruyorsa, hiçbir şey gerçekten düşmemiştir.”
Reklam
Reklam