Aşıklı
Binlerce yıl öncesine ait ilk beyin ameliyatı ve ilk otopsi, burada, bir kadına başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Birey bir süre yaşamıştır. Bu, tıp tarihi açısından son derece önemlidir. Genellikle delilik, cinnet, kötü ruhlardan koruma, baş ağrısı, baş dönmesi, çıldırma ve Sara hastalığı gibi durumlarda hastaya “trepanasyon” uygulanır. Bu ilginç cerrahi müdahale, ilk kez Aşıklı da ve bilinçli olarak yapılmıştır. Aşıklı höyük insan topluluklarının, karma besin ekonomisinde ilk adımları attıkları, avcılığın yanında buğday, arpa, mercimek gibi bitkilerin üretimi ve büyük olasılıkla koyun ve keçinin ön-evcilleştirme aşamasında oldukları anlaşılmaktadır. Buzul çağının sona ermesinin ardından, yeni iklim koşullarının etkilediği ortamda, henüz bitki ve hayvanların evcilleştirilmediği evrede, Avcı-göçebe yaşamı terk ederek, önceden planlanmış bir yerleşim düzeni yaratan, örgütlenmiş bir toplum düzenini “ ilk yerleşik köy kültürü” nü gerçekleştiren; Çanak-Çömlek yapımını bilmedikleri halde ilk beyin ameliyatını yapan bu insanların kurdukları yerleşim düzeni, işleviyle, ufak bir köy yerleşmesinden çok kentsel bir görünüm sunmaktadır.
Sayfa 46·Kitabı okuyor
Bak bugün, benim son günüm; son olmasa bile, son günüme yakın bir gün.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Babamın Canfeda Konağı'nı Terk Edişi
Babamın gizlice gidişini konaktan bir tek ben gördüm. Veda niyetine kafasını çevirip konağa bakmasını dinledim. Yüzünü son bir kez görebilmeyi hayal ediyordum. Babam arkasına hiç bakmadan yokuşu indi ve gözden kayboldu. Bir tereddüt anına, küçük bir bocalamaya, ayaklarını yavaşlatan bir kararsızlığa, yolda durmasına, dönüp dönüp arkasına bakmasına, terk edilmenin küçük bir tesellisi olarak tutunabilirdim. Bir çift hüzünlü göze. Belli belirsiz titreyen bir dudağa. Yakıcı bir iç çekmeye. Son bir sevgi alâmeti görmek isterdim. Bizi gerçekten sevdiğini hissettiren bir alâmet. Kocaman bir hayal kırıklığına yuvarlanmıştım; demek ki dönüp bakmaya değmeyecek kadar değersizdik onun gözünde.
Sayfa 43 - Doğan yayınları·Kitabı okudu
Canfeda Konağı
Fotoğraf biriktiren, fotoğrafların arkasına inci gibi özenli el yazılarıyla isimler, mekânlar, tarihler yazan son kadınlardı. Erken ölmekten de ölüme geç kalmaktan da korkuyorlardı; hayattan bekledikleri son şefkat, zamanı geldiğinde, huzurlu bir vedaya izin vermesiydi
Sayfa 33 - Doğan yayınları·Kitabı okudu
​"Bu savaşı kazanmak için teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak zorunda değiliz; teknolojinin bizim üzerimizdeki mutlak egemenliğine son vermek zorundayız. Cihazların bizi değil, bizim cihazları yönettiğimiz bir ilişki biçimi kurmalıyız."
Tadı Kaçık Zindanlar
özgürlük kadar ölümü de düşündüm. ama sanıldığı gibi bir dinlenme, bir susma değil. daha çok yarım ya da noktasız bırakılmış bir cümle gibi anne. . ölmek dedikleri şey, bir anda olmuyor, insan parça parça gidiyor. biraz umut gidiyor önce sonra bir ses sonra bir yüz en sonunda isim geride sararmış bir resim kalıyor. . biliyor musun? ben ölümden korkmuyorum anne. korktuğum şey. bir gün haksızlıklara alışmak. bir gün kelepçeleri bileğimin parçası sanmak.