Bölüm: Peygamberler Göndermek Akıl herhangi bir işi kendi başına biliyor, başka bir işi ise tek başına bilmiyorsa o zaman bağımsız bir şeyin aklı bilmediğine ulaştırması gerekir. Dolayısıyla peygamberlerin gönderilmesi imkânsız değildir ve onlar yaratılmışlar içinde gaye ve yolları en iyi bilen kimselerdir. Bölüm: Bizzat Bir Peygamberin Peygamberliğini İspat Bir yalancının dürüstün getirdiği şeyi getirmesi mümkün olsaydı, hiç kuşkusuz hakikatler değişirdi ve kudret acizliğe dönüşürdü. Ayrıca böyle bir durumda yalan, izzet mertebesine dayanmış olurdu. Bunlar Bir ve İlk'in bütün yön ve anlamlarda ikinciyi ispat etmesi itibarıyla imkânsız, son derece anlamsız şeylerdir.
Sayfa 102
Din-Felsefe
Toplum ... Ya da onu çekip çeviren azınlık ... başkaları için... Öyle her şeyin basit olmasına izin vermiyor ... Tuhaf, ama ona kendi düşüncelerini hangi düzeyde benimsetebiliyorsun... Yaşamı karmaşıklaştırdı... ve... olumsuz olan her şey için bir haklılık payı buluyor ...
Sayfa 22·Kitabı okuyor
Reklam
Hayalet:Doktorun kapısını çalacak mısın? Bu defa derin bir nefes vererek yanıt yazdım. Nazlı:Bu şekilde bir yere varamayacaksın. Bu saçmalığı kimin yaptığını bilmiyordum ama ne merak ediyordum ne de peşine düşecektim.Her kimse,benden istediği bariz şekilde buydu ve istediğini ona vermeyecektim;zaten ne önemi vardı,bana ne yapabilirdi,bana hiç kimse bir şey yapamazdı. Hayalet:Arkadaşlarının sana nasıl verebildiklerini görüyor musun?Seninle birlikte bunu izlemeye devam edeceğim. Nazlı:Yanılıyorsun. Hayalet:Sen yanılıyorsun.Yıllar sonra ilk defa,itinayla ördüğün kalenin duvarları çatlıyor. Nazlı:Hayır. Hayalet:Sana değer vermiyorlar ama sen onlara değer verdin,değil mi? Nazlı:Öyle bir şey olmadı! Hayalet:Canını yaktıkları zaman ben de oradaydım.Görmezden gelmek beni görünmez yapmıyor. Nazlı:Orada değildin.Olanları bilmiyorsun.Onlarla birlikte ben yaşadım. Hayalet:Ve her defasında yaptıklarına sessiz kaldın;seni,büyüttüğün,onun büyüttüğü o kızı ezip geçmelerine izin verdin. Nazlı:Onun hakkında hiçbir şey bilmiyorsun! Hayalet:Gitmesini istemeseydin hala güvende olurdun.Bunu biliyorum. Nazlı:Gitmesi gerekiyordu,bunu neden anlamıyorsun.Senin de buna bir son vermen gerekiyor. Hayalet:Yalnızlığı,sandığın kadar iyi idare edemedin!İtiraf et artık,canını yakmalarına izin verdin. Nazlı:Ben sadece o kapıyı araladım,içeri girmelerine izin vermedim.Canımı yakmadılar,canımı yakabileceklerini gördüğüm an durdum! Hayalet:Durmadın,durmuyorsun!Hala devam ediyorsun.Hala onların yanındasın.Korkuyorsun! Nazlı:Bu korku değil.Ben mecburum. Hayalet:Ne zamandan beri birilerinin varlığına mecbursun? Nazlı:Tek başıma olmaktan yorulduğumdan beri,tek başıma savaşmak kayıptan başka bir şey vermedi. Hayalet:Onlarla da kazanamayacaksın. Nazlı:Ama onlar da kazanamayacak. Hayalet:Açık verdin.Kapıyı
Sayfa 228 - Nazlı ve hayalet..·Kitabı okudu
"Biliyor musun?" diye atıldı. "Hayat harika bir şey ... Yeter ki yaşamamıza izin versinler ... "
Sayfa 22·Kitabı okuyor
"Ancak o zaman anladım, gurur en son âna kadar insana eşlik eden bir duyguydu belli ki; çünkü bu belirsizlik beni ne kadar boğsa da beni götürene ya da götürenlere tek bir soru, tek bir rica, tek bir sözcük, tek bir bakış bile yöneltmedim."
Sayfa 163·Kitabı okuyor
"Eğer her şeyin yoluna gireceğine inanırsak her şey yoluna girer. Bu sıkıntılı zamanların güzellikle son bulduğunu hayal et. Bak göreceksin, bu sayfayı tarihin tozlu sayfalarına gömeceğiz."
Reklam
Reklam