5/10
·376 syf.··
2026 61. kitabı
Hadi dedim gizem, gerilim, polisiye de yeni yazarlara yöneleyim de ufkumu açayım aman açmaz olaydım da ufuksuz kalaydım.:)) İlk olarak; Kitap çoklu anlatıma sahip ve kimden kime geçiş yaptığı ayrıştırılmamış. Bir Evie okuyoruz, bir Cleo, arada bir avukat sonra hop bir bakmışsın seriye adını vermiş ama dedektiflikten çok aşk karmaşasına düşmüş Stephanie. İkinci olaraktan; Bu ne beceriksiz, ne saçma, ne acemice bir cinayet soruşturması ve mahkeme süreciydi öyle. Markı tanıyan, adamın karakterine şahitlik edecek yada analiz edecek kimse yok mu? Çifti bir arada gören ilişkilerinin dinamiğine şahitlik edecek kimse yok mu? Katilin ve maktulun geçmişindeki şüpheli olayları, kişileri ve çocukluklarını araştırıp kanıt elde edecek kimse yok mu? Kimse yok mu söyleyin yani yok mu??:)) Neyse delirmeden devam ediyorum. sakinim, sakiniz, sakin,…. Seriye adını veren dedektif, katilin kocasına şans eseri kafede denk geliyor, ordan araştırıp adamı buluyor, konuşturuyor da bir iki delil buluyor falan, böyle saçmalık mı olur ya. İngiliz polisiyelerinde yetersiz ve keskin zekasız soruşturmalara aşinayım ama bu kadarı da fazlaydı bence. Bir üçüncüsü; Dedektif Stephanie nin kitaptaki hiçbir olayda baskınlığının, etkisinin ve yaptırımımın olmaması olamaması, sadece eski sevgilisi ve iş arkadaşı olan Gus la saçma aşk ilişkilerinin detaylarını okumamız. Bir döndücüsü; (söz bu son anlaşılan o ki çok içimde biriktirmişim,devam edersem ardı arkası kesilmeyecek) Kitabın nerdeyse başından beri belli olan gizemi, gereksiz ve germeyen gerilimi, hiçbirşeyi çözemeyen, başarısız olan polisiyesi ve saçma bir şekilde kötünün amacına ulaştığı ama yine de mutlu olandığının söylediği hatta belki bından da yırtarım belli mi olur dediği bir son. Te Allahım ya sabır ki ne sabır,… Yazarı ilk kez okudum ve bir
1000Kitap
İşte Böyle BaşlıyorRachel Abbott · The Kitap · 0278 okunma
10/10
·192 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 18:24
Kendini Tüketmeden Yaşa, Beyhan Budak'ın son çıkan kitabı ve bence en rahat okunan kitabı. Her bölüm 2 ya da 3 sayfa olunca ister istemez daha kolay okunuyor. İçerisinde çok değerli konular var. Beyhan Budak'ın yıllar içerisinde kendi deneyimlerinden edindiği tespitleri okuyoruz aslında bu kitapta. Ben okurken çok keyif aldım. Ara ara dönüp altını çizdiğim satırlara bakacağım.
Kendini Tüketmeden YaşaBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202612 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2026 138. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 10:03
Merhaba sevgili kitap dostlarım, Bugün sizlere geçmişten günümüze uzanan, tarihi atmosferiyle beni etkileyen ve kadın olmanın gücünü iliklerime kadar hissettiren bir kitaptan bahsedeceğim. Hikâye, 1877 yılında İstanbul'da başlıyor. Dürüst ve çalışkan bir devlet memuru olan Müştak Bey'in Antakya'ya atanmasıyla ailesinin hayatı tamamen değişiyor. Yeni bir şehir, yeni insanlar ve yeni başlangıçlar derken Müberra'nın yolu Reyhanlı aşiretinden Salih Ağa ile kesişiyor. Kısa sürede filizlenen bu aşk, evlilikle taçlanıyor ve ikili kendilerine sıcacık bir yuva kuruyor. Ancak hayat onlar için her zaman mutluluk getirmiyor. İlk çocukları Firkat'ın kaybı, Müberra ve Salih'in hayatında derin yaralar açıyor. Yaşadıkları acıya rağmen birbirlerine tutunmayı başarıyor ve ikinci çocukları İrtah'ın dünyaya gelişiyle yeniden umut buluyorlar. Kitabın asıl dikkat çekici kısmı ise İrtah'ın hikâyesiyle başlıyor. Yaşıtlarından farklı düşünen, cesur, zeki ve güçlü bir karakter olan İrtah; toplumun kalıplarına sığmayan yapısıyla yalnızlığa itilse de pes etmiyor. Özellikle babası Salih Ağa ile olan bağı ve kartal eğitimi sahneleri kitabın en etkileyici bölümlerindendi. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerindeki siyasi karışıklıklar, eşkıya baskınları ve değişen düzen karakterlerin hayatını derinden etkiliyor. Bir yandan tarihi olaylara tanıklık ederken diğer yandan güçlü kadın karakterlerin ayakta kalma mücadelesini okuyoruz. Bu kitapta en sevdiğim şey; tarihî olayların kuru bir anlatımla değil, karakterlerin yaşamları üzerinden aktarılması oldu. Müberra'nın fedakârlığı, İrtah'ın gücü ve Salih Ağa'nın ailesine olan bağlılığı hikâyeyi unutulmaz kılıyor. Tarihî kurgu, aile bağları, aşk, kayıp ve güçlü kadın karakterler okumayı seviyorsanız bu kitaba mutlaka şans vermelisiniz. Siz bu kitabı
Kartallı Kadın 1Nida Ömeroğlu · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20261 okunma
Zorbamla birlik olup ona nasıl ihanet ettim
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 01:39
Merhabalarrr bugün Zalim Prens'in incelemesiyle karşınızdayım. Öncelikle kısaca konusundan bahsetmek istiyorum. Jude, ikizi Taryn ve peri olan ablaları Vivi insan diyarında yaşayan çocuklar. Bir gün evlerine Madoc adında bir peri geliyor. Bu peri annelerinin eski sevgilisi ve Vivi'nin de babası. Annelerinin kaçıp buraya geldiğini, yıllarca onu ölü zannettiğini söylüyor. Olaylar karışıyor ve Madoc anneleriyle babalarını öldürüyor. Olaydan sonra Madoc kızları yanında götürüp yetiştiriyor. Bu esnada Jude insan olduğundan dolayı diyarda zorbalık görüyor. ❀︎İNCELEMEM: (spoi içerir) Son bölümler dışında kitap klişe ilerledi. Zorbalar, onlardan intikam almak isteyen bir kız, saray entrikaları vs... Ben klişe sever biri olduğumdan beni rahatsız etmedi, konuyu da sevdiğimden severek okudum. Lakin karakterlere bir türlü bağlanamadım. Çok yüzeysel anlatıldılar. Çeviriden dolayı böyle desem yayınevinden okuduğum yaklaşık 33. kitap. Diğer kitaplarda hiç böyle bir şey olmadı. Yazarın kaleminden diye düşünüyorum en azından kalemi diğer kitaplarda gelişiyormuş. Bir diğer rahatsız olduğum konu Locke ve Jude'un bir anda sevgili olması. Ya bir dur adam sana iyi davrandı diye neden hemen sevgili oluyorsun. Locke'un ihanetine kızdım ama pek koymadı. Kitaptaki ters köşeler de aman aman şaşırtıcı değildi. (Son bölümler hariç.) Jude'a zehirlenme sahnesinde bağlandım. Yok ondan önce bir türlü olmuyordu. Ayrıca Cardan bizim ana erkeğimiz değil mi? Jude'dan etkilendiği ortaya çıktı. Ki bu Cardan BİZİM ZORBA GRUBUNUN BAŞI. Jude bu oğlanı gitti öptü ama öperken kendisi de bir şeyler hissetmeye başladı. Benim için orada teller koptu. Düşmandan aşka güzel ilerliyordu ama oğlanı rahatsız edeyim tahakküm kurayım benden etkilensin diye ÖPMEK DE NEDİRRRR BU TARZ ŞEYLERİ HİÇÇÇ
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,322 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 96. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:10
Eskiler kemâle erme sürecini kısaca füsûn, cünûn ve sükûn olarak formüle ederlermiş. Yani önce etkilenir insan, sonra bu etkiyle sahip olduğu aklı terk eder/değiştirir...son olarak Yeşilçam filmlerinden bildiğimiz deliliğin ardından gelen sessizlik. Kemal'in sonu suskunluk/sessizliktir. Çünkü kemal'de her şey yerli yerindedir... yerini bulmuştur, arayışın sesleri kesilmiştir... Baş karakterimiz Füsun sanırım böyle bir güzergâhın koşucusu olarak bu isimle hikayeye konu olmuş. Kitabın gelişme bölümünde ibn Arabi ve Mevlana'dan bunca dem vurulması sanırım bu düşüncemi destekliyor. Nereden nereye'si bu idi kitabın. İntihara giderken Meryem ile karşılaşır Efsun. Meryem bir oğul sahibi. Çocuğun adı Ali. (Neredeyse İsa olacakmış diye düşünmedim değil. Her iki isim de üç harfli ve a-i harflerini içeriyor) Yeni bir hayata tutunur Efsun bu karşılaşmanın ardından. Ali'ye kısmî annelik yapar. Çok sevdiği eski erkek arkadaşından ayrılır. Yeni yaralar edinir kendine ve ilk olarak 'terk etme'yi hedefler. İlk yerli eski sevgilisine dairdir. Sonra işi. Sonra evi... Katmanlarına ayırarak okunduğunda derinleştirilebilecek bir kitap olduğunu hissettim ben. Tasavvuf çerçevesinde okunursa daha bir lezzet alabileceğini düşünüyorum okuyucunun. Diger yandan dikkat çekici bir karakter kurgulamayi başarmış yazar. Çok konuşan, çok düşünen ve çok hisseden bir karakter. Biraz uç boyutlarda olmuş sanki. Ahmet Mithat efendi gibi kitapta didaktik yerleştirmeler çoktu ki yazar da aynen yazmış bunu kitaba. Bir özeleştiri olarak okudum bunu. Çok uzadı. Buralarda bu kadar uzun yazılar okunmuyor. Bu kitap okunsun bence. Ama doğru ana fikri vermedik. Feminizm nedir? Niçin karşı çıkmalı?
SağanakManolya Gürocak · İz Yayıncılık · 202025 okunma
Puan vermedi
Kitap Erhan Afyoncu'nun Osmanlı'nın son dönemlerini , işgal yıllarını ve Kurtuluş Savaşı'nın başladığı yıllarda yaşanan tarihsel vakalarla ile ilgili yazdığı köşe yazılarından oluşuyor. Çıkaracağımız çok ders var. Tanzimat - Islahat Fermanları, Devleti ayakta tutacak güçlü kadroların bir türlü yetiştirilemeyişi, yapılan ıslahatların bir türlü bünyeye fayda sağlamaması,Rumeli'de kaydedilen Vatan, Balkan Savaşı'nın utancını silmek için Çanakkale'de gözünü kırpmadan savaşan Mehmetçik,Medine'de Fahrettin Paşa'nın efsanevi direnişi , Çölde sebil gibi akan Türk kanı ve yaşanılan ihanetler ,Ahd-i Milli hasreti, 1920'de Musul için verdiğimiz mücadele... Emin olun satırları okuduğunuzda aslında bugünü okuyor olacaksınız
Geleceği Anlamak İçin Yakın Tarih DersleriErhan Afyoncu · Yeditepe Yayınevi · 2021167 okunma