Böyle mi olacaktı, insanı sonsuz derecede mutlu kılan şey, aynı zamanda üzüntüsünün kaynağı mı olmalı?
Zenginlik fazla servete sahip olmak değildir; asıl zenginlik gönlün ihtiyaç duygusundan uzak kalabilmesidir.
Sayfa 305·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
#yetmişbinsüryani
Söyleyecek sözüm var ve Balzac gibi konuşmak arzusunda değilim.Ben sanatçı değilim; medeniyete de gerçekten inanmıyorum.İlerlemeye zerre kadar hevesli değilim.Büyük bir köprü yapıldığında sevinmiyorum, uçaklar Atlantik 'i geçince "aman ne müthiş!" diye düşünmüyorum.Ulusların kaderiyle ilgilenmiyorum ve tarih beni sıkıyor.Tarihi yazanlar ve onlara inananlar, tarih derken neyi kastediyorlar? Nasıl olmuş da insan denen o mütevazi ve sevimli yaratık tiksindirici belgelerin maksatları doğrultusunda istismar edilmiş?Nasıl olmuş da insanın mahremiyeti yok edilmiş, dindarlık hisleri iğrenç bir cinayet ve yıkım kargaşasıyla birleştirilmiş?Ben ticarete de inanmıyorum.Bütün makineleri hurda yığını olarak görüyorum, hesap makinesini, otomobili, lokomotifi, uçağı ve evet bisikleti de.Yolculuğa, insanın bedenini alıp bir yerlere gitmesine inanmıyorum, şu ana kadar acaba kimse bir yere gitmiş mi merak ediyorum.Siz hiç kendinizi terk ettiniz mi? Zihnin bir insan ömrü boyunca yaptığı yolculuktan daha muazzam ve ilginç bir yolculuk var mı? Sonu ölüm kadar güzel başka yolculuk var mı???
Edebiyat
Hayatın acı gerçeklerinden biri de şu ki, bu gözyaşı vadisinde gerçekten tanıdığımız tek bir kişi var, o da kendimiziz. Özsel olarak ve sonsuza dek yalnızız. Yine de başkaları bizden uzakta, kesin, nihai anlamda değişken ve bilinemez olsa da ve bariz yaş, cinsiyet, geçmiş ve kültür ayrımlarına rağmen, insanlar arasındaki bütün bu açık farklılıklara rağmen, gerçek şu ki hepimiz farklı olduğumuzdan çok daha fazla benzeriz. Hepimiz insanız.
Sayfa 413 - İnka
Edebiyat
Bazen en büyük zaferlerimizi bizi son derece geren konuşmaların ya da asla başaramayacağımızı düşündüğümüz işlerin sonunda kazanırız.
Sayfa 237·Kitabı okuyor
Alıntı
Mete Han'ın Tahta Çıkış Evresi üzerine.
Ssu-ki Han-şu Kam-mo Li-tai-kişu Her halde Teoman’ın bir büyük oğlu vardı. Vefatından sonra imparatorluk buna geçecekti. Mete (Me-tê) ismindeki bu genç prens pederinin sarayında rahat rahat yaşıyordu. Bir kadın babasıyla aralarını bozdu. (53. Dipnot : Tan-Ju’ların zevceleri imparatoriçeler “ Yen-şi” namını taşırlardı.) Teoman’ın bir karısı hükümdarlık tacını büyük oğlundan alarak kendi çocuğunun başına geçirmek istiyordu. Teoman sevdiği bu kadının ısrarına dayanacak derecede metaner göstermedi. Mete’yi hükümranlık hakkından mahrum ederek saraydan uzaklaştırıldı. Yue-şi denilen komşu kavimlerin nezdine rehine oalrak gönderdi. Bu barbarlara oğlunu öldürtmek için savaş ilan etti. Yue-şilerin, oğlundan intikamlarını alacaklarını zannediyordu. Fakat asıl kendisi zarar-dide oldu. Hakikaten Teoman tarafından mağlup edilen Yue-şi Tatarları öldürmek için Mete’yi aradılar. Fakat aleyhinde hazırlanan felaketten vaktinde haberdar olabilirmiş olan Mete derhal firar etti, pederinin ülkesine girdi. Şiddetli bir intikam hissine kendini kaptırarak bir takım tecavüzlere kalktı ki muvaffakıyet, bunun hatırasını insanların hafızalarından silmiştir. Mete adeta Hun İmparatorluğu’nu kurmuş bir kahraman addedilmektedir. Ssu-ki Han-şu Ven-hien Tum-kao Li-tai-kişu Cesareti hasebiyle halk tarafından tanınan ve sevilen Mete on bin süvariden mürekkep bir ordu teşkiline muvaffak oldu. Hukukunu talep etmek için bu ordunun başına geçti. Müverrihler Mete’nin bir nevi ok icad ettiğini ve buna “tanınan ok” [çınlayan ok] namını verdiğini söylüyorlar. Süvarilerini ilk önce bu okları kuşlara attırarak talim ettirdi. Sonra rast geldikleri en güzel beygirlere atmağa başladılar. İsabet ettirmenin cezası idam idi. Mete, askerlerinin cesaretinden ve sadakatinden emin olmak için en çok en çok sevdikleri
Hunların Türklerin Moğolların ve Daha Sair Batı Tatarların Tarih-i Umumisi 1.2.3 1/3, 53. Dipnot, Çeviren Hüseyin Cahit Yalçın Ötüken İstanbul 3. Basım 2021.·Kitabı okuyor
Tarih