Biliyor musunuz bayım
Ben karanlıktan ve şimşekten korkardım çocukken.
Çocuk olduğum zamanlarda yani.
Hani bir ara çocuk oluyoruz ya hayatta
Annemin beyazlara renklileri katmayışını sorgulamıştım bir ara.
Belki renklenmek istiyordur beyazlar, belki biraz yorulmuştur hep temiz görünmekten.
Bazı şeyler lekelenmek ister çünkü.
Bir masa örtüsü,
Biir okul gömleği,
Bazen de bir kalp mesela.
Ben en çok kalbimin beyaz kalmasına üzülmüştüm.
Çünkü herkes biraz kirlenerek büyüyordu.
Bense büyümeyi yanlış anlamıştım.
İsterdim aslında
Biraz mavi olaydı kalbim.
Biraz kırmızı
Biraz da boya kalemlerim değseydi ruhuma
Biliyor musunuz bayım, babama çok benziyorsunuz.
Bunun iltifat sayılıp sayılmayacağını bilmiyorum.
Babam da giderken hiçbir şey söylememişti çünkü.
Bazı erkekler kapıyı sessiz kapatır.
Ardından ev uzun süre onların gürültüsüyle yaşar.
Sizin çay tutuşunuz, dalıp giderken kaşlarınızın çatılışı, bir şeyi anlatacakmış gibi yapıp vazgeçişiniz...
Hepsi biraz onu hatırlatıyor bana.
Ama korkmayın bayım, sizi babamın yerine koyacak yaşları çoktan geçtim ben
İnsan büyüyor çünkü.