Dünün Öncülerinden Yarının Kadınlarına Bir Çağrı
10/10
·200 syf.··
2026 63. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 15:53
Kadınlar Cumhuriyeti Bu kitap, sadece geçmişe bakıp gururlanacağımız bir nostalji albümü değil. Aksine, bugünün ve yarının kadınlarına verilmiş çok güçlü bir manifestodur. Yüzyıl önce, seçme ve seçilme hakkının bile hayal olduğu, kadının adının silinmek istendiği bir coğrafyada bu başarıldıysa; içinde bulunduğumuz bu yeni yüzyılda kadınların başaramayacağı hiçbir şey yoktur. "Kendi içindeki gücü fark eden bir kadının karşısında durabilecek hiçbir engel, kazanamayacağı hiçbir mücadele yoktur." Cumhuriyetimizin 100. yılını geride bırakırken, tarihin sadece savaş meydanlarında ya da resmi belgelerde yazılmadığını, asıl mücadelenin hayatın tam ortasında, var olma savaşı veren kadınlar tarafından ilmek ilmek dokunduğunu hatırlatan muazzam bir eser duruyor karşımızda: Özlem Özdemir’in kaleme aldığı Kadınlar Cumhuriyeti. Kitap, Osmanlı’nın son döneminin o en buhranlı, en zorlu günlerinde, toplumsal baskıların ve imkânsızlıkların gölgesinde kendi içlerindeki gücü keşfeden kadınların hikâyesini anlatıyor. Dönemin şartları düşünüldüğünde "asla başarılamaz" denilen ne varsa, tek tek nasıl başarıldığına şahitlik ediyoruz. İlk kadın jinekolog, ilk kadın veteriner, ilk kadın doktor... Onlar sadece birer meslek sahibi olmadılar; kendilerinden sonra gelecek nesillerin yürüyebilmesi için kapkaranlık bir devirde meşale yaktılar Kitabı okurken şu gerçek zihninize kazınıyor: Bunlar bizim bir kitap sayfasında, bir belgeselde gözümüzle gördüklerimiz, adını duyduklarımız... Ya gözle görmediğimiz, ismi tarihin satır aralarında kaybolup gitmiş nice kadınlar? Onlar da kendi cephelerinde, kendi hayatlarında içlerindeki o muazzam gücü fark ederek sessiz sedasız devrimler yaptılar. Kadınlar Cumhuriyeti, Cumhuriyetimizin şanına ve 100. yılına çok yakışan, her kadının başucunda bulundurması gereken bir
Alıntı
Kadınlar CumhuriyetiÖzlem Özdemir · Doğan Kitap · 2023154 okunma
8/10
·144 syf.··
2026 48. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 16:14
‎Merhaba sevgili kitap kurtları bugün sizlere mitoloji tarzında yazılmış bir kitapla geldim ‎Kitabımız 5 kız arkadaşı anlatıyor. Çocukluklarından beri hiç ayrılmamış, birlikte büyümüşler. Hayatlarında bazı şeyleri fark etmeye başlayan bu arkadaşları çok farklı bir hayat bekliyordur. ‎Gittikleri yerde Zeus ile kavga edeceklerini düşünürlerken, karşılarına Hades çıkar. Yarı Tanrı olan bu 5 arkadaşın yolu Ares'in oğulları ile kesişir. Bir yandan aşkla bir yandan düşmanla savaşmak zorunda kalırlar. ‎Kızların hayatları, birbirlerine olan güvenleri, fedakarlıkları öyle güzeldi ki hayran kalmamak elde değil. Bu devirde böyle arkadaşlıklar kaldı mı dedirten cinsten. Aynı şey bir arada kalan Ares'in oğulları için de geçerli. ‎Peki siz bu macerayı okumaya, olimposun kayıp çocukları ile birlikte mücadele etmeye, aşkı ve dostluğu yaşamaya var mısınız? ‎Yazarımızın kalemine sağlık İrem Acar
Son Olimposlularİrem Acar · Elpis Yayınları · 202588 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·197 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 12:10
Kitap kısacık bircok hikayeyle kadınlarla ilgili hikayeler anlatiyor; düşmüş, sevmis, garip davranisli, konuşmayan ya da acı çekmiş bircok kadin.. Kitapta yer yer guldum ve yer yer de hüzünlendim. İnsan ne kadar değişik sadece kadın değil erkekte. Herkesin binlerce aynı olduğunu sandığı hayati var ama ilginclestirmek icin cesur adımları atanları okurken kendisi icin bu adımı atmak cok zor geliyor. 166 nci sayfada çocuklarla ilgili bir yazı var. Son satir beni çarptı! Gercekten carpti ve içim kan ağladı. Ama 174 ncu sayfada kadınların boyun egmesiyle ilgili bir önerme vardi onun sonunda da peygamberimizin (s.a.v) en iyi kadın yumuşak basli kadındır ifadesini farkli şekilde anlamla anlatı içine koymaları ayrica çıldırttı. Yeryüzünde İslamiyet kadar kadına değer veren baska bir din olmadı. Çünkü bizim peygberimiz (s.a.v) hoşgörü dini derdi bizim dinimize icin. Japonya gecen sene 10 kat, özellikle yabancılardan İslamiyete bu kadar artış görülmesinin sebebi bu. Ne yapmış olursan ol tertemiz başlama hakki veriyor. Kadını pis bir varlık olarak değil birer emanet olarak Allahtan alıyor erkekler. Bu devirde kulaktan dolma kısa videolarla değil herkesin; genci, yaşlısı dinini öğrenmesi dileğiyle.
KadınlarEduardo Galeano · Sel Yayıncılık · 20242,660 okunma
Yetim Genç bir mürebbiyenin günlüğü
8/10
·632 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 21:27
Final yorumum Öncelikle kitabın sonuna gelmiş bulunmaktayım. Cidden gözlerim ağrıyor ve çok yorucu bir kitaptı açıkçası. 600 sayfa okumak beni biraz yordu. Bir de son sayfalara doğru gittikçe olaylar hız kazanmaya başladı. Olaylar hızlandıkça da kitabı elimden bırakamadım. Önceleri Jane'in biraz fazla toy bir kız olduğunu düşünüyordum. Diğer erkek karakterin ise fazla yaşlı ve hoppa olduğunu düşünüyordum açıkçası. Bununla ilgili bir kahve arası yorumu paylaşmıştım, belki görenleriniz olmuştur. O yorumda da gerçekten verip veriştirmiştim. Hâlâ bazı konularda haklı olduğumu düşünüyorum ama insan ilişkileri konusunda biraz fazla ileri konuşmuş olabilirim.Bu yüzden sildim.Sadece bu konuda haksız olduğumu kabul ediyorum. Ki zaten işin sonunda da dediğim gibi çıktı. Ben demiştim ki; adam hem bize eski maceralarını anlatıyor, hem başka bir kızla evleneceğini söylüyor hem de diğer kızla flört ediyor. Bunun dışında ortada eski aşkından olan bir kız çocuğu var ve diyor ki "Bu benim çocuğum değil." Sebep ne? Kendine benzememesi. Agshdh. Onun dışında konaktaki herkes sürekli adamı övüyor. Bu durumdan bir noktadan sonra bana da gına geldi. Kız da sürekli "Efendimiz, efendimiz..." deyip duruyor. Gerçekten bu devirde kim kime "efendimiz" diyor? Agshdh. Bazı yerlerde ciddi ciddi gülüyordum. Bir de St. John var. Gerçekten adam kafayı kırmış. Manyak herif yani. Kızın bir yakasından düşmüyor. Hâlâ giderken bile "Evleneceğiz, evleneceğiz." diyor. Ben asla adamın ulvi sebeplerden dolayı kızla evlenmek istediğini düşünmüyordum. Zaten ana karakter olan Jane de aynısını düşünüyor. Adam resmen kızı kullanacaktı. Kız diyor ki "Bak kardeş olarak gidelim." Yok. Beyefendi diyor ki "Evlenmek zorundayız." Agshdh. Çok güldüm buna. Şu an yazarken bile gülüyorum. Çünkü gerçekten komikti. Gülmekten
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202142,2bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2026 2. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 13:12
İnsan kaç ölümü sığdırabilir yüreğine? Kaç acı taşırır canın canını? İnsan ne zaman ölümle yaşamayı başarır? Yu Hua 'nın ismiyle müsamma olmayan Yaşamak kitabı ile Victor Frankl'nin "İnsanın Anlam Arayışı" kitabını harmanlayınca anlıyorum İnsan muazzam acılarla yaşamayı başaran bir mahluk. Bir çok ölümü yaşayıp yaşamayı başaran Fugui'nin öyküsü... Öykü hakkında fragman vermeyeyim sadece şunu söyleyebilirim; Çin'de yaşayan Fugui'nin kumarda herşeyini kaybetmesiyle başlayıp ardı sıra kayıplarının devam etmesiyle ilerleyen serüveni. Son sayfaya kadar kayıplarının ve yaşamının devam ettiğine şahitlik ediyoruz. Şunu da düşünmeden edemiyorsunuz; Kendi halkına acımayan Çin'in başka halklara acımasını beklemek komik imiş. Kültür devrimi ile Mao'nun kendi halkını, geçmişini, değerlerini yıkıp geçtiğini görünce zalimlerin her devirde var olduğunu tekrar tekrar görmüş oluyor insan. İnsan işte hem koca alemi içinde taşır hemde küçük hırslar için koca alemleri tüketir. Esfelesafilin, Eşrefil mahlukat arası gelgitler... Seçim bizim.
1000Kitap
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,5bin okunma
Puan vermedi·162 syf.··
2026 34. kitabı
·
89 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:59
Bu tarihi anlatı,Bizans İmparatorluğu’nun -12.yüzyılın ilk çeyreği ila son çeyreğini kapsayan -durumunu aktarmaktadır. Bahsedilen devirde Ioannes ve Manuel Komnenos Bizans’ın hükümdarlarıdır. Anlatıya Ioannes zamanında yaşananlarla başlanmakta,Manuel’in ölümüyle Historia sona ermektedir. Bizans’ın 12.yy.daki iç siyasetinin yanında özellikle Macar,Sırp,Venedik gibi toplumlarla olan münasebetleri de eserden edineceğimiz bilgiler arasında. Bizi daha ne çok ilgilendiren kısım ise Haçlı Seferleri sırasında yaşananlar ve Anadolu’nun durumu… Özellikle Miryakefalon Savaşı’nın oldukça canlı bir şekilde tasviri Anadolu Selçuklu tarihini merak edenler için ilgi çekici gelecektir. Bizans’ın-aynı zamanda Haçlı veya Batı dünyasının da- İslam dinine olan nefretini yazar,hem kendi hem de Hristiyan din adamlarının ağzından net bir şekilde ifade etmekte. Bununla birlikte Manuel’in ölüm döşeğindeyken-metindeki söyleyişle- Muhammed’in tanrısına(!) lanet edilmesini yasaklamak istemesi de ilginç bir anekdot olarak karşımıza çıkıyor. Tarihi,ilk kaynaklarından okumak çok daha güzel.
Tarih
HistoriaNiketas Khoniates · Türk Tarih Kurumu · 202026 okunma