Puan vermedi·252 syf.··
Beğendi
·
2026 109. kitabı
Kim Bo-young’un tam yirmi üç yılda ilmek ilmek işleyerek tamamladığı bol ödüllü başyapıtı "Türlerin Kökeni", bildiğimiz tüm klişe robot hikayelerini tamamen ters yüz eden muazzam bir felsefi bilim kurgu. Dünyayı robotların yönettiği bir Kore distopyasında geçen hikâye, evrimsel biyolojiyi ve yapay zekâ etiğini merkezine alarak bizleri adeta derin bir düşünce girdabına sürüklüyor. Yazar bu dünyayı inşa ederken o kadar ince detaylar kullanmış ki; karakterlerin isimleri bile periyodik cetvele dayanıyor. İnsanı organik maddelerden sentezleyen robot Kay adını Potasyum’un (K) simgesinden alırken, hikayedeki diğer önemli robot Cecil ise ismini Sezyum’dan (Cs) alıyor. Kitap üç bölümden oluşuyor ve bu bölümler aslında yazarın uzun aralar vererek yaş aldığı, düşüncelerinin yığıldığı zamansal katmanları temsil ediyor. Bir anlamda kurgunun da o muazzam evriminin gerçekleştiğini söyleyebiliriz. İlk bölümde insanları organik maddelerden oluşturan ve onlara adeta tapan robotları okuyoruz. Yazar aslında bu bölümde hikayeyi bitirmeyi planlasa da yazmak istedikleri o kadar birikiyor ki hikaye genişlemeye devam ediyor. İkinci bölümde karşılıklı krizlerin tırmandığı, robotların insanları yok etmek istediği o sert virajı dönüyoruz. Son bölümde ise "Acaba bir uzlaşma olabilir mi?" sorusunun peşinden gidiyoruz. Yazarın kendi ifadesiyle; “Robotlara haksızlık olmasın.” dediği o içsel hesaplaşma tam da burada devreye giriyor. Robotların çevreye ve diğer türlere karşı olan sorumlulukları üzerinden, "birlikte yaşayabilme" kültürünü tartışıyoruz. Darwin’in o kadim eserine selam duran ismiyle Türlerin Kökeni, canlının tam olarak ne olduğunu, neye canlı neye cansız diyebileceğimizi sorgulatan, insanlığa dair çok eski ve derin soruları önümüze koyan harika bir davet metni. Bu çağrıya
Türlerin KökeniKim Bo-Young · Livera Yayınevi · 202528 okunma
Faruki ve İslam Kültür Atlası
Puan vermedi·
Kalemin Kılıçtan Daha Keskin Olduğunun Örneği Faruki, kolayı yani salt teorisyen olmayı seçmedi, zoru yani pratisyen olmayı seçti. Ümmet bilincine sahipti. Medeniyetimizin kadim köklerine inmeyi ve hâkim kılmayı çözüm olarak gördü. İnandıklarını savundu, bu uğurda yaşadı ve şehit edildi… Allah rahmet etsin, bizi de affetsin… İslam, ne bugünkü Müslümanların tavır ve yaşayışları, ne İslam tarihinin şu veya bu dönemi, ne de İslam adına kaleme alınan şu veya bu kitabın anlattıklarıdır. İslam Kuran‟dır.” Ne doğunun adamı ne de batının… Doğunun hüzünlerini, kaygılarını ve duygularını batıya taşıyan adam… Böyle anılıyor şimdilerde kendisi… Vefat haberini Türkiye‟de ilk duyuran Mustafa Özcan hakkında şöyle diyecekti; “Öncü... Davetçi... Derdi olan bir insan... Organizatörlük yönü ağır basıyor… Sadece akademisyen olsaydı bir sorun teşkil etmeyecekti, o davasını teşkilatlı bir organizasyonla pratik hayata taşımaya çalışıyordu.” Lütfi (Arslan) abinin sürekli sor(dur)duğu iki sorudan ikincisi olan; bir gün dünya uyandığında biz uyanamasak dünyadan ne eksilecek sualine Faruki, hayatıyla en güzel cevabı vermişti sanırım… 21 Ocak 1921 `de Filistin`in Yafa şehrinde doğdu. Babası Abdulhüda Faruki İslami ilimlerde derin bilgiye sahip bir kadıydı. İslami eğitimine babasının gözetiminde evde ve mescitlerde baş ladı. İlk ve orta öğrenimini Saint Joseph Koleji`nde yaptı. Felsefe öğrencisi olarak girdiği Beyrut Amerikan Üniversitesi`nden 1941`de mezun oldu. 1945-1948 yılları arasında Celîle`nin son Filistinli valisi olarak görev yaptı. Görevi süresince Filistinlilerin haklarının ısrarlı bir savunucusu oldu. 1948`de İsrail Devleti`nin kurulup Filistin`in işgal edilmesi üzerine akrabalarının bir çoğu Beyrut`a iltica etmişlerdi. O ilk önce direnişe katıldı, ardından Müslümanlar
Alıntı
İslam Kültür Atlasıİsmail Raci Faruki · İnkılab Yayınları · 2022136 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·536 syf.··
2026 7. kitabı
Acayipliklerle dolu acayipliklere şahit oluyorsunuz. İki yetişkin adama ne olmuşta böyle bir işe kalkışmışlar, ne diye hayatlarını sanki bir kurmalı saatmişcesine bozmuş ve o çanın sesinin ne zaman çalacağını bilmeyerek bu kadar oyundalar diyorsunuz ilk bölümleri okurken. Kayra'nın dünyaya olan nefretinin tonlarca kalıpların sebebiyet verdiğini anlamaya çalışırken Kinyas'ın bilmeye karşı asiliği çöküyor üzerinize. Bi' Kayra çekiştiriyor 'beni anla beni dinle diye yakanı bi' Kinyas tutuyor boğazını 'onun saçmalıklarını boşver unut her şeyi doğumu, yaşamı bak ne de güzel hiçlik' diyerek gözlerini karartıyor. Romanı okurken karakterlerin kafa karışıklığı size geçiyor. İçerdesiniz... Kinyas'ın yanında oturuyor Kayra'nın şişesini paylaşıyorsunuz. Her şey bittiğinde son sayfada uzunca bir süre kalıp 'peki ya ben neredeyim' diyebilirsiniz.
Duygu ve Düşünce
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
Bu masumiyet bizi yorar mı ne :/
8/10
·112 syf.··
2026 64. kitabı
Toplum tarafından çocuk kitabıyla anılmaya yüz tutmuş bu kitaba aslında çocuklardan ziyade yetişkinlerin ele alıp okuması gereken bir eserdir. Kitabın ana konusu çocukken sahip olunan o masumiyetin , büyüme yolunda uğradığı felce ve artık yetişkin adı altında hizmetler veren şahısların öz masumiyeti unutarak dahası hırslarına yenik düşüp çevredeki faktörlerden etkilenerek yeni yanlış ve kötü kimliklere bürünmelerini konu edinmiştir. Bunlar kitapta şöyle anlatılır :Küçük Prens dediğimiz baş karakterin çıktığı gezegenler arasındaki yolculukta ; baş karakterimizin gittiği her bir gezegenden ; kendini hayatın her hangi bir ekolüne kaptırmış; kudret düşkünü, para düşkünü, kontrolcü veya kibirli ve bununla böbürlenen insanlarla denk gelmesi Küçük Prens 'i hayal kırıklığına uğratmıştır. Bunun en büyük sebebi çocukkenki o masumiyetin herkeste olduğunu sanması ve onların kendisi gibi düşünmemeleri onu hayal kırıklığına uğratmasında başlıca rol almıştır . Bunun beraberinde aitlik denilen kavrama yabancı kalması da onu büyük bir boşluğa ve anlamsızlığa sürüklemiştir. Anlam arayışları onu yormuş ve çözümü hayatına son vermekte bulmuştur.
Duygu ve Düşünce
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,4bin okunma
10/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:00
Sessiz Hasta... Son zamanlarda okuduğum en sürükleyici psikolojik gerilimlerden biri oldu. Konusuna kısaca ve spoilersız bir şekilde bakacak olursak ünlü ressam Alicia Berenson, bir gece kocasını öldürdükten sonra tek kelime etmemeye başlıyor. Olayın nedeni hiçbir zaman açıklanamıyor. Adli psikoterapist Theo Faber ise Alicia'yı konuşturup gerçeği ortaya çıkarmaya çalışırken hem Alicia'nın hem de kendi geçmişinin karanlık yönleriyle yüzleşiyor. Alex Michaelides'in dili oldukça akıcı; dilin oldukça sade ve akıcı olduğunu söyleyebilirim. Bölümler kısa olduğu için de "bir bölüm daha" diyerek sayfalar arasında hızla ilerleyebiliyorsunuz. Yazar, gereksiz betimlemeler yerine olay örgüsüne odaklanmış bu da tempoyu yüksek tutuyor. Alicia'nın günlüğü ile Theo'nun anlatımı arasında geçiş yapılması hikâyeye farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Dolayısıyla sayfalar su gibi akıyor ve "bir bölüm daha" derken kendinizi kitabın sonuna gelmiş buluyorsunuz. Kısa bölümler ve sürekli yeni ipuçları sayesinde tempo da hiç düşmemiş oluyor. Romanın en güçlü yanı kurgusu. Okuyucuya sürekli ipuçları veriliyor ama bunların anlamı çoğunlukla finalde ortaya çıkıyor. En sevdiğim yanı da zaten okuru sürekli şüpheye düşürmesi oldu. Her şeyi çözdüğünüzü sanıyorsunuz ama kitap sizi defalarca ters köşeye yatırıyor. Ve final... Gerçekten uzun süre etkisinden çıkamayacağınız türden. Eğer psikolojik gerilim, gizem ve zekice kurgulanmış olay örgülerini seviyorsanız Sessiz Hasta kesinlikle şans vermeniz gereken kitaplardan biri. Son sayfaya kadar gerçeğin ne olduğunu tahmin edebileceğinizi düşünüyorsunuz... Sonra kitap size "emin misin?" diyor. Sadece çok hızlı başlayan bir polisiye bekliyorsanız ilk bölümleri biraz sabır isteyebilir; ama finale ulaştığımızda neden bu kadar popüler olduğunu anlamak
Duygu ve Düşünce
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202313bin okunma
7/10
·%21 (100/464 syf.)··
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 15:50
Bu kitap yaklaşık 2 yıldır kitaplığımda duruyordu ve daha önce okumadığım ve beklettiğim için kesinlikle pişman oldum. Akıcı bir dille yazılmış ve derinliği olan harika bir kitaptı bence. Okuyucuyu yormayan etkileyici bir hikaye. Sonundaki plot twisti tahmin etsem de olması gereken oldu diye düşünüyorum ve kitap bence çok güzel bitirilmiş. 10/10 luk değil elbet ama eğer akıcı, kötü çocuk-iyi kız temalı bir kitap istiyorsanız okumanızı öneririm. (Spoiler) Finn’den nefret etmeyen ve Jackson Emery’ye aşık olmayan bizden değildir demek istiyorum ahahaha. Kesinlikle karakter gelişimi çok iyiydi Grace’le olan uyumlarına da bayıldım. Loretta içinse sonunda hakettiğini buldu demek istesem de onun da travmaları vardı ve ona göre davrandı ama kimse travmalarını çocuklarına yansıtmamalı. Sonunda yine de mutlu olmayı haketti Samuel’le olmasa bile. Son olarak Tucker’a içim parçalandı o Jackson için harika bir dosttu. Yine de sonunda Finn ve Autumn hariç herkesin mutlu olması kitabın bitirilebilecek en iyi şekilde bitmesiydi.
Düşünce
Yüz KarasıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 20243,345 okunma