10/10
·560 syf.··
2026 19. kitabı
Merhabalar Efendim Sizlere en değerli serilerimden olan Bronz'un final kitabı ile geldim. Baştan söyleyeyim bolca duygu yüklü ve spoiler içeren bir yorum olacak. Dikkat edenlere duyrulur. Serinin final kitabı olduğu için konu kısmını atlayarak direk yoruma geçiriyorum. Bronz'un Hisarın hastalığını öğrendikten sonra onu bir onu tedavi için bir kliniğe yatırmasıyla biten son kitabımızın ardından tedavi olan Hisarı okuyarak başlıyoruz bu kitabımıza. Hisar tamamen hastalığından kurtulmuş durumda ama zorlu günler aslında onu Bronz cephesinde bekliyor. Bronz Hisara çok kızgın ve çok kırgın. Kendisini düşünmediği için, onu düşünmediği için, beraber yaşayacakları geleceklerini düşünmediği için, kendini bazı şeylere feda ettiği için. Hem kızgın hem Kırgın olan bir bronz okuyoruz. Hisar ona yaşattıkları için çok pişman ama kendi içinde de haklı sebepleri var ve bu süreçte Hisar'ın Bronz'a kendini affettirmesini ve onun peşinden bir adım olsun ayrılmamasını okuyoruz. Bronzu anlayabiliyorum o yüzden sert davranışlarını, soğukluğu gayet anlaşılabilir. Hisar'ın da yaptığı ile yüzleşmesi ve kendine ne kadar doğru gelse de sevdiği adamın bakış açısından baktığında ve bu durumla bil hassa kendisi de karşılaştığında Bronz'un ne hissettiğini, nasıl kırıldığını gayet iyi anlıyor ve bundan duyduğu pişmanlığı da her defasında dile getiriyor. Bazı şeylerin sonuna geldik final kitabımızda. Çözülen sırlarımız var, geçmişin karanlık perdesi ile yüzleşiyor karakterlerimiz. Fedakarlıklar sonucunda kaybettiğimiz karakterlerimiz var. Çok ağlayarak okudum o kısımları. Aslında Serdal'ın ölmesine üzülmemem gerektiğini biliyordum, çünkü herkes ailesiyle birlikteyken O da en güzel şekilde ailesinin yanına gitmeliydi ve onlara kavuşmalıydı. O yüzden içim bir parça buruk olsa bile onun için en güzel
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202673 okunma
Puan vermedi·415 syf.··
2026 68. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:12
"Yaşayanların dünyasında garip oluyorsun; o kadar ayrısın ki, ne lüzum var aramızda dolaşmana? Kendimizden çektiğimiz yetmiyor mu?" Huzur ilk defa Cumhuriyet gazetesinde, 22 Şubat-2 Haziran 1948 tarihleri arasında tefrika edilmiştir. Daha sonra 1949'da Remzi Kitabevi tarafından tekrar basılmıştır. Bu kitap, yazarın üzerinde en çok çalıştığı eserlerinden biri olmuş. Bazı karakterler sonradan eklenmiş, bazı sahneler çıkarılmış. Üzerinde en çok düşünüp yazdığı eserlerden biri olan bu roman dört kısımdan oluşuyor: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz. Kitabın girişi, Mümtaz'ın İhsan'a doktor bulmak için dışarı çıkmasıyla başlıyor. Sonrasında ise yazarın diğer eserlerinden tanıdığımız karakterlere de rastlıyoruz. Behçet Bey ile Nurhayat Hanım, hem Mahur Beste hem de Sahnenin Dışındakiler ile bağlantı kuruyor. Eser, II. Dünya Savaşı'nın atmosferini de işliyor, en azından bunu güçlü bir şekilde hissettiriyor. Gelelim konusuna. Kısaca anlatmaya çalışacağım ama ne kadar kısaltabilirim bilemiyorum tabii. :) Konusu şöyle: II. Dünya Savaşı'nın başlamasına bir gün vardır. Mümtaz, dokuz gündür hasta olan amcasının oğlu İhsan'a hastabakıcı aramaktadır. Mümtaz'ın babası Rumlar tarafından öldürülünce annesiyle birlikte İstanbul'a gelir. Annesi de burada vefat edince, kendisinden 23 yaş büyük olan İhsan'ın yanına gönderilir. İhsan, yurt dışından yeni dönmüş ve Galatasaray Lisesi'nde tarih dersi vermektedir. Macide ve İlyas ile birlikte yaşayan Mümtaz, özellikle İlyas'ın etkisi altındadır. Olaylara bakışı, yorumlayışı ve görmüş geçirmiş hâli Mümtaz'ı derinden etkiler. Bu yüzden İhsan'ın hastalığı da onu bir o kadar üzer. İhsan'ın anlatıldığı ilk bölümde Mümtaz, ona doktor bulmak için evden çıkar. Bu bölüm hem İhsan'ın hastalığının verdiği üzüntüyle arşınladığı Beyazıt ve Eminönü
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Karamazov Kardeşler benim için sadece bir roman olmadı, adeta insan ruhunun derinliklerine yapılmış bir yolculuktu. Okurken her karakterde kendimden bir parça buldum; kimi zaman Dimitri’ye üzüldüm, kimi zaman Alyoşa’da kendimi gördüm. Bu kitap bana şunu hissettirdi: İnsan kusurludur, savrulur, hata yapar ama yine de içinde bir iyilik kırıntısı taşır. En çok da kötü bir ebeveynin elinde yitip giden hayatlar içimi parçaladı. Bittiğinde ise bir son değil, eksik kalmış bir duygu bıraktı içimde… Belki de bu yüzden bu kadar gerçekti. Hayat gibi; tam değil, yarım ama derin. Hayatım boyunca unutamayacağım bir eser oldu.
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma
Merhaba Sevgili Dostum;
10/10
·192 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:39
Beyhan hocamın Youtube videosuna yaptığı girizgah ile başlamak istedim. Kitap bana göre kendisinin de söylediği gibi ara sıra açılıp , içinde bulunduğun duruma , hissiyata ve ruh haline göre okunabilecek parça parça bölümlerden oluşuyor. Sanki hocamın bir videosunu izliyormuşum gibi adeta karşımda o bana anlatıyor gibi okudum kitabı , hatta bazen bazı bölümleri sanki ikinci defa duyuyorum da öncesinde bu kısmın videosunu mu izledim acaba diye düşündüğüm anlarda oldu. Son zamanlarda kendimi suçladığım , yetersiz hissettiğim farklı konular vardı ; Gerek aile , gerek arkadaşlık , gerek dostluklar , gerek aşk , gerek başarı.. Bu kitabı okudukça içten içe biraz daha rahatladım , eksikliklerimle (yetersizliklerimle) barıştım. Benim için adeta seans gibi oldu belki de. Keyifle okudum , ara sıra da dönüp dönüp bazı yerlerini tekrar tekrar okurum diye düşünüyorum ve tavsiye ediyorum.
Kendini Tüketmeden YaşaBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202668 okunma
Kitap üzerine
Puan vermedi·78 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:26
kitabı elime ilk aldığımda "aman işte, bin yıllık mitolojik tanrı kavgaları, bana ne faydası olacak?" kafasındaydım. Ama biraz içine girince fark ettim ki, aslında Aiskhylos ta o zamandan bizim bugünkü dünyayı, plaza hayatını, hatta memleket gündemini yazmış. Kitap resmen bir güç dengesi ve sistem eleştirisi. kitap bize şunu çok net gösteriyor: Bizi fiziksel olarak bir yerlere bağlayabilirler, hayat kalitemizi düşürebilirler, önümüze engeller koyabilirler ama kafamızın içindeki o özgür düşünceyi, o ateşi asla söndüremezler. Ne kadar baskı yaparsan yap, en son sözü her zaman düşünen ve üreten akıl söylüyor.Bence herkesin, hayatın haksızlıklarına karşı bir parça "Prometheus duruşu" edinmek için bu kitaba bir göz atması şart. 
1000Kitap
Zincire Vurulmuş PrometheusAiskhylos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201910,1bin okunma
7/10
·176 syf.··
2026 59. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:58
Bence Vejetaryen, okuması kolay ama sindirmesi zor kitaplardan biri. Han Kang olayları anlatmaktan çok hisleri, sessizlikleri ve bastırılmış acıları anlatmayı seçiyor. Bu yüzden kitap bittiğinde geriye hikâyeden çok insanın içinde bıraktığı o huzursuz duygu kalıyor. Benim de kitapla ilgili en büyük hissim, ilk bölümün etkisinin çok güçlü olduğu; ikinci ve üçüncü bölümlerin ise aynı tempoyu koruyamasa da anlatmak istediği büyük resim için gerekli olduğuydu. 1. Bölüm – Vejetaryen Kitabın en güçlü kısmı kesinlikle burasıydı. Çünkü Yeong-hye’yi doğrudan tanımasak bile onun etrafındaki insanların gözünden değişimini izlemek çok çarpıcıydı. En sıradan görünen bir kararın bile toplum tarafından nasıl tehdit olarak algılanabildiğini görmek beni etkiledi. Han Kang bu bölümde yalnızca et yememeyi anlatmıyor; insanın kendi bedeni üzerinde söz sahibi olmasının bile ne kadar zor olabileceğini gösteriyor. Sessiz ama giderek büyüyen bir isyan var bu bölümde. Ben kitabın en sürükleyici ve en merak uyandıran kısmının burası olduğunu düşündüm. 2. Bölüm – Moğol Lekesi Bu bölüm edebi açıdan çok başarılı olsa da benim için okuması ilk bölüme göre daha zordu. Anlatım dili daha sanatsal, daha sembolik bir hâl alıyor ve hikâyeden çok karakterlerin iç dünyasına odaklanıyor. Bu yüzden zaman zaman tempoyu kaybettiğimi hissettim. Yine de bu bölümün, insanların başkalarını gerçekten görmek yerine kendi arzularını ve takıntılarını onlara yansıttığını anlatması bakımından oldukça güçlü olduğunu düşünüyorum. Kitabın verdiği rahatsızlık hissi de burada daha belirginleşiyor. 3. Bölüm – Alev Ağaçları Son bölüm ise bana göre kitabın en duygusal kısmıydı. Ancak aynı zamanda en ağır ilerleyen bölüm de buydu. Olaylardan çok duyguların ön planda olması nedeniyle zaman zaman okurken koptuğum anlar oldu.
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,8bin okunma