Kısacık sayfa sayısına aldanılmaması gereken bir kitap. Zira hayatımda en uzun sürede okuduğum kitap oldu kendisi. Sindirerek, özümseyerek okunmalı diye düşünüyorum. Ve kitap bitti cümlesinin bu kitap için söylenmeyeceğini. Zira akış, benim için son sayfadan ilk sayfaya dönecek şekilde uzun bir süre devam edebilir :)
Kitap çok popüler haliyle benim de sürekli karşıma çıkıyordu, buradaki incelemeleri de baz alarak kitabı aldım.
İlk defa Zülfü Livaneli'nin bir kitabını okudum. Kitap kurgusu ve anlatım biçimi ile beni etkilemedi. Etkilememesine ilave olarak zor bitirdim diyebilirim. Yine popüler olanın peşinden giderek hayal kırıklığı yaşamış oldum.
Kitabın kapağında bir yorum var.
"Sophie Mackintosh ne yazsa kesinlikle okunmalı." diye. Yazdığı iki kitap sonrasında rahatlıkla söyleyebilirim ki yoruma katılmamak mümkün değil.
Mavi BiletSophie Mackintosh · Can Yayınları · 2020647 okunma
-Spoiler içerir-
Bu hikayede Zweig'in yine takıntılı denebilecek duygular yaşayan/yaşamış bir kadın karakterin kendi ağzından bir anısını okuyoruz.
Sosyal ortamlarda sıklıkla karşılaştığımız "etiketleme" bu hikayede dikkatimi çekti.
Hikayede bahsi geçen erkek karakter döneminde gayet başarılı, sevilen, arzu duyulan bir sanatçı. Sonra işinden oluyor yaşlanıyor kimsesizlerin kaldığı bir yerde kalıyor, köylüler tarafından alay konusu oluyor, tanınmıyor, saygı duyulmuyor. Fakat kim olduğu Margaret isimli karakterimiz tarafından ortaya çıkarıldığında kendisine saygı duyuluyor. Haliyle karakterimiz de mutlu oluyor, kendine güveni geliyor.
Kim olduğumuzu başkalarının bize olan bakışının belirlediğini gözlemliyoruz hikayede. Ve durup düşündüğümüz zaman, şuan kendimizle ilgili düşündüklerimiz hissettiklerimiz gerçekten bizim objektif bakışımıza mı bağlı yoksa başkalarının bizi nasıl gördüğüne mi bağlı diye düşünmeden duramadım. Kimim ben ? Sizdeki ben mi ? Yoksa hepinizin yargısından bağımsız ben mi ?
Geç Ödenen BorçStefan Zweig · Yakamoz Yayınları · 20183,967 okunma
Öncelikle kitabı psikoterapi öyküleri düşünerek sipariş etmiştim. Ve bu tip kitapları çok sevdiğimden ve bunu yabancı kaynaklardan değilde kendi içimizden bir terapistin gözünden okuyacağım için çok heyecanlanmıştım.Fakat kitap psikoterapi öykülerinden değil, birbirinden farklı aslında bakıldığında paralel konular hakkında yazarın esintilerinden oluşuyor diyebiliriz.
Psikoloji ile psikoterapi ile pek ilgisi, ilişkisi olmayanlara kesinlikle tavsiye edebilirim. Kendilerine çok şey katacaklardır.Bakış açısı kazanacaklardır. Fakat diğerleri için pek doyurucu olacağını sanmıyorum. Olsa olsa "yenileme"olabilir.