Puan vermedi·208 syf.··
2026 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 22:14
Beyaz Geceler, bir hayalperestin ulaşabileceği en uç noktayı ve bu noktadan sonra yaşayabileceği en derin hayal kırıklığını anlatan en güzel öykülerden biridir. Kurduğu hayaller öylesine canlıdır ki etten kemikten insanlar ona başka dünyalardan gelmiş uzaylılar gibi görünür. Aşk ve sevgi sanki bu yabancı varlıklara aittir; hayalperest ise o duygulardan mahrum bırakılmıştır. Bir gün uzakta bir ışık görür ve ona doğru koşar. Umudunu yitirmeden daha da büyük hayaller kurmaya başlar. Fakat ışık söner. Hayalperest yine kendi dünyasına, yalnızlığına terk edilir. Önünde hâlâ kurabileceği sayısız hayal vardır; ancak mutluluğa bu kadar yaklaşmışken bile yalnızlık onun peşini bırakmaz.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,3bin okunma
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 142. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:55
Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti – Güneç Aydın Selam kitap dostlarımm Bugün kapağının renkleri kadar sıcak ve samimi bir kitapla geldim. İçinde birbirinden farklı 14 kısa öykünün yer aldığı bu kitabı okurken birçok farklı hayatın kapısını araladım. Yazardan ilk kez okuma yaptım ve kalemiyle tanıştığıma memnun oldum. Öykülerin tamamını severek okusam da beni en çok etkileyenler, Mesut ve Bahtiyar, Dövmeci Kadın Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti oldu. Öykü kitaplarını ayrı bir seviyorum. Çünkü her hikâye bizi başka insanların hayatlarına misafir ediyor. Bazen bir gülümseme bırakıyor yüzümüzde, bazen de içimizde ince bir sızıya dönüşüyor. Her öykü yeni bir deneyim, yeni bir bakış açısı sunuyor. Kitapta yer alan Arka Bahçe hikâyesindeki Sarı Uğur, Gaye, Didem ve Ezgi; Mesut ve Bahtiyar öyküsündeki samimi diyaloglar; Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti hikâyesindeki Şükran Hanım ve Zeynep uzun süre aklımda kaldı. Güneç Aydın, gündelik hayatın içinden sıradan gibi görünen anları insanın kalbine dokunan ayrıntılarla anlatmış. En sevdiğim yanı ise her hikâyenin ardından beni kısa bir düşünce yolculuğuna çıkarması oldu. Çünkü bazı hikâyeler bittiğinde değil, düşündürmeye başladığında değer kazanıyor. Kısa ama iz bırakan hikâyeler arıyorsanız, Birden çok hikâyeye konuk olmak onların hayatlarına girmeyi düşünüyorsanız, Mutlaka okumalısınız, çünkü ben okudum ve çok beğendim.
Ayçiçekleri İçin Uyku VaktiGüneç Aydın · Kaktüs Sanat · 20261 okunma
Reklam
Fikrim
5/10
·480 syf.··
2026 5. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 08:21
Dili akıcı bir roman olmasına rağmen sanki çok iyi bir noktaya eremeden tekrar sönen bir hikayesi var gibi. Potansiyeli çok olan ,ama bana çok da tesiri geçmeyen bir kitap oldu. Yine de okuması zorlamadığı için keyifli.
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
10/10
·284 syf.··
2026 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:30
​"Onlara ölümü değil, ölümü okumayı öğretecekti..." ​​ Gece yarısı çalan o telefonla başlayan, sayfalarca süren ve her satırında tüylerinizi diken diken edecek bir vahşet senfonisine hazır mısınız? Bugün size, son zamanlarda okuduğum en sarsıcı, en ters köşe polisiye-gerilim romanından bahsetmek istiyorum: Yazar Cihangir Işık’ın kaleminden Adli Tıp Dosyaları: Beş Duyunun Kasabı. ​​ Hikaye, Savcı Volkan’ın işinde bir numara olan Adli Tıp Uzmanı Soner’i gece yarısı bir cinayet mahalline çağırmasıyla başlıyor. Ama bu bildiğiniz cinayetlerden değil. Karşımızda kurbanlarını sadece öldüren değil, onları adeta birer vahşet sanatına dönüştüren, duvarları kendi kanlı alfabesiyle boyayan bir katil var. ​​ İlk kitap olan Kırmızı Ritüel’in o karanlık mirasını devralan bu romanda katil, kurbanlarını öldürmeden önce onların beş duyusunu (görme, işitme, tat, koku, dokunma) acımasızca yok ediyor. Üstelik tüm bunları tüyler ürperten bir ritüelle gerçekleştiriyor; kurbanlarının sadece duyularını değil, o ritüelin her bir aşamasında benliklerini ve ruhlarını da adım adım yok edip, ardından son darbeyi indiriyor. Adli Tıp Uzmanı Soner, Savcı Volkan ve Jandarma görevlisi Aykut bu caninin peşine düşerken, kendilerini yıllar önce kapandığı sanılan ama aslında hiç çözülmemiş bir geçmişin tam ortasında buluyorlar. ​​ Bu kitabı benim için benzersiz kılan şey, yazarının da tıpkı karakteri Soner gibi gerçek bir adli tıp uzmanı olması! Cinayet mahallindeki o mikroskobik deliller, otopsi sahnelerinin çiğ gerçekçiliği ve cesetlerin Soner’e fısıldadığı sırlar çok detaylı ve profesyonelce işlenmiş. ​​ Katil adeta Soner’e meydan okuyor, polislerle kedi-fare oyunu oynuyor. Tam işte her şeyi çözdük dediğiniz anda yazar öyle bir final fırlatıyor ki, bildiğiniz tüm taşlar yerinden oynuyor! ​​ Sahnelerin
Beş Duyunun KasabıCihangir Işık · Theseus Yayınevi · 202623 okunma
Sıcacık Bir Kitap
8/10
··
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:55
Bu kitap okuduğum tüm süre boyunca benim içimi o kadar ısıttı ki, elimden düşürmeden okudum diyebilirim. Çok sadece bir dil ile yazılmış, belki de hikayeler basit öğretiler diyebileceğimiz bir hayat akışına sahip ancak siz yine de açık bir zihinle, “evet, bu açıdan bakılmalı bazen hayata” diyebiliyorsunuz. Ben tüm karakterlerin hikayelerinden kendime bir ders çıkardım diyebilirim. Kitap her yaştan insanı ele almış ve bakış açınızı bir başka yöne hayatınızın hangi döneminde olursanız olun çevirmenizi sağlayacaktır. Özellikle Japon kültürü eski öğretilere dayanan ve çıkarılan dersleri sonraki nesillere aktaran bir kültür. Bu açıdan özellikle bakınca sımsıcak, samimi ve başucu kitabı niteliğinde bir kitap diyebilirim. Keyifle okuyacağınıza eminim, iyi okumalar!
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,714 okunma
10/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Herkese merhaba Bugün sizlere benim gibi öykü okumayı sevenler için şahane bir tavsiye ile geldim. Ben her zaman söylerim, bazı kitapların ruhu vardır diye, sayfaları çevirdikçe karakterlerin hikayeleri sarıp sarmalar okuru ve her bir satırda kendimizden bir parça buluruz, bazen karşımıza çıkan bir cümle ile hem hayatı hemde kendimizi sorgularken, bazen de gün yüzüne çıkmasını istemediğimiz duyguları kimse görmesin diye bir maskenin ardına saklayıp hiç olmamış gibi gösterirken, hayatımız boyunca bizi etkisi altına alan olaylar ile yüzleşip sessiz bir kabullenişe geçtiğimiz zamanların acımasız hissini hatırlarız yeniden. Bulutuyla dolaşan kadın içinde birbirinden güzel ve etkileyici on dört tane öykünün olduğu çok güzel bir eser. Öykülerin hepsi çok kıymetli ama benim favorilerim Erguvan zamanı, İri bir sinopsis"uzaklarda", Maske, kitaba ismini veren Bulutuyla dolaşan kadın ve Kız saçı öyküsü oldu çünkü, Kız saçı öyküsünde karakterimiz dolabın bir köşesinde anneannesinin bir bezin içinde sakladığı saç örgüsünü bulunca geçmişine yaptığı yolculuğu ve saç örmenin hatta saçı uzatmanın ve kesmenin ne anlama geldiğini anlatıyor. Bu güzel eseri herkesin okumasını tavsiye ederim, ben yazarın diğer eserlerini de en kısa zamanda temin edip okuyacağım
Bulutuyla Dolaşan KadınMuazzez Çörtelek · Yitik Ülke Yayınları · 202511 okunma
Reklam
Reklam