Kitap yoksullukla,açlıkla sınanan insanların maden ocağında çürüyen hayatlarından bahsediyor.Öyle bir hayat ki tüm dünyadan habersiz tek dünyaları maden ocağından ibaret olan bir hayat.Zenginler sonraki nesillerine güzel bir hayat bırakırken ,bu sömürülen insanlar ancak acılarını ,yoksulluklarını, mutsuzluklarını çocuklarına bırakıyorlar.Her gün yavaş yavaş öldüklerini biliyorlar ama yine de hayata tutunmak çocuklarına sadece o günkü yemeği bulmak umuduyla çalışmak zorundalar.İşin en acı tarafı bunlar binlerce metre altında bu berbat hayata kazma vurup hayatta kalmaya çalışırken maden sahiplerinin zenginlik içinde yaşayıp bu insanlara kör maymun oynamaları.Romanda insan şunu anlıyor ki parası olan her şekilde her kapıyı açarken , yoksulların suratına tüm kapıların kapanmasıdır.Ne zaman da gözümüzü açsak,kıpırdamaya çalışsak zenginlerin,para ile güçlenen insanların tokmağını hemem ensemizde hissediyoruz.Oysa bu dünya hepimize yeter.Dünyadaki nimetler zenginlerin bitiremeyeceği kadar fazla.Daha güzel bir hayat için Etienne gibi insanların sayısı artması lazım.Günümüz koşulları sebebiyle hayatımızla bire bir örtüşen bir kitap.Beni çok etkiledi.Herkesin okumasını tavsiye ederim.Keyifli okumalar