Hiçbir şey birdenbire çıkmazdı ne ipek'in ne de başka birinin hayatından. Hiçbir sey birdenbire gitmezdi. Gidişi oluşturan binlerce parçayı aklında tutamayan insan son parçayı, mümkün olan belleğinde sakladığı için gidişlerin aniden olduğu yanılgısına kapılırdı. Son, donardı. Buzullaşırdı son. Ya da çölleşirdi. Son, çöle dönüştüğünde, o kadar ıssız, sessiz ve değişken hâle gelirdi ki tekdüzelesme, sonun sahibini müthiş bir endişeye sevk ederdi.