tavşanı vur kaplumbağayı geç ateşi harla ama sen
kabaran bir tepesin kendini dağlardan sayma
ne kendine ne başkasına kimseye ev olamadın
ve faydasız her yerde görünsen
her başlığa tırmansa adın
en fazla dağlarda gezdin
dağ olamadın
Sayfa 32 - *Soner Aydın/ bu aşkarın şiirleri çok güzel bence, keşke her ay çıksa·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
rüyalarını başa sar tersten dinle
talimleri bırak neyse söyler dilin zaten
sözü yumuşak tut dağlar kelimen esince
gövermez dudakların
dudakların neden öyle şakaklarında nehirler
incir gibi zeytin gibi kutsal bir şehirden
kıpkızıl ezgiler akar yüzünde
yatağı filizden
hani umudu kollardık neydi günlerden
say ki şimdi bu akşam saatlerinde
yürüyen oturan konuşan ve dinleyen
insan bu, karşı karşıya gelir gelmez
biri dinmez biri sönmez biri gitmez biri bilmez
ah o biri/ değil birileri / bil ki sevgili
sahi kaç etti
tarif bitti işlem tükendi mi bari
ne kaldı insan insandan çıkınca
hani korkuyu kovalardık günlerden neydi
...
hatırlan b/elindi yokladığım
beni vurabilecek ne varsa sakladığın
civanperçemi açelya japon gülü lobelya
değil hiçbiri değil
aramadım zahiri arasta
bir avuç toprak olmaya var mıydı ruhsatın
kabule şayan değil Hızır'a ayırdığın
sana reva mı hacelma diye anıldığın ticaret
değil / yazgında yeri var mı?
fâkihleri çağır otursunlar kenarda
kaşlarında kozalak o neşeli yağmurlar
göz yanla baksın var sen beni kucakla
bir kucaktır bırakılan cami avlusuna
bırak dursun orada
insanı taca attılar efendi
kuşları yaya kodular beni boz ve kır
aldırmam
saçlarıma kavuşurum
kavuşamayacağım şeyler var
kulaklarımı sakındığım sesler
korkarım bir gün yeniden yükselirler
yolumdan çekilmezse moğollar
Hatırladığım kadarıyla, vaktiyle, hayatım bir şölendi, tüm gönüllerin açıldığı, tüm şarapların aktığı bir şölen. Bir akşam, güzelliği dizlerimin üstüne oturttum. -Ve onu çok acı buldum.- Ve sövdüm ona. Adalete karşı önlem aldım. Kaçtım uzaklara. Ey büyücüler, ey sefillik, ey kin, hazinem size emanet! Kafamdaki tüm insani umutları yok etmeyi başardım. Her sevincin üstüne sıçradım bir vahşi hayvan gibi boğmak için. Yanıma cellatlar çağırdım, ölürken, tüfeklerinin dipçiklerini ısırayım diye. Belalar çağırdım, kumla, kanla beni boğsunlar diye. Mutsuzluk ilahım oldu. Çamura uzandım boylu boyuna. Cinayet havasıyla kurulandım. Ve nice oyunlar oynadım delicesine. Ve ilkbahar getirdi bana budalalığın ürkütücü gülümsemesini.