🅂🄴🄻🄰🄼🄼🄼
Harika bir hafta diliyorum herkese.
Keyifler nasıl hanımlar beyler?
Bugün size @destekyayinlari ‘dan çıkan kalemi ile ilk kez tanıştığım @dokmenhatice ‘nin #kemikçayı kitabının yorumu ile geldim...
#kitapkonusu
Bir çok çıkardığı kitaplarla tanınan yazar cesur ve yalın üslubuyla kaleme aldığı #kemikçayı onbeş insan hikayeleriyle dolu gerçekçi ve sarsıcı bir kitap.
Daha çok kadının örselenmişliğine, sinmişliğine, sıkışmışlığına, tökezleyişine, örülen duvarların ardında yaşadığı hiçliğine, ayıp-suç-günah sarmalında yolunu bulmak için çabalayışına ve daha pek çok şeye tanıklık ediyor.
#kitaphakkındadüşüncelerim
Dili bana biraz klişe ve sıradan geldi açıkcası. Çok fazla kadına dair kitaplar okudum.Aklımdan çıkmayan “Ben malala Meyra ve Son kız” o yüzden belki de bana hitap etmedi.Ama her gün haberlerde ,gazetelerde gördüğümüz kadınlara yapılanları gelecek nesilin ibret alması,bir ders çıkarması açısından okunması gereken bir kitap. #kadınaşiddet ‘in son bulduğu bir dünya diliyorum tüm kalbimle.Farkındalık adına okuyabilirsiniz bu tarz sevenler...
Sevgili @dokmenhatice kaleminiz daim okurunuz bol olsun...
#alıntılar
“İnsanoğlu her türlü kirden aranıyormuş da yüreğe sinen kirden arınamıyormuş meğer.”(Syf:85)
“Sancılı günlerin hikâyesi kısadır. "Ne oldu?" diye sorarlar. "Hiç" dersin biter.”(Syf:32)
“Önce söz kestik, ciğerime...
Sonra kına yaktık kalbime..
İşte şimdi de nikahımı kıydık, hayallerime.” (Syf:30)
"Anneler derin yaralara da merhem olurlar değil mi?" (Syf:87)