• 210 syf.
    ·3 günde·Beğendi·7/10
    Merhaba.

    Bazı kitapları yorumlamak gerçekten çok güç olabiliyor. Ya gerçekten muazzamdır, kelimelerle tarif edip yorumlayamayacağınızı düşünürsünüz, ya da gerçekten çok vasattır ne söylersem fazla mı kalır diye düşünürsünüz...

    Ben bu kitapla ilgili tam bir ARAFTAYIM! Cidden hiç bu kadar çok beğenmek ve beğenmemek arasında kalmamıştım. :)

    Başlarken normal bir ivme, daha sonrası yokuş aşağı hızla iniyormuşçasına, soluksuz... Acaba ne oldu, ne olacak, biraz daha okuyayım derken, sayfalar sayfaları, bölümler bölümleri takip ediyor.

    Kurgusu benim gerçekten hoşuma gitti, hızla kendine bağladı beni. Konusu itibari ile nereye koyacağımı hiç bilmiyorum. Ütopik desem değil, distopik desem değil, aşk kitabı desem değil, bilim kurgu desem değil... Her şeyden biraz var sanki.

    Balerin annesinin ölümüyle, hayatında radikal bir karar almaya yaklaşan Marcos’un, kendisini bir anda büyük olayların içerisinde bulmasıyla başlıyor aslında kurgu.

    Kitaptan çok alıntılarım oldu, dedim ya her şeyden biraz var kitapta, bir çok duyguyu yaşamanız, hak vermeniz mümkün.

    Kitap incelemesi yaparken spoiler vermeyi sevmediğim için, sadece bende bıraktığı izlenimleri paylaşıyorum, tavsiye edip etmediğimi, çok minik konusuyla alakalı ( eğer kitabın kapağında verildiyse bu bilgi ) şeyler yazıyorum.

    Ben kitabı sevdim, beğendim. Beni rahatsız eden tek nokta; annesini kaybeden Marcos’un her durumda, her olayda annem şuna inanırdı, annem böyle derdi, annem bunu yapardı demesiydi. Tamam, kaybı çok derinden etkilemişti Marcos’u ama bana biraz fazla yer verilmiş gibi geldi... Hatta aşırıya kaçılmış gibi. Neyse yine de güzel bir kitap okudum. Beni içine aldı, merak duygumu harekete geçirdi, kendini bir çırpıda okuttu... Ve sonunda beni çok şaşırtı! Gerçekten beklemediğim bir sonla bitti!

    Tavsiye ederim sizlere de, akıcı ve merak uyandırıcı bu maceraya bir şans verin. Kitaplarla kalın dostlar.
  • Bir yankı : Durmadan yalnızsınız
    Durmadan yalnızsınız.
  • Öğrendim ki...
    Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız.
    Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz,
    Gerisini karşı tarafa bırakırsınız.

    Öğrendim ki...
    Güveni geliştirmek yıllar alıyor,
    Yıkmak bir dakika.

    Öğrendim ki...
    Hayatında nelere sahip olduğun değil
    Kiminle olduğun önemli.

    Öğrendim ki...
    Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün
    Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.

    Öğrendim ki...
    Kendini en iyilerle kıyaslamak değil
    Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.

    Öğrendim ki...
    İnsanların başına ne geldiği değil
    O durumda ne yaptıkları önemli.

    Öğrendim ki...
    Ne kadar küçük dilimlersen dilimle
    Her işin iki yüzü var.

    Öğrendim ki...
    Olmak istediğim insan olabilmem
    Çok vakit alıyor.

    Öğrendim ki...
    Karşılık vermek
    Düşünmekten çok daha basit.

    Öğrendim ki...
    Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek
    Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.

    Öğrendim ki...
    'Bittim' dediğin andan itibaren
    Pilinin bitmesine daha çok var.

    Öğrendim ki...
    Sen tepkilerini kontrol edemezsen
    Tepkilerin hayatını kontrol eder.

    Öğrendim ki...
    Kahraman dediğimiz insanlar
    Bir şey yapılması gerektiğinde
    Yapılması gerekeni
    Şartlar ne olursa olsun yapanlar.

    Öğrendim ki...
    Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.

    Öğrendim ki...
    Bazı insanlar sizi çok seviyor
    Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.

    Öğrendim ki...
    Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz
    Bazıları hiç karşılık vermiyor.

    Öğrendim ki...
    Para ucuz bir başarı.

    Öğrendim ki...
    En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.

    Öğrendim ki...
    Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları
    Kaldırmak için elini uzatır.

    Öğrendim ki...
    İki insan aynı şeye bakıp
    Tamamen farklı şeyler görebilir.

    Öğrendim ki...
    Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.

    Öğrendim ki...
    Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar
    Daha uzun yol yürüyor.

    Öğrendim ki...
    Hiç tanımadığın insanlar,
    iki saat içinde,
    senin hayatını değiştirir.

    Öğrendim ki...
    Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.

    Öğrendim ki...
    Duvarda asılı diplomalar
    İnsanı insan yapmaya yetmez.

    Öğrendim ki...
    Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.

    Öğrendim ki...
    Karşısındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin
    nereden geçtiğini bulmak zor.

    Öğrendim ki...
    Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
    Gerçek aşkların da!

    Öğrendim ki...
    Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
    Ne tür deneyimler yaşadığınızla var.

    Öğrendim ki...
    Aile hep insanın yanında olmuyor.
    Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.
    Aile her zaman biyolojik değil.

    Öğrendim ki...
    Ne kadar yakın olursa olsunlar
    En iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.
    Onları affetmek gerekir.

    Öğrendim ki...
    Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
    Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

    Öğrendim ki...
    Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın
    Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

    Öğrendim ki...
    Şartlar ve olaylar,
    Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
    Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.

    Öğrendim ki...
    İki kişi münakaşa ediyorsa,
    Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.
    Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.

    Öğrendim ki...
    Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
    Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.

    Öğrendim ki...
    Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.

    Ataol Behramoğlu
  • Sorsanız, görmüşler mi, bir masal kadar olsun gördüklerini
    Gözlerimin ıssız, donuk, kahverengi kentinde.
  • Neden bu kadar kar, bu kadar yıl, bu kadar yağış
    Bu kadar uzaklardan nedir bu kadar gelen
    ...

    Belki bir söz yığını, yıllar var konuşulmamış
  • En çok sevdiğimiz şey nedense
    Bir sözcüğün bir iki yıl önceki anlamı oldu.