8/10
·64 syf.··
2026 38. kitabı
Kimi zaman karşılaştığımız bir durum karşısında elimizde olmayan tepkiler veririz. Bu tepki nerden gelir, tam olarak anlayamayız bile. Ama sonuçları bizi genelde olumsuz etkiler. İşte böyle durumlarda herkesin kendi zihninde olan durdurma ya da yönetme mekanizmasının devreye girmesi gerekir. Yapılması gerekenler; durumu anlama, nerden geldiğini çözme, yavaşlayıp nedenini düşünme ve krizi yönetme, sonrasında derin nefeslerle sonuca ulaştırma. Böylece hem durumu doğru anlamış oluruz hem de doğru tepkiler vererek gereksiz düşüncelere kapılmamış oluruz. • Vefa bize bu durumu kendi cümleleri ve başına gelen olaylarla çok güzel anlatıyor. Ve sonunda zihnini kontrol etmek üzere kendi düşünce kumandasını keşfediyor. Biz yetişkinlerin bize kimi zaman duygularımızı yönetmekte zorlandığımız zamanlar olurken çocuklar bu konuya daha yabancı olarak çok daha fazla zorlanırlar. Bu kitap sayesinde bunu başaracaklarına eminim, okuyunuz ve okutunuz mutlaka. Keyifli okumalar
Düşünce KumandasıBetül Karaca · Timaş Yayınları · 20262 okunma
Zamansız Bir Hakikat: Birbirimizi Sevebilmek
Puan vermedi·316 syf.·
2026 20. kitabı
Bazen sayfaları sararmış, eski basım bir kitap geçer elinize. Okuması fiziksel olarak yorucu olsa da satırların arasındaki o derinlik sizi öyle bir yakalar ki elinizden bırakamazsınız. Benim için son dönemin böyle bir yolculuğu, yazarın söyleşilerinden derlenen zamansız bir eserle oldu. Kitabı kapatıp üzerine düşündüğümde fark ettim ki bundan yüzyıllar önce yaşamış felsefecileri de okusak, yakın dönemin psikologlarına da baksak insanlığın özü ve arayışı hep aynı noktada düğümleniyor: İletişim, emek ve sevmenin bir gönüllülük işi olduğu gerçeği. Tek Kürekle Sandala Yön Verilemez Kitapta çok güçlü bir metafor var: Bir sandaldasınız ve tek bir küreği sallayarak o sandala kalıcı bir yön veremezsiniz. İlişkiler de tam olarak böyle. Her ne kadar kendi dünyamızda kendimizi en kıymetli, en merkezdeki kişi olarak görsek de o devasa okyanusta aslında hepimiz birer damlayız. Birbirimizin gözünde bir dünya olabiliriz ama bu koca evrende çok küçüğüz. İşte bu yüzden, o okyanusun içinde kaybolmamak için dünya üzerindeki yerimizi kıymetlendirmeyi, o iki çift gözde anlam bulmayı ve o anlamı birlikte büyütmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Teknolojik Yalnızlık ve "Alternatif" İllüzyonu Kitap aslında 1980'lerde popülerlik kazanmış bir eser. O dönemin "yalnızlaştıran vebası" televizyonken, bugün yerini sosyal medyanın devasa ağına bıraktı. Şimdilerde bize "alternatifler" adı altında, herkesin yerinin doldurulabileceği illüzyonu pazarlanıyor. Oysa gerçek şu ki insanın herkeste bir şey bulma, herkesi sevebilme dürtüsü son derece sığdır. Bir görselliği sunabilir, vitrini parlatabilirsiniz ama geçinmek, yaşamak ve yaşatmak bir gönül ve zihin işidir. Üstelik sevmek, teorik olarak kitaptan veya masa başından öğrenilebilen statik bir bilgi de değildir; sevmek, sadece ve sadece karşılıklı iletişimle
Birbirimizi SevebilmekLeo Buscaglia · İnkılâp Kitapevi · 2020298 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·631 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 02:55
İlk defa bir kitaba inceleme yazıyorum. Öncelikle uzun bir aradan sonra tekrar fantastik okumaya başladığım için bu kitap bana resmen şifa gibi geldi. Hatta bu serinin ileride çok değerleneceğine inanıyorum. O yüzden şimdiden yerimi ayırtmış olmak bana ayrı bir keyif veriyor. Kitabın henüz Türkçe çevirisi yok. Ben İngilizce okudum ve dili oldukça akıcı, rahat okunuyor; bu konuda içiniz rahat olsun. Bu, yazardan okuduğum ilk kitaptı ama yarattığı dünyayı, karakterlerin hikâyelerini ve özellikle Aris ile Raker arasındaki uyumu çok sevdim. İhtiyacım olan enemies to lovers tam olarak buymuş dedirtti. Yazarın diğer serisini okuduysanız diye minik bir not bırakayım: Kendisi bu serinin daha karanlık ve daha spicy olacağını söylemiş. Bunun sebebi de bu serinin, tam anlamıyla yazdığı ilk yetişkin romanı olması. Kitap oldukça akıcıydı; hiçbir noktada kitaptan kopmadım. Sadece olayların bu kadar art arda yaşanması yer yer biraz yorucuydu (karakterin bela paratoneri olması bazı sahnelerde gereğinden fazla hissediliyor). Yan karakterlere de biraz daha yer verilebilirdi ama ikinci kitapta bunu telafi edeceğini düşünüyorum. Üstelik ikinci kitap da bu yılın sonunda çıkacak, yani devamı için uzun süre beklemeniz gerekmeyecek. Aşağısı belki biraz spoiler. Kitap boyunca “Oldular, olacaklar, allah kahretmesin, yine olmadılar” diye çıtırdan kafayı sıyırmalı, son 100 sayfada ise “NOLUYORUZ NE DİYORSUN SEN NASIL YANİ” diyerek soluksuz okumalı, oldukça keyifli bir deneyimdi benim için. Yazar finalde gerçekten iyi bir plot twist bırakmış. Henüz internette yeterince spoiler dolaşmıyorken okumanızı tavsiye ederim.
StarsideAlex Aster · Avon · 20261 okunma
Handan... Yine Handan... Yine Handan...
6/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:18
Bu bir buhran, bu bir ihanet bu bir cinayet... Güzel olan her şeyin ölümünü izliyorsunuz bu kitapta; Eş sevgisi, evlat sevgisi, okuma sevgisi, sanat sevgisi, güven, sadakat... Neriman'ın abartılı bir şov halini alan Handan sevgisi , Refik Cemalin basiretsizliği ve Handan' ın çalkantılı ruhu. Kim iyi kim kötü kim haklı kim haksız karışmış bir halde kitap bitti. Geriye nedenini bilmediğim bir öfke bıraktı. Neriman , hastalık halini almış Handan sevgisini ilk günden itibaren eşine bulaştırmıştır. O kadar Handan' ı övmüştür ki o kadar onu anlatmıştır ki Handan eşi ile arasında yaşıyor gibidir adeta. Handan dan bir duvar örmüştür aralarına. Neriman rahatsız edici bir saflıkla Handan ile Refik Cemal'i birbirine itmiş gibidir. Sürekli onları yalnız bırakır, gezmelere gönderir gece erken yatıp saatlerce sohbetlerine izin verir. E ne olacaktı sonunda Neriman ? Sonu baştan yazıldı bu işin. Refik Cemal ise karısını sevmiştir sevmesine ama kibar sözlerle onu yavan bulduğunu da inkar etmez. Güzeldir, safdır, temizdir falan filan ama fikirleri sığdır entelektüel anlamda ona yetmez. Onu sever güya ama karısını aldatmaktan da çekinmez. Kendi elleri ile adım adım ördüğü bu hapishane için kim ona acıyabilir ki. Güya kalbini Neriman ile aklını da Handan dolduruyormuş. Oldu paşam, başka? Handan... Yaşını sonradan öğrenince biraz ona acımadım desem yalan olacak. 17 yaşında evlenmiş. Sevdiği adamı reddederek ölümüne neden olmuş ve son zamanlarda tanıdığım en pislik en zampara adamlardan biri olduğu adının geçtiği ilk anda belli olan Hüsnü Paşa ile evlenmiş. Hüsnü Paşa onu aldatmalara doymamış, bunu açıkça anlatmaktan çekinmemiş. Hatta kadın sohbetlerini Handan ile bile yapmış. Handan bu kadar akıllı bu kadar kendini geliştirmiş bir kadın olmasına rağmen kocasına hep göz yummuş.
1000Kitap
HandanHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20197bin okunma
Katalin Sokağı
9/10
·208 syf.··
2026 37. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 22:41
Katalin Sokağı’nda başlayan komşuluk hikayesinin, üç ailenin ve bu ailelerin çocuklarının hayatını ve bazılarınınsa ölümünü nasıl etkilediğine ilişkin nitelikli bir kurgu. Kitapta bölümler arasında anlatıcı farklılaşabiliyor, bazen de anlatılan kişiler değişiyor. İlk bölümde 50. sayfaya kadar olan kısımda dikkatten kaçabilecek ancak önemli detaylar gizli. Bu kısmı okurken sayfaları tekrar okuma gereksinimi duydum ancak anlatılmak istenen şeyi kavradıktan sonra kalan kısım çok daha akıcıydı. Bir aşk hikayesinin zaman ve yaşananlar nedeniyle nasıl farklılaşabileceğini, aşkı yaşayan kişilerin de değişimiyle aynı kişiler arasında yaşanan aşkın iki farklı kimliğe bürünebileceğini gördüm. Bazen araya yıllar, başka eşler, o eşlerden doğan çocuklar girse de yaşanmamış, insanın içinde ukde kalan şeylerin eninde sonunda insanı bir girdap gibi içine çekebileceğini hissettim . Güzeldi, Macar Edebiyatını sevdirecek bir eser.
Duygu ve Düşünce
Katalin SokağıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2022811 okunma
6/10
·303 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabı okumaya başladığım yaz yks'ye hazırlanmaya başladım. O yüzden de çok yavaş okudum belki şu andan itibaren yazacağım yorumlarım ondan bu şekildedir. Buradan itibaren okuyacağınız kısımlar spoiler içeriyor. Şimdi kitaba başladığımda June ve Athena'nın arkadaşlığını sevmiştim. Ama Athena çok erken öldü. Sonrasında June tam bir pislik gibi davranıp Athena'nın kitabını sanki kendisinin gibi paylaştı. Başlarda çok sorun değildi biraz pişman gibi hissettiriyordu. Ben de düşündüm ki sonlara doğru da olsa en azında bir açıklama yapıp kendi kariyerini mahvetmek anlamına gelse bile Athena'nın taslağını aldığını söyler ama öyle olmadı maalesef. Öyle olmayı geç daha da kötü oldu ve kendi kendini manipüle etti resmen June ve iyice kafayı yedi. Bir de kitabın sonunda "Son" yazısı olmasaydı June'un manyak hallerini bir kitapta okuruz gibi gelmişti. İlk defa bir yerde düşüncemi paylaşacağım inşallah benle aynı fikirde olanlar vardır. <3
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma