10/10
··
Beğendi
꧁༺ 𝐒𝐞𝐝𝐚 𝐋𝐞𝐧𝐚 ☆𝐓ı𝐥𝐬ı𝐦 𝐯𝐞 𝐒𝐢𝐬 ༻꧂ Selamlar... bugün sizlere çok severek okuduğum bir fantastik serinin ilk kitabı paylaşımı ile geldim. Yazarın kalemiyle tanışma kitabım oldu. Akıcı ve kolay anlaşılır dili, içine çeken kurgusu ve bunun yanında ilgi çekici karakterleri ile su gibi akıp gitti. İlk kitap olması sebebiyle evreni ve karakterleri iyice tanıdığımız bir okuma oldu. Birde sessizce slowburn ilerleyen bir aşkımız var. Kim ne derse desin daha kollarına düştüğü an bence kalbine de düşmüş bir kızılı vardı As Valor Jarlan ın ! Haydi sizleri merakta bırakmadan hemen kısaca konusuna geçelim. Larina mutlu bir ailede yaşıyordu. Babasının ölümünün ardından şifacı olan annesinin geçinmek için bir miktar ücret talep etmesi tüm dostlarını düşman etmiş bu olay en sonunda onları cadı ilan etmelerine kadar varmıştı. Ateşlere atılan Larina kulağında annesinin son sözleri ile kendini kaybettiğinde, bambaşka bir evrende simsiyah gözleri olan ve huş ağacı kokan bir adamın kollarında buldu. Bulduğu gibi de kendini kaybetti çünkü yoğun işkence ve yanıkları vardı. As Valor Jarlan, yıllar önce kaybetiği krallığını geri kazanmak ve üzerindeki lanetten kurtulmak için mücadele ediyordu. Vurulmak üzereyken üzerine düşen bu kız ile hayatı yine kurtulmuştu. Lanetli prens ne kadar korkunç olsada ilk andan itibaren bu sessiz kızılı iyileştirmek için herşeyi yaptı. Ama gözlerinde ona dair hep daha fazlası vardı. Artık Larina ve As için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.. Evren çok güzel,ben özellikle aralarındaki sırlara rağmen o çekimi net hissettim. Sonra Meliv in Larina yı koruması çok güzeldi. Ayrıca su atının kendine Larina yı seçmesi bence ayrı bir gizemin kapısı oldu. Hele de Larina nın bu kadar sabredip, annesinin konuşmama sözünü tutmuşken As Valor Jarlan ı kurtaracağını düşünerek
Tılsım ve Sis 1Seda Lena · Guardian Yayınları · 2025105 okunma
Büyümeyen Yetişkin: Narsist
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
366 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2023 00:00
Kral Kaybederse kitabının aslında benim hayatıma geçmişte girmiş bir karakteri de çok yansıttığı için mi bilmem, ama bende çok ayrı bir yeri var. Kitabı sesli kitap olarak pandemi zamanı dinlemiştim, bana göre psikiyatrist-yazarın en çarpıcı kitabıdır.Diğer kitapları beni bu denli etkilememişti. Kitaptaki Kral; aslında toplumda teşhisi konulmamış pek çok narsistik kişilik bozukluğuna sahip bireyden sadece birini temsil ediyor. Kenan Baran; zengin ve nüfuzlu bir topluluğa üye, karşı cins tarafından idealize edilen ve buna da aşırı takıntılı bir karakter. Kenan’ın psikolojik yolculuğunda onun iç dünyasına indiğimizde kadınlara olan davranışının kökeninde annesinin ona karşı davranışının yattığını görüyoruz. Kenan; aslında yetişkinliği kabul edemiyor, yetişkin davranışlarının hepsini reddediyor. Çünkü o çocukken annesinin “kral”ı ve bilinçaltı hep o günkü gibi kalmak istiyor ve onu zorluyor. Hayatına aldığı ve yakınlık hissettiği kadınlara baktığımızda hep ona annesi gibi sık sık kral olduğunu hatırlatmış, bir ilişkide alma-verme dengesinde terazinin ölçüsünü hep kaçırmış kadınlar olduğunu görüyoruz. Ancak bu kadınların da Kenan ile birlikte bir içsel yolculuk yaşadıklarını ve yıllarca fedakarlıkla büyüttüğü evladının artık yetişkin olduğunu görmek ister gibi bir süre sonra Kenan’dan yetişkin davranışları sergilemesini beklediklerinde yaşadıkları hayal kırıklarına şahit oluyoruz. Kenan iyileşiyor ve büyüyor hikayenin en sonunda, ancak büyüdüğünde artık hayatın son deminde oluyor. Bütün çevresinin onu bıraktığını, başarı ve güce sahip olmayan bir bireye insanların nasıl acımasız davrandığını görüyor. Her düştüğünde koştuğu insanlardan tekme yiyor. Kitabın gerçek bir hayat hikayesi olduğunu biliyoruz. Kenan iyileşiyor ama çok geç. Peki gerçekte Kenanlar iyileşiyor mu, yoksa
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir kitap yazacağım, katalogu hayatım olacak!
10/10
·344 syf.··
2026 44. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 02:20
Birkaç gündür Orhan Pamuk'un yeni kitabını okuyordum. Aslında elimde bir sürü kitap daha vardı ama bende her zaman Orhan Pamuk'un ayrı bir yeri olmuştur. Pek çok (meşhur ve değerli) kitabını okumamış olsam da her kitabın ayrı bir zamanı olduğuna inanırım. Tam da bu nedenle yeni kitabın çağrısına kulak verdim ve sabırsızca okumaya başladım. Orhan Pamuk benim gözümde çok değerli bir romancıdır. Dediğim gibi pek çok kitabını okumadım ve okuduklarımın da hep zamanını bekleyip okudum. Okurken de hep tam zamanında okuduğumu hissettim. Çünkü Orhan Pamuk, dönemleri olan yazarlardandır. Ona yüklenemezsiniz, peş peşe göz gezdiremezsiniz. Benim için Orhan Pamuk kitapları sizi çağırır ve o an başka hiçbir kitaba odaklanamazsınız. Aslında böyle yazıyorum ama beni de uzun zamandır çağırmıyordu. Hatta kendisiyle uzaklaştık diyecektim ki favori kitabımın dizisi çıktı ve ben dizisinden sonra kendimi yeniden romanında buldum. Elbette Masumiyet Müzesi'nden bahsediyorum. Klişe gelebilir ama benim favori Orhan Pamuk kitabım Masumiyet Müzesi. Yıllar önce İstanbul hakkında hiçbir şey bilmezken ve hayata karşı çok kırılganken okumuştum. Beni o kadar içine çekmişti ki hayatım boyunca okumadan duramadığım kitaplar arasında oldu. Sürekli okuyor, sonu gelmeden elimden bırakmak istemiyordum. Burada bir detaya değineyim, o kadar hayranlıkla okuduğum o kitapta bahsedilen müzenin gerçek olduğunu da bilmiyordum. Bana göre ortada bir roman ve o romanda kurgulanan bir müze vardı. Sabırsızca kitabı bitirdim ve araştırma yaparken müze fotoğraflarına denk geldim. Sonrası büyük bir şaşkınlık, hayranlık, büyülenme anıydı. Çünkü o zamanlar benim için böyle güzel bir romanın gerçekten müzesinin olması rüya gibi geliyordu. Daha ilginciyse hâlâ öyle gelmesi! :)) Şimdiyse hâlâ kitabını heyecanla okumaya devam
1000Kitap
Kelimeler ve ResimlerOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202615 okunma
Kızıl Sarmaşık
7/10
·512 syf.··
2026 20. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 03:54
"Burası hikâyemizin sonu değil, tam aksine upuzun bir ömre yayılacak olan başlangıcıydı ve ben ailemle bu hayatı yaşamak için sabırsızlanıyordum... -Leyla Emirsoy " Sadece bir telefon görüşmesiyle dünyanızın değiştiğini düşünün. Ne kadar uzak geliyor değil mi? Bu düşünce Leyla Emirsoy'un dünyasıydı. Bir gün her şeyin kırılma noktasına geldiğinde ve üst üste kötü olaylar yaşadıktan sonra en büyük yarasını bir telefon görüşmesi sonucunda aldı. Kendine geldikten sonra babasının ölümünü araştırmak için  Emniyet Müdürlüğü'ne gittiğinde orada karşılaştığı bir yabancı onun baş koyduğu yola, onunla birlikte çıkacaktı. Başta her şey zorunlu olarak görünse de, insanlar yan yana kaldıklarında ve bir yılda yürümeye başladıklarında emin olun ki birbirlerine ısınırlar. Duygusal anlamda olmasa bile 'Biz aynı yoldayız, aynı amaç için buluştuk. Birbirimizi tanımalıyız. ' diye düşününce mantık çercevesinr girerler. Bizim ikilide de aynı böyle oldu. Aksiyon-gerilim karılık diyebileceğim, sürükleyici bir biçimde olayların ilerlediği( ki istediğim zaman bir günde bitirebiliyorum bir kitabı.) ve okurların bırakmak istemeyeceği olayların işlendiği bir kitap oldu benim için. Yazım tarzına gelecek olursak, ne sade ne de süslü bir anlatım kullanışnış. Yerine göre rımantik, yerine göre dalgalı ama çoğu zaman aksiyonlu diyebileceğim cümleler var kitabın içinde. Hiçbir şekilde tahmin edemeyeceğiniz, buldum derken bir anda kaybedeceğiniz olaylar ilerliyor. Bu yüzden de devamını okumak için sayfalarda kayboluyorsunuz adeta. En sonunda şaşkınlığınızı birazcık yaşıyorsunuz tabii ki... Aksiyon, az biraz romantik, olayların sürükleyici bir biçimde ilerlediği bir kitap arıyorsanız, size Kızıl Sarmaşık'ı öneririm. Bana göre aksiyonun bol olduğu, sürekli birşeyler adama çabası içinde olduğunuz
Kızıl SarmaşıkAyşenur İnce · Parola Yayınları · 2024139 okunma
Kitap özeti ve yorumudur SPOİLER!!
9/10
·336 syf.··
2026 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:00
Kalbin Dirilişi, A. Zavarelli ve Natasha Knight'ın Soylular serisinin üçüncü ve son kitabı. Kitap tam olarak ikinci kitabın kaldığı yerden başlıyor. Ivy kaçırılmış durumda ve Santiago onun kendisini terk ettiğini sanıyor. Ancak kısa süre içerisinde olayların göründüğü gibi olmadığını ve Ivy'nin aslında tehlikede olduğunu anlıyor. Bu noktadan sonra kitap boyunca Santiago'nun Ivy'yi bulma çabasını okuyoruz. İkinci kitapta beni en çok sinirlendiren şey Santiago'nun Ivy'ye sürekli güvenmemesiydi. Bu kitapta ise karakter gelişimi açısından biraz daha farklı bir Santiago görüyoruz. İlk defa intikam hırsı ile Ivy'ye olan duyguları arasında ciddi şekilde sıkışıp kalıyor. Yıllardır peşinden koştuğu intikamı almak istiyor ama bir yandan da Ivy ve doğacak bebeğini kaybetme korkusu yaşamaya başlıyor. Kitabın büyük kısmı da aslında bu iç çatışma üzerine kurulmuş. Ivy ise artık önceki kitaplardaki kadar pasif değil. Yaşadığı her şeyden sonra daha güçlü bir karakter hâline geliyor. Kaçırıldığı süreçte hem kendisini hem de bebeğini korumaya çalışıyor. Aynı zamanda hayatındaki gerçek canavarın yalnızca Santiago olmadığını fark etmeye başlıyor. Çünkü onu yıllardır manipüle eden, kullanan ve olayların arkasında duran kişiler birer birer ortaya çıkıyor. Kitap boyunca birçok sır açığa çıkıyor. Santiago'nun yıllardır peşinde olduğu intikam planı, ailesiyle ilgili gerçekler ve perde arkasında olayları yöneten kişilerin kim olduğu öğreniliyor. İkinci kitabın sonunda şüphelendiğimiz birçok şey doğrulanırken yeni ihanetler de ortaya çıkıyor. Bu nedenle üçüncü kitap, ilk iki kitaba göre çok daha hareketli ilerliyor. Serinin en önemli noktalarından biri Santiago'nun değişimi. İlk kitaplarda yalnızca öfke, nefret ve intikamla hareket eden bir karakterken burada ilk defa Ivy'yi gerçekten
Kalbin DirilişiA. Zavarelli · Prime Kitap · 2025133 okunma
Kitap özeti ve yorumudur SPOİLER!!
6/10
·320 syf.··
2026 26. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:00
Ruhun Yakayışı serisinin ilk kitabını açıkçası hiç sevmemiştim. Hatta okuduğumda birçok şeyi anlamadığımı bile söyleyebilirim. Buna rağmen seriye bir şans daha vermek istedim çünkü çok fazla sevilen ve önerilen bir seriydi. İkinci kitap, ilk kitaba göre kesinlikle daha iyiydi. Peki çok mu iyiydi? Hayır. Okunmasa da olur muydu? Bence evet. Ancak yine de ilk kitaptan daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Üstelik sadece konu açısından değil, yazarın yazım dili açısından da geliştiğini hissettim. Anlatım daha akıcıydı ve okuması ilk kitaba göre daha rahattı. İlk kitabın sonunda Santiago'nun zehirlenmesiyle olaylar yarım kalmıştı. Ivy, onu kimin zehirlediğini biliyor olmasına rağmen Santiago kitap boyunca onu asla dinlemiyor. Sürekli olarak kendisini açıklamaya çalışıyor, onu zehirleyen kişinin kendisi olmadığını ve olayın arkasında başka şeyler olduğunu anlatmaya çalışıyor. Ancak Santiago hiçbir şekilde ona inanmıyor. Açıkçası bu durum beni oldukça sinirlendirdi. Kitap boyunca Ivy sürekli kendini aklamaya çalışırken Santiago'nun hiçbir şeyi anlamaması bana oldukça mantıksız geldi. Güçlü, zeki ve her şeyi kontrol eden biri olarak anlatılan bir karakterin bu kadar kör olması zaman zaman sabrımı zorladı. Kitabın büyük bir kısmında çok fazla olay yaşandığını söyleyemem. Daha çok Santiago ve Ivy arasındaki konuşmaları, Ivy'nin kendisini savunma çabalarını ve Santiago'nun buna karşı direnmesini okuyoruz. Bu nedenle bazı bölümler bana oldukça uzun geldi. Ancak kitabın sonlarına doğru olaylar hareketlenmeye başlıyor. Ivy hamile kalıyor. Açıkçası kitap boyunca bunun için ne kadar uğraştıklarını gördüğümüz için bu gelişme çok da şaşırtıcı olmadı. Bu süreçte Santiago, Ivy'yi kaybetmeye başladığını fark ediyor ve yavaş yavaş ona karşı olan tavrını değiştirmeye başlıyor. Sürekli
Günahın SilinişiA. Zavarelli · Prime Kitap · 2025198 okunma