_Lord Byron_
_Ey güzel okur! Bir kez burnunu uzattığın bu sayfaların içinden bir daha çıkamayacağına ant içerim!
_Tabuttaki ceset gibi yalnızdım. Yalnızdım bir bulut gibi. Yalnızlık dediğim haremindeki sultanınkidir. Mağarasındaki bir münzevinin değil. Hava saydam, gök mavi ve toprak kıvançlıyken, görünmekten hoşlanmayan, çatık kaşlı bulut gibi yalnızdım. Ben kendim de severim yalnızlığı. Ancak isterim ki iyi anlaşılsın bu.
_Herkes gerçekleşmesini çok istediği şeylere inanmaya meyillidir. Bu ister bir loto bileti, ister cennete gidiş bileti olsun.
_Anlat onlara giden gençliğin bir daha geri gelmeyeceğini ve kiraladıkları alkışlarla düze çıkamayacağını ülkenin!
_Herkes satılıktır nasıl olsa. Tutkularını bilirseniz eğer. Satın alabilirsiniz kimini güzellikle. Kimini mal mülk, çoğunu da parayla. Kraldan soytarıya dek herkesin bir fiyatı vardır nasılsa.
_Hayatta önemi olan yalnızca dört soru vardır. Kutsal olan nedir? Ruh neden oluşmuştur? Neyin uğruna yaşanmalı? Ve neyin uğruna ölünmeli? Dördünün de cevabı aynıdır: Yalnızca Aşk
_Savaş borusu değil, Aşk kemanı duyuluyor burada.
_Ah Aşk! Kötülüğün Tanrısı sensin ya yine de Şeytan diyemeyiz sana.
_Dostluk aşka dönüşebilir, hep tanık oluruz buna. Ama aşk hiçbir zaman dönüşmez dostluğa.
_Aşk'ın evliliğe dönüşü, şarabın sirkeye dönüşmesi gibidir -sıkıcı, ekşi, basit bir içkiye- Zaman geçtikçe göklere yaraşır tadı keskinleşir. Ve ev işlerinde kullanılan sıradan bir maddenin tadına dönüşür.
_İlk tutkusunda kadın âşığını sever ya sonrakilerin hepsinde Aşk'tır sevdiği.
_Suskun bir kadın sessiz bir fırtınadır.
_Kadınların değişmez yazgısı hep aldatılmaktır. Ağlayan kalpleri yitirir umudu tanrılaştırdıkları erkekten.
_Mutluluğu tatmanın tek yolu onu paylaşmaktır çünkü mutluluk ikiz olarak doğar.
_Gece, kadınlarla yıldızları güzel