Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
@sorguletios
Proleterleşmeye çalışan Küçük Burjuva
Sosyoloji 2.Sınıf
Dersim / Ankara
Ankara, 31 Aralık 2002
143 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Komünist partileri olmadan sadece ulus olarak kabul edilmeyi hedefleyen milliyetçi hareketler gelişir, sömürge olmaktan yarı-sömürge durumuna geçilir ve emperyalizme bağımlı uluslar olarak kalınır veya bazı durumlarda sadece bir efendinin yerine bir diğeri geçirilir. Bunu, örneğin İngiltere veya Fransa ile bağı olan çeşitli hareketlerde gördük. Bazı durumlarda ise silahlı mücadeleler, sorunu BM'nin çözmesi veya karara bağlaması için geliştirilir, örneğin Kıbrıs. Dolayısıyla sorun, sadece silahlı mücadele değildir. Sorunun özü Halk Savaşı, komünist parti ve Marksizm-Leninizm-Maoizmdir. Bununla birlikte, bütün bu hareketler emperyalizme karşı mücadeleye güç katarlar ama onun kökten ortadan kaldırılmasına ancak Halk Savaşı yürütmekte olan bir komünist parti önderliğinde hizmet edeceklerdir.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Günümüz Çin'in durumu
El Diario: Çin'in bugünkü önderliğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Karşı-devrim saflarındalar mı? Çin halkının kurtuluş yolu ne olacaktır? Başkan Gonzalo: Çin'in bugünkü önderliği revizyonist bir önderliktir ve gerçekten kepaze bir şahsiyet tarafından eski ve çürümüş revizyonist Teng Si- ao-ping tarafından yönetiliyor. Büyük Proleter Kültür Devrimi sırasında maskesi tümüyle düşürülmüş ve Lui Şao şi'nin sağ kolu, açıktan açığa bir reviz- yonist olarak dünyanın gözleri önünde teşhir olmuştu, bugün de kepaze bir revizyonist olmaya devam etmektedir. Eskiden sosyalist bir ülke olan Çin'i hızlandırılmış ve dizginsiz bir kapitalist restorasyona götüren Teng'dir. Şunu da belirtmek yerinde olacaktır ki bugün Gorbaçov'un ortaya attığı görüşler bile kendi şartlarına uygun olarak Teng tarafından daha önce ortaya atılmıştı. Hangi kamptalar? Çin, bir dünya gücü olarak hareket etmektedir, diğer emperyalist güçler ve süper güçlerle iş birliği içinde, uyguladıkları politika budur. Onların rüyası gelecek yüzyılda bir süper güç olmaktır, bu onların rüyasıdır. Diğer durumlarda olduğu gibi, bu durumda da çıkış yolu devrimdir, Halk Savaşıdır. Hatırlayalım ki muhteşem yaşamının sonunda Başkan Mao, Çiang Çing yoldaşa devrimin bayrağını kaldırıp doruğa ulaşabileceğini öğütleyerek şuna işaret etmişti: Eğer bunu başaramazsanız yere yuvarlanacaksınız, kemikleriniz kırılacak ve gerilla savaşını bir kez daha vermeniz gerekecektir. Çözümü, Mao bize vermiş bulunuyor. Bir şiirde geçiyor, metnini iyi hatırlamıyorum ama fikirler bunlardı. Esas nokta gerilla savaşını, Halk Savaşını yeniden vermek gerektiğidir.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Yoldaş Stalin hakkında revizyonistler birçok şey söylüyor ve ona saldırıyorlar. Ancak ona sayısız hatalar mal edilerek ve küçük düşürerek başkalarının da buna katılması acınacak bir rezilliktir. Yoldaş Stalin'in büyük bir ML olduğu görüşündeyiz. Başkan Mao'nun onun hakkında söyledikleri doğrudur. Hataları yüzde otuzdur ve hatalarının kaynağı diyalektiği kavramadaki eksiklikleridir. Ama hiç kimse onun büyük bir Marksist olduğunu inkâr edemez. Dolayısıyla Gorbaçov ve hempalarının Stalin'e karşı saldırıları, kendilerine komünist diyerek yoldaş Stalin'e saldıran ve onu küçük düşürenleri düşündürmelidir. Bu tesadüfler hakkında iyi düşünmelidirler, bu saldırıların ardında önemli bir şey vardır.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Başkan Gonzalo: Toprak sorunu temeldir çünkü tartıştığımız diğer meselelerin yanı sıra, demokratik devrimde gerçekten çözülmesi gereken sorun budur. Yaptığımız, yarı-feodal üretim ilişkilerinin yıkılması ve toprağın köylülüğe, esas olarak yoksul köylülüğe, sonra orta köylülüğe dağıtılmasıdır. Bir miktar toprak artmışsa veya doğru olduğuna karar verilirse toprak zengin köylülere verilebilir, aynı şekilde doğru ya da gerekli ise yeterince toprak yoksa zengin köylülerden toprağı alabiliriz. Toprak ağaları konusunda dahi Başkan Mao'nun öğrettiği gibi eğer çalışmak istiyorlarsa halk deyimiyle bırakın ekmeği alınlarının teriyle çalışıp kazansınlar, böylece sırf kirayla yaşamayıp toprağı işlemenin ne anlama geldiğini öğreneceklerdir. Siyasetimiz budur.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Görüşümüzce bir üçüncü tür devrim daha vardır. Başkan Mao'yu ve ÇKP'nin kararlarını inceleyince proletarya diktatörlüğü altında devrimin devam ettirilmesi olarak Büyük Proleter Kültür Devrimi'nin önemini giderek daha iyi anlıyoruz. Bu vazgeçilmezdirn-onsuz devrim komünizme doğru yürüyüşüne devam edemez. Art arda kültür devrimleri olacağı görüşündeyiz ancak bu kültür devrimlerinin pratikte şekillenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Başkan'ın tezlerini ve ÇKP'nin muhteşem tecrübelerini temel almamız gerekmesine rağmen bunları kendi gerçekliğimize uygulamak zorundayız -bu konuda da dogmatizme karşıyız. Mekanik olamayız, aksi takdirde Maoizme ters gitmiş oluruz. Bir komünist parti olarak tek bir amacımız olduğu görüşündeyiz: Komünizm. Ama komünizme -tekrarlamamı mazur görün- ya yeryüzündeki herkes birlikte varacaktır ya da hiç kimse varmayacaktır. SSCB'de 1980 yılına kadar komünizmin kurulacağını söyleyen Kruşçev'in revizyonist tezlerine mutlak surette karşıyız. Başkan Mao, komünizm aşamasına ya herkesin birlikte gireceğini ya da hiç kimsenin girmeyeceğini yeniden teyit etmiştir. Bu nedenle devrimimiz kopmaz bir şekilde dünya devrimine bağlıdır. Bu bizim nihai ve kesin amacımızdır. Her şey aşama, adım, dönemdir. Komünizme ulaşmanın oldukça uzak olduğu görüşündeyiz. Başkan Mao'nun doğru bir bakış açısına sahip olduğuna inanıyoruz.
Sayfa 78·Kitabı okudu