"Ahmet, bırak şu silahı!" "Babam silah mı alıyor?" "Sorma, babi! Çocuklarla dans edeceğimizi duydu. Öfkeyle fırladı yukarı. Engel ol şu adama, lütfen." "Korkma, kızım. Bu devirde öyle şey mi olurmuş?" Üst kata doğru koşar adım çıkarken, "Baba!" diye bağırdı. "Bir silah da bana ver!"
Alıntı
devam etmeli değil miydi, sormaya, cevap aramaya... Ama insan bazen kafasındaki milyon soruya rağmen cevaplardan korkar ve cahilliği acı bir bilgeliğe tercih ederdi. Hatta bazen değil, genelde böyle olurdu.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bazı boşluklar temasla dolar Bir dosta sarılmayı özlüyorum, sorma.
Sık sık, hayatın kökeni nedir, diye soruyordum kendi kendime. Bu her zaman gizem olarak kabul edilmiş, cüretkâr bir soruydu; lakin korkaklık ya da umursamazlık sorularımızı kısıtlamasa, o kadar çok şeyi öğrenmenin eşiğindeyiz ki aslında.
Sayfa 52 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları. 10. Baskı.·Kitabı okuyor
Hayata Dair
... Bana adres sorma! Aşkı sevdayı tarif edemem Ben yanlış adreste aradım Senin de gözlerin kör olmuş,açamam...
"Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. Aşk'ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde."
Sayfa 415