Hiç çocuk olamamış momo ve onun hikayesi
9/10
·197 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 23:28
Romain gary in emile ajar takma adıyla goncourt edebiyat ödülünü tekrar kazandığı eserdir onca yoksulluk varken. Hayat kadınlığı yapan bir yahudi ile Arap bir çocuğun hikayesini Arap çocuğun ağzından dinliyoruz. Aldığı ödülün hikayesi ile de hayli ilginç olan bu kitabı yetişkin birinin yazdığını bilmesem kesinlikle bir çocukla yapılan bir söyleşiden alınmış zannedeceğim. Yazarın çocukların kitabın ortasından, içlerinden geldiği gibi ve konudan konuya atlayarak konuşma alışkanlığını iyi analiz etmiş ve karaktere de yansıtmış. Hayatın olağan akışı içerisinde yetişkine yetişkin repliği, çocuğa da çocuk repliğini bu kadar doğal şekilde vermek her yazarın yapabileceği bir yazım becerisi değildir. Oldukça fazla alıntı yapılacak paragraflara sahip çok yürek parçalayıcı bir eser. Hayat kadınlığını özendiren günümüz modern medyasına kanan herkesin gerçekleri görmesi için okuması gereken bir kitap.
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Agora Kitaplığı · 20095,8bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 6. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 23:02
Biraz uzun fakat özetler nitelikte bir inceleme bırakıyorum. Kitap bir pasaj bölümünden, ek ve söyleşiden oluşuyor. Pasajda, giriş bölümünden itibaren aşkın temelinin cinselliğe bununda temel düşüncesinin insanın üreme ihtiyacına dayandığına kanaat getiriyor. Bu günümüz için tamamen farklı bir perspektif olduğu için beraberinde getirdiği farklı amaçlar var: kendisine eksik olanı başka (aşık olduğu kişide) bulup doğacak çocuğu daha iyi yaparak türü daha iyi hale getirme. Bir nevi mükemmeliyetçi denilebilir. Hatta o kadar ki tasnifini dahi yapmış. Tabi bunlar günümde karşılık bulmuyor. Erkeğin tabiatı gereği (üreme istenci) cinselliği sonrasında farklı kadınlara yönelme eğiliminde olduğu, kadının ise daha sadık olduğunu ifade ediyor. Ve kadının doğal erkeğin yapay sadakati olduğunu söyler. Bunun haricinde insanlığın aslının siyahi olduğunu da iddia ediyor. Aşkın erkeği ne denli kör ettiğini bütün olumsuzlukları görmezden geldiğini söyler. Ta ki cinsel birlikteliğe kadar. Sonrasında ise "istenmeyen bir arkadaş" olarak nitelendirir. Ki bu birliktelikte aslında pek zevkli falanda değildir. Kişi o ana kadar çok zevkli olduğunu düşünür. Sonucunda da hayal kırıklığı kaçınılmazdır. Ek kısmında oğlancılıga değinir. İnsanlığın her döneminde en azından gizliden gizliye olduğunu belirtir. Yunanlardan oldukça normal hatta övünülecek bir durum olduğunu, bazı filozoflarla alıntı yaparak örneklendirir. Bunun sebebi de doğanın ehvenişer (kötünün içindeki iyi ) olanı seçmesidir. Oğlancı olan kişiler ise çocuk yapmaya sağlığı müsait olmayan (bunlar genç(toy ve bilinçsiz) ve yaşlılardan oluşur) kişiler çocuk yaparsa tür kötüye gideceğinden mütevellit doğa bu kişileri "oğlancı" yapar. En yoğun kısmı ise söyleşi zira burada kadınları feci şekilde yerer. Özellikle
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Sel Yayıncılık · 202416,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·288 syf.··
2026 6. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 14:51
Kitaptaki neredeyse her cümlenin altını çizmek istediğimden o kadar çok alıntılama yaptım ki... bu kitaba ilber hoca'nın vefatından sonra başladım. Keşke daha önce okuma fırsatım olsaydı. Satırlar akarken sanki bir nehir akıyor ve o nehirden akan her damlayı yudumlamam gerekiyormuş gibiydi. İlber Ortaylı’nın Yenal Bilgici ile gerçekleştirdiği söyleşiden çıkmış bir kitap bu ama öyle klasik kişisel gelişim kitaplarından çok farklı bir yerde. Kitap, "Şunu yaparsan başarılı olursun" gibi içi boş formüller sunmak yerine, ömrünü tarihe, seyahate ve öğrenmeye adamış bir entelektüelin kendi yaşam muhasebesini ve gözlemlerini aktarıyor. Kitabı okurken İlber ortaylının sesiyle okuyorsun zaten. Ortaylı, insan ömrünü keskin dönemlere ayırıyor ve her dönemin hakkının verilmesi gerektiğini söylüyor. Özellikle 15-25 yaş arası döneminde atılan temellerin, öğrenilen dillerin ve yapılan seyahatlerin insanın tüm geleceğini nasıl şekillendirdiğini kendi hayatından örneklerle harmanlaması da daha sıcak hissettiriyor insana. Kişisel gelişim kitaplarındaki sloganlar gibi değil yani. Baya baya yaşanmışlıkların tecrübelerin konuştuğunu anlıyorsun. Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri, "konfor alanından çıkma" vurgusu oldu. Hoca, gençlerin ve yetişkinlerin sadece bildikleri, rahat ettikleri çevrelerde kalmasını büyük bir kayıp olarak görüyor. Ona göre yaşamak; bilmediğin bir şehre gitmek, harita okumayı öğrenmek, gerekirse aç kalmak ama o sokakları yürüyerek keşfetmektir. Ama gel gelelim mevcut ekonomik koşullarda gençlerin değil bir ülkeyi hakkıyla gezip görmesi, ülke sınırından çıkması bile çok zor. Keşke herkes imkan bulsa da bu tavsiyeleri yerine getirebilse. Ama yine de vizyonu çok geniş bir yere koyuyor bu görüşler. O yüzden çok değerli. Ben dediğim gibi çok yerin altını çizdim.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,3bin okunma
10/10
·320 syf.··
2026 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 13:23
Acar Baltaş hocanın kitabı Mert İnan ile yapılan söyleşiden oluşuyor. Pek çok farklı konu ele alınmış. Hocanın bilgisi, tecrübesi sayfalarda kendisini gösteriyor. Açıkcası ben beğendim, konulara ilgili duyanların, öğretmenlerin, öğrencilerin okumasını tavsiye ederim.
Hayat ve İnsan
Hayat En Çok İyileri KırarAcar Baltaş · Kronik Kitap · 2024737 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 28. kitabı
Derde Deva Randevu’nun konusu, Murat Menteş’in 11 üstatla yaptığı hayali bir söyleşiden ibarettir. Bu 11 üstat; hem edebiyat dünyasından hem de düşünürler arasından seçilmiş isimlerdir. Her birinin kendine özgü üslubuna göre sorular sorulup yanıtlar alınır. Çok güzel kurgulanmış bir kitap. Bir roman değil; sorulan sorular ve verilen cevaplar üzerinden ilerliyor. Bu yönüyle hem okuyanı düşündürüyor hem de mizahi dili sayesinde eğlendiriyor. Ben çok beğendim, herkese tavsiye edebilirim. Güzel bir kitaptı. Bu kitap bir serinin parçasıymış; sanırım serinin devamını da okuyacağım.
Derde Deva RandevuMurat Menteş · April Yayıncılık · 20193,888 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 23:47
Sevgili Yıldız Ramazanoğlu'nu lise yıllarımda tanımıştım. Okulumuza bir söyleşiye gelmişti, kütüphanemizde ön sıralardan onu dinleme fırsatım olmuştu ve o günlerden beri çok okumadığım ama takip ettiğim ve tinsel bir bağ hissettiğim bir yazar oldu. Lise yıllarımdaki o söyleşiden şöyle bir sözünü not almışım: "50 katlı bina yaparak insanların gökyüzünü çalıyorsun". Bu yıl annemin kitaplığında Kırmızı isimli kitabını görüp en sevdiğim renk olmasının etkisiyle okudum Yıldız Ramazanoğlu'nu. Geçip Giden Şeyler kitabına ise kapağının zarif ve sakin havası beni çekmiş olacak, almak ihtiyacı hissettim. Alır almaz da başladım. Tinsel bağdan söz etmiştim ya, bazı kadın sanatçılarla bu bağ kuruluveriyor elimde olmadan. Geçip Giden Şeyler 11 öyküden oluşan bir kitap, her öyküde türlü hayvanların bize eşlik ettiği. Tabiatla çok içiçe hissettiren bir okuma yolculuğu. Sanki bitkilerin ve hayvanların dilini konuşuyor yazar, onlarla derin bir bağ kuruyor. Hem kendimizle, hem de yeryüzüyle olan ilişkimiz üzerine yolculuklara da çıkarıyor bizi okuyucu olarak. Gülperi'ye isimli hikayesi çok derinlerden ruhuma dokundu ve gözlerimden pıt pıt yaşlar dökülüverdi. Kadın dayanışmasına dair, direnişe dair, barışa dair ve daha nelere nelere dair. Gülperi'ye diyor ama sevgili kızı Gülsüm'e sesleniyor sanki. Başka bir ülkede yaşayan ve belki de pek çok zaman hasretini çektiği kızına. Kadın dayanışmasından, örgütlenmesinden, biricik kızına bahsediyor. Hem neşesini hem yasını onunla paylaşıyor. Emekten, mutfaktan, barıştan, kadınların çabasından bahsediyor. Ve ben çok içimde bir yerlerde hissediyorum bunu. Yazar da hissediyor. Kızı da hissediyor. Aynı yolda yürüdüğümüz bütün kadınlar da hissediyor.
Geçip Giden ŞeylerYıldız Ramazanoğlu · İz Yayıncılık · 20257 okunma