İkinci Durak: Büyük Beklentiler ve Varislerin Oyunu
Puan vermedi·466 syf.··
2026 2. kitabı
Kemerleri bağlayın, çünkü bu sefer ilk gönderimizdeki o bulutların üzerindeki toz pembe havadan biraz uzaklaşıyor, iki admin olarak bizi biraz yoran, beklentilerimizin biraz uzağına düşen bir diyara, Wisteria’ya gidiyoruz. Blogumuzun ikinci ortak okuma kitabı, adından sıkça söz ettiren Adora Yağmur’un çok konuşulan Varislerin Oyunu oldu. Sosyal medyada o kadar çok önümüze çıktı ki, iki fantastik kurgu aşığı olarak "Tamam," dedik, "İşte aradığımız o macera!" Büyük krallıklar, prensler, prensesler ve suikastçılar... Kulağa şahane geliyordu. Ama dürüst olalım; sayfaları çevirdikçe aradığımız yüksek fantastik atmosferi tam olarak bulamadık ve bu sefer iki admin ortak bir "keşke" noktasında buluştuk. Biz kitabın kapağını açarken bizi büyüyle, derin dünya tasarımlarıyla saracak epik bir fantastik kurgu umuyorduk. Ancak karşımıza daha çok; prenslerin, prenseslerin ve onların peşindeki katillerin kapana kısıldığı devasa bir "kraliyet akademisi" ya da bir nevi saray entrikası çıktı. Kötü mü? Bu tarz içerikleri sevenler için belki sürükleyici olabilir ama bizim hayal ettiğimiz o yüksek fantastik atmosfer bu değildi maalesef. Gelelim bizi en çok yoran konuya: Karakter enflasyonu! Kitapta tam 24 krallık ve dolayısıyla bir sürü varis var. Karakter sayısı o kadar fazla ki, tam birine alışmaya çalışırken, onun iç dünyasını kafamızda canlandırmaya fırsat bulamadan karakter şok bir suikasta kurban gidiyor! Bu hızlı ölüm kalım döngüsü bizi hikâyeye bağlamaktan ziyade sürecin içine girmemizi biraz zorlaştırdı. Yiğidi öldürüp hakkını yemeyelim; yazarın hakkını teslim etmemiz gereken yer, kitabın temposunu hiç düşürmemesi ve olay örgüsünü bir şekilde akıcı tutabilmesi. Katili tahmin etmeye çalışmak, o gizem havası merak uyandırıyor. Ama kurgudaki bazı mantık boşlukları
Vârislerin OyunuAdora Yağmur · İndigo Kitap · 20233,701 okunma
"Maskelerin ardındaki insan."
5/10
·416 syf.··
2026 12. kitabı
Felsefe ile psikoterapinin tıp tarihi zemininde bu kadar kusursuz evlendirildiği bir başka eser var mıdır, emin değilim. Irvin Yalom, "Nietzsche Ağladığında" ile sadece kurgusal bir roman yazmamış; adeta okurun ruhuna, kendi hayatını sorgulatacak aynalar yerleştirmiş. Kitap, Lou Salomé’nin ricasıyla ümitsizliğe çare arayan Dr. Josef Breuer ile yalnızlığı bir zırh gibi kuşanan filozof Friedrich Nietzsche’nin yollarının kesişmesini konu alıyor. Ancak hikaye ilerledikçe kimin doktor, kimin hasta olduğu birbirine karışıyor. Karşılıklı bir "akıl düellosu" olarak başlayan diyaloglar, bir süre sonra iki insanın en çıplak, en savunmasız halleriyle yüzleştiği bir ruh ortaklığına dönüşüyor. Benim için kitabın kalbini oluşturan birkaç temel sarsıntı şunlar oldu: Saplantılar ve Yaşanmamış Hayatlar: Dr. Breuer’in Bertha saplantısı ile Nietzsche’nin Lou Salomé tutkusu... Yalom bize çok net bir şey gösteriyor: Bir başkasına duyulan aşırı saplantı, aslında insanın kendi içindeki boşluktan, yaşayamadığı gençliğinden ve ölüm korkusundan kaçma çabasıdır. Amor Fati (Kaderini Sevmek): Kitap boyunca kulaklarımızda çınlayan o soru: "Böyle bir hayatı, her detayıyla sonsuza kadar aynen tekrar yaşamayı ister miydiniz?" Kendi seçimlerinin sorumluluğunu alamayan, hayatını toplumun veya evliliğin sınırlarına hapsolmuş hisseden Breuer üzerinden, aslında hepimizin özgürlük korkusu yüzümüze vuruluyor. Yalnızlığın İki Yüzü: Nietzsche’nin o gururlu, kimseye muhtaç olmak istemeyen duvarlarının arkasında aslında ne kadar büyük bir "anlaşılma" açlığı olduğunu görmek can yakıcıydı. Onun ağlaması, zayıflık değil; insanın kendi sınırlarını ve incinebilirliğini kabul ettiği o muazzam özgürleşme anıydı. Üslup üzerine: Dönemin Viyana atmosferi, genç Sigmund Freud'un ayak sesleri ve satır aralarına
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·184 syf.··
2026 20. kitabı
*Oruç Aruoba* [1947-2020] felsefeci, yazar. Sözleri çok derin, sade ve düşündürücü. İşte en bilinenlerinden birkaç tanesi: *Hayat ve Varlık Üzerine* - *"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz."* - *"Var olmak, yok olmaya karşı koymaktır."* - *"İnsan, kendi kendinin tanığıdır."* *Dil ve Düşünce Üzerine* - *"Sözcükler, düşüncenin evidir."* - *"Anlamak, aynı yerde durmaktır."* - *"Söyleyemediğimiz, biziz aslında."* *Zaman ve An Üzerine* - *"An, zamanı delen noktadır."* - *"Geçmiş diye bir şey yoktur. Hep şimdi vardır."* - *"Beklemek, zamanı kendine düşman etmektir."* _Yakınları_ ve _Aşkın Halleri_ kitapları sözleriyle en çok bilinenleri. Hangi kitabından ya da hangi konu üzerine söz istiyorsun?*Oruç Aruoba* [1948-2020] - Felsefeci, yazar, çevirmen. Sözleri kısa ama insanın içine işler. Dil ile düşünce arasındaki çatlaklara bakar 35ea İşte en çok sevilen sözlerinden bazıları: *Özlem, Yalnızlık, Zaman Üzerine* - *"Özlem, uzaklığın ayıramadığıdır."* - *"Özlemin varlığı, yok oluşu içindir; ama yok olamadığı için, var olur."* - *"Özlemin tek bir düşmanı vardır: zaman... Zaman, özlemin Medusa'sıdır."* - *"Yalnızca içteki yakındır; başka herşey uzak."* 80dc71e3 *İlişkiler ve İnsan Üzerine*
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,6bin okunma
Puan vermedi·704 syf.··
2026 22. kitabı
*Oruç Aruoba* [1947-2020] felsefeci, yazar. Sözleri çok derin, sade ve düşündürücü. İşte en bilinenlerinden birkaç tanesi: *Hayat ve Varlık Üzerine* - *"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz."* - *"Var olmak, yok olmaya karşı koymaktır."* - *"İnsan, kendi kendinin tanığıdır."* *Dil ve Düşünce Üzerine* - *"Sözcükler, düşüncenin evidir."* - *"Anlamak, aynı yerde durmaktır."* - *"Söyleyemediğimiz, biziz aslında."* *Zaman ve An Üzerine* - *"An, zamanı delen noktadır."* - *"Geçmiş diye bir şey yoktur. Hep şimdi vardır."* - *"Beklemek, zamanı kendine düşman etmektir."* _Yakınları_ ve _Aşkın Halleri_ kitapları sözleriyle en çok bilinenleri. Hangi kitabından ya da hangi konu üzerine söz istiyorsun?*Oruç Aruoba* [1948-2020] - Felsefeci, yazar, çevirmen. Sözleri kısa ama insanın içine işler. Dil ile düşünce arasındaki çatlaklara bakar 35ea İşte en çok sevilen sözlerinden bazıları: *Özlem, Yalnızlık, Zaman Üzerine* - *"Özlem, uzaklığın ayıramadığıdır."* - *"Özlemin varlığı, yok oluşu içindir; ama yok olamadığı için, var olur."* - *"Özlemin tek bir düşmanı vardır: zaman... Zaman, özlemin Medusa'sıdır."* - *"Yalnızca içteki yakındır; başka herşey uzak."* 80dc71e3 *İlişkiler ve İnsan Üzerine*
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
Puan vermedi·430 syf.··
2026 24. kitabı
Belki üstümüzden bir kuş geçer *Oruç Aruoba* [1947-2020] felsefeci, yazar. Sözleri çok derin, sade ve düşündürücü. İşte en bilinenlerinden birkaç tanesi: *Hayat ve Varlık Üzerine* - *"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz."* - *"Var olmak, yok olmaya karşı koymaktır."* - *"İnsan, kendi kendinin tanığıdır."* *Dil ve Düşünce Üzerine* - *"Sözcükler, düşüncenin evidir."* - *"Anlamak, aynı yerde durmaktır."* - *"Söyleyemediğimiz, biziz aslında."* *Zaman ve An Üzerine* - *"An, zamanı delen noktadır."* - *"Geçmiş diye bir şey yoktur. Hep şimdi vardır."* - *"Beklemek, zamanı kendine düşman etmektir."* _Yakınları_ ve _Aşkın Halleri_ kitapları sözleriyle en çok bilinenleri. Hangi kitabından ya da hangi konu üzerine söz istiyorsun?*Oruç Aruoba* [1948-2020] - Felsefeci, yazar, çevirmen. Sözleri kısa ama insanın içine işler. Dil ile düşünce arasındaki çatlaklara bakar 35ea İşte en çok sevilen sözlerinden bazıları: *Özlem, Yalnızlık, Zaman Üzerine* - *"Özlem, uzaklığın ayıramadığıdır."* - *"Özlemin varlığı, yok oluşu içindir; ama yok olamadığı için, var olur."* - *"Özlemin tek bir düşmanı vardır: zaman... Zaman, özlemin Medusa'sıdır."* - *"Yalnızca içteki yakındır; başka herşey uzak."* 80dc71e3 *İlişkiler ve İnsan Üzerine*
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma
Puan vermedi·%0 (1/225 syf.)·
"Kimse sahip olmadığı bir şeyi başkasına veremez." Kim bilir kaç kez duymuşumdur. İnsan olaylara maddi olarak baktığında herbir söz her bir davranış o kadar sıradan gelmeye başlıyor ki. En basitinden bunu ne zaman duysam tabiki veremezsin der geçerim. Fakat konu adalet, kul hakkı, sevgi.. gibi soyut kavramlara gelince ne demek istediğim daha net anlaşılmaya başlıyor.. Hâla coğrafyanın kader olduğunu mu düşünüyorsunuz. Yorumlarda buluşalım..
Duygu ve Düşünce
Türkiye'de Yargı YokturOrhan Gazi Ertekin · Tekin Yayınevi · 20149 okunma