1/10
·456 syf.·
2026 2. kitabı
SPOİLER! Hayatım boyunca okuduğum en kötü kitap. Yazılmış olmak için yazılmış gibi. John'un babası geçmişte seri katilmiş ve sadece bunu biliyoruz. Yaptığı şeyleri bilmiyoruz, John'un travmalarını bilmiyoruz. Sürekli olarak bahsedilen bir gerçek suç belgeseli var ama onun hakkında da bir şey bilmiyoruz. 450 sayfa boyunca "babam gibi olmak istemiyorum" diyor ama bunun haricinde bir şey demiyor. Neden baban gibi olmak istemiyorsun? Bana bunu açıkla. Kanlı videolar çekip bunu etkileyici bulan birisinin katil olmak istemiyorum demesi hiç de samimi değil. İki karakteri de bu fetişe sahip olacak ciddi travmaları vardı ama bunların hepsi sözde kalıyordu. İlk 200-250 sayfa yine konuyla alakalıydı. Maskeli adam ve onu bulmaya çalışan kız. Sonrası sadece kitap uzasın diye yazılmış gibiydi. Bir anda katil oldular, o cesetten kurtuldular falan filan. Genel olarak çok kötü bir kitaptı. Normalde bir kitaba "çok kötü" demek beni rahatsız eder ama bu kitaba daha uygun bir tanım bulamıyorum.
Işıklar SöndüğündeNavessa Allen · İndigo Kitap · 2025564 okunma
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Kitap, Hasan Sabbahin dini öğretilerle fedailerinin beyinlerini nasıl yıkadığını anlatıyor. Nizamülmülk suikasti öncesi fedailere haşhaş verilerek Fedailer, Hasan Sabbahin eğittiği hurilerle süslenmiş cennet bahçelerine sokuluyorlar. Böylece Sabbahin gerçekten de elinde cennetin anahtarını tutan bir peygamber olduğuna inanıyorlar.. Eser aslında sözde dünya düzeni için dinlerin kullandığı yöntemleri ağır bir şekilde eleştiriyor. Ve kitabın en çarpıcı noktalarından birisi; erkekler askeri bir eğitimle yüceltilirken kadınlar fedailerin cennete kavuşacağı inancını pekiştirmek için huri olarak yetiştiriliyor. Yani kadınlar bu inancın bir fantezisi bir nesnesidir:) Cenneti hak eden erkeklere bir ödül olarak sunulurlar. Kitabı okuyunca Hasan Sabbahin korkulan bir suikastciden çok daha fazlası olduğu anlaşılıyor. O inancı bir hedef değil hedefe giden bir araç olarak kullanan ilk insanlardan biriydi belki de. Ve bunu o kadar detaylı ve soğukkanlı bir şekilde yaptı ki insan bugün bile hayret ediyor. Kitabı lisede falan okumuştum ama hala çoğu detay aklımda yani dili anlatimi baya sağlam. Herkes okuyabilir bence
Düşünce
AlamutJames Boschert · Yurt Kitap Yayın · 20125,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·517 syf.·
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Ben benim. Ve kendi beğenilerimi insanların ortak yargılarına tabi kılmayacağım. Martin, yoksul ve eğitimsiz bir denizciyken kendini geliştirmeye çalışır. Toplum tarafından kabul görmek için büyük emek verir. Ancak zamanla insanların düşüncelerinin ve beğenilerinin sandığı kadar değerli olmadığını fark eder. Bu sözde Martin şunu savunur: Kendi kimliğini başkalarının onayına göre şekillendirmeyecektir. Çoğunluğun doğru kabul ettiği şeyler her zaman doğru değildir. İnsan, kendi aklı ve vicdanıyla karar vermelidir. Romanın trajedisi ise burada başlar. Martin önce toplumun kabulünü ister, sonra o kabulü elde eder; fakat bu kez de insanların onu gerçekten anlamadığını görür. Yani aradığı şey şöhret değil, anlam ve samimiyettir. Bu nedenle söz sadece bir özgüven ifadesi değil, aynı zamanda toplumun yüzeyselliğine karşı bir başkaldırıdır. Jack London'ın bireycilik anlayışını en net yansıtan cümlelerden biridir.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
10/10
·176 syf.··
2026 108. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:12
Bu kitap beni resmen ikiye böldü, bir yandan büyüledi bir yandan kafamı allak bullak etti, ama yazmadan duramadım. (İncelemem ucundan azıcık spoiler içeriyor, uyarıyorum…) Şunu en baştan söyleyeyim, Vişnenin Cinsiyeti tarif etmesi zor kitaplardan. Ne tam roman, ne masal kitabı, ne de oturup akıcı akıcı okuduğun klasik bir "şey". 17. yüzyıl Londra'sında geçiyor sözde -iç savaş, kralın idamı, veba- ama Winterson bu tarihsel taslağı masal, fantezi ve felsefeyle öyle bir örtüyor ki kitap hiçbir zaman gerçekten 17. yüzyıla "ait" olmuyor. Daha çok zamanın, bedenin ve kimliğin sınırlarında gezen bir hayal gücü güzellemesi çıktı önüme. Kitapta iki ses var, Winterson bunları bilerek birbirinin tam zıttı gibi kurmuş ve sonra o zıtlığı usulca bulandırmış. Köpekli Kadın... işte bu karakter beni fena yaptı. Devasa, çirkin, şiddet dolu, toplumun kıyısına itilmiş bir "canavar". Bir fili sektirebilecek ağırlıkta, dişlerini söktüğü adamları çuvala dolduran, sevgiyi bilen ama nasıl ifade edeceğini bilemeyen bir kadın. Ama dikkat etmemiz gereken şey bence şu, Winterson onu canavar yapıp bir kenara atmıyor, tam tersine onun sesi kitabın en komik, en sahici, en sarsıcı sesi. Bedeni "kadın nasıl olmalı" beklentilerine o kadar uymuyor ki, kadınlığın aslında doğal bir şey değil, dayatılan bir ölçü olduğunu resmen bedeniyle ispatlıyor. Onun grotesk bedeni başlı başına bir başkaldırı bence. Bir de Jordan var, bulup evlat edindiği çocuk. Hayalperest, ufka ve "bulunmayan" şeylere aşık biri. Gerçek yolculuklar da yapıyor ama asıl yolculukları içsel ve hayali. Ve burada Winterson'ın asıl numarası şu: dev bir kadın ve kırılgan, romantik bir erkek. Cinsiyet rollerini öyle bir tersine çeviriyor ki… Başlığın sırrını çözdüğüm an ise kitap bende bambaşka bir yere oturdu. En çok atlanan ama bence en
Vişnenin CinsiyetiJeanette Winterson · Kafka Kitap Yayınları · 20232,197 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 35. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:00
Sefile: Düşen bir kadının sessiz çığlığı ve toplumun suçu. Romanın merkezinde, saf ve masum bir genç kız olan Mazlume yer alır. Babası İhsan Efendi’nin ölümünün ardından yapayalnız ve beş parasız kalan Mazlume, bir anda kendini korumasız bir şekilde sokağın ve kötü niyetli insanların insafına bırakılmış halde bulur. Toplumun sözde "namuslu" kesimi bu yetim kıza el uzatmazken, ona kucak açanlar karanlık dünyanın insanları olur. ​Mazlume, çaresizliğinin ve saflığının kurbanı olarak, İkbal ve ardından Mihriban gibi figürlerin manipülasyonlarıyla yavaş yavaş ahlaki bir çöküşün, "sefilliğin" içine sürüklenir. Kendi iradesi dışında bir bataklığa itilen genç kızın en büyük trajedisi, bu hayattan nefret etmesine rağmen oradan çıkacak hiçbir ekonomik veya sosyal gücünün olmamasıdır. Hikâyenin ilerleyen kısımlarında Mazlume, İlyas adında bir gence aşık olur. Bu aşk, onun için bataklıktan uzanan bir kurtuluş halatıdır. Ancak "kirletilmiş" bir geçmiş, yeni ve temiz bir geleceğin üzerine her zaman siyah bir gölge düşürmeye mahkumdur..
SefileHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,861 okunma
Berbattı
1/10
·112 syf.··
2026 82. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 10:51
Kitaptaki yazılanlara şiir demek çok güç. Vaktinizi harcamak istemiyorsanız bu sözde şiir kitabını es geçin derim. Gerçekten berbattı. Zamanınıza yazık etmeyin.
Dağı ÖpmelerOğuz Tansel · Yapı Kredi Yayınları · 200630 okunma