Tamam Adam, öyle olsun. Büyükler güneşi uyandırmayı bilmezler. Belki tanrı ister de, yarın, güneş kendiliğinden doğuverir. Tüm dingin sonsuzluk için hep yaptığı gibi.
Bunun bir önemi yok, ben senin için şarkıma devam edeceğim, çünkü ne mutlu ki özlemin anlamını bilmiyorum hâlâ.
-''Bana yazar mısın?''
-''Nasıl yazayım?''
-''Doğru, annenle babanın gözü hep üstünde.'' İçimi bir sıcaklık kapladı.
-''Geceleri yıldızlara bak, özlem dolu mesajlarımı taşıyacaklar sana.''
-''Ya yağmur yağarsa?''
Ne desem bilemedim. Yağmur sahiden de mesajları ıslatır, hüzne boğar, ayrıca geciktirirdi.
''Durup baktığımda nasıl olduğuma
ve bana attırdığın o adımlara,
anlıyorum, bakınca ne olduğuma,
olabilirdim bundan kötü bin defa.
Öleceğim, vuruldum çünkü bilmeden,
isterse öldürmeyi çok iyi bilen
ve elbet bunu isteyecek olana.''