Special Coffee

Special Coffee
@specialcoffee
19 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
8/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2022 23:45
Zülfü Livaneli’nin okuduğum ilk kitabı Serenad. Kitabımız İstanbul Üniversitesi’nde çalışan Maya Duran’ın Alman asıllı Amerikalı profesör Maximilian Wagner’i karşılamasıyla başlıyor. Kitabın konusuna gelirsek 2. Dünya savaşı yıllarına kadar dayanıyor. Wagner ve Yahudi eşinin nazi zulmünden kaçmaya çalışması ve nazi faşizminin söndürdüğü aşkları oldukça güzel anlatılmıştı. Kitap ilerledikçe savaşın sadece Wagner ve Nadia aşkını yıkmadığını başka ailelerin de hayatlarını alt üst ettiğini öğreniyoruz. Maya’nın anneanne ve babaannesinin şu zamana kadar öğrenmediği ailesinde bir sır gibi saklandığı hikayesi de oldukça üzücü. Bir olayı sır gibi saklarsak sanki hiç olmamış gibi olabilirmiş gibi. Kitap sadece bir aşk romanı değil .Arkada o kadar çok şey anlatıyor ki hepsini yazarsam sayfalar olur. Bu savaşta hiçbir devletin masum olmadığı defalarca vurgulanmıştı. İktidarı eline alan istese de istemese de kan döküyordu. Bir şeyi yapmak kadar hiçbir şey yapmamak da suçtu bir kere. Sonuçta olan kavuşamayan aşklara ve ölen binlerce insana oluyordu. Ayrıca kitap kadınlara yapıştırılan damgalara da çok güzel değinmişti. ‘Dul kadının’ toplum gözündeki konumu, evlilik gibi konulara kadar oldukça düşündürücü konulara yer vermişti. Kitabın okunması oldukça kolaydı. Yazar oldukça sade, anlaşılır ve akıcı yazmıştı. Okumamı hızlandırdı diyebilirim. Yazarın diğer kitaplarını okumayı planlıyorum.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma
Reklam
8/10
·101 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2021 07:06
John Steinbeck’in okuduğum ikinci kitabı. Yazar önceki kitabında olduğu gibi olayları oldukça yalın ve açık bir dille yazmış. Bu nedenle kitap oldukça akıcı. Yazarda fark ettiğim başka bir şey ise olayları bütün acımasızlığıyla ve gerçekliğiyle yazması. Ajitasyona girmiyor, olduğundan daha hafif göstermiyor direkt ne olduysa tüm gerçekliğiyle karşınızda oluyor olaylar. Kitabın konusuna gelirsek bu kitap Kino, karısı Juana ve bebekleri Coyotito’nun hikayesi. Bebekleri hasta olunca doktor parası toparlamak için buldukları inci onlara göre ‘dünyanın biricik incisi’dir. Ama nereden bilebilirlerdi ki uğur sandıkları bu incinin uğursuzluğun kendisi olduğunu. Kızılderililere karşı yapılan ayrımcılığı ve sömürüyü de çok iyi yansıtmıştı bu kitap. Kitabı beğendim. Yazarın diğer kitaplarını okumayı da sabırsızlıkla bekliyorum.
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2021 20:28
Şu sıralar nedense çocuklar için yazılan kitaplar daha çok ilgimi çekiyor. Gerek yalın anlatımları olsun gerek vermek istedikleri mesajlar olsun çok beğeniyorum. Bu kitaba gelmek gerekirse: Kitapta çöplükte yaşan 3 çocuğun hikayesi anlatılıyor. Bu çocuklardan Raphael’in çöpte bir cüzdan, harita ve anahtar bulmasıyla başlıyor hikayemiz. Şehirde yaşayan siyasi liderin yoksullar için toplanan milyonlarca doların yolsuzlukla üzerine çökmesi ve bunun sonucunda gelişen olaylar anlatılıyor. Adalet ve yolsuzluk kavramını tüm kitap boyunca işleyen yazar bunu oldukça yalın ve akıcı bir dille anlatmış. Kitabın bu kısmı sizi düşünmeye itiyor. Paranın önemini her seferinde belli yerlerde vurgulanıyor. Kitabı okudukça aklınıza şu anda bile çöp dağları üzerinde ayağında ayakkabısı bile olmadan bulabildikleri üç-beş şeyle yaşamlarını sürdürmeye çalışan çocuklar geliyor. Kitabın ana konusunu yazar 145. Sayfada aslında çok iyi anlatmış: ‘Dünyanın para etrafında döndüğünü öğrendim. Değerler, erdemler var tabii; ilişkiler, güven, aşk… ve tüm bunlar çok önemli. Fakat ne yazık ki para daha önemli ve tıpkı, çok değerli su damlacıkları gibi damlıyor. Bazıları kana kana içiyor, bazılarıysa susuz kalıyor. Para olmayınca kuruyup ölüyorsunuz. Paranın yoluğu, hiçbir şeyin yaşamasına izin vermeyen bir kuraklık yaratıyor. Behala gibi kupkuru bir yerde yaşamadığınız sürece paranın değerini anlamanız mümkün değil. Binlerce insan her gün yağmurun yağmasını bekliyor.’
ÇöplükAndy Mulligan · Tudem Yayınları · 20154,305 okunma
6/10
·396 syf.··
2021 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2021 14:48
Kütüphanemde bulunan ve beklentimin yüksek olduğu kitaplardan biriydi. Baş kahramanımız Emma. Emma çiftlikte yaşayan bir kızdır. Doktor olan Charles ile evlenir ancak evlilikten beklediğini bulamaz. Karakter olarak Emma bulunduğu yaşam koşullarını beğenmeyen, insanları ve özellikle kocasını küçük gören, doyumsuz ve şehir özentisi bir kadındır. Kitap boyunca da zaten doyumsuzluk, açgözlülük ve şehir yaşamına özentilik anlatılmıştı. Emma’nın şatafata ve lükse hayranlığı onu kocası aldatmaya iter hem de bir değil birçok kez. Bu aldatmaları ve lüks hayata olan düşkünlüğü sebebiyle olan borçları Emma’nın sonunu hazırlar. Kitabın yazım biçimine gelirsek bence çok uzun ve çok fazla betimleme vardı. Bu beni fazlaca bunalttı diyebilirim. Özellikle sonlara doğru aşırı romantik diyaloglar vardı kendimi bir oyun okuyormuş gibi hissettim. Ayrıca kitabın feminist düşünceye uygun olduğunu düşünmüyorum. Sürekli yanındakileri ve hayatı küçük görüp aldatma yoluna gitmek bir kadının kendi ayakları üzerinde durması ya da kendi seçimlerini yapması değildir. Olsa olsa hayatını tepetaklak etmektir ki kitapta da böyle oluyor. Kitabın ana konusu kendini 69. sayfada gayet gösteriyor. 'Bu sefalet böyle sürüp gidecek mi?.. Emma bundan yakasını koparamayacak mı?.. Mutlu yaşayan kadınlardan aşağı kalan nesi var ki!'
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,8bin okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2021 22:56
Kitap her ne kadar çocuk kitabı olarak geçse bile herkesin okumasını düşündüğüm ve benim de severek okuduğum bir kitaptı. Yazar aslında kendisinin de sahip olduğu Stargardt hastalığına sahip Mafalda'nın hikayesini anlatıyor. Mafalda henüz 9 yaşındadır ve gözlerinde 6 ay içinde görmesini tamamen engelleyecek Stargardt hastalığına sahiptir. Bu süreç içerisinde okulda görevli Estella'nın, arkadaşı Filippo'nun ve ailesinin yardımıyla kendisi için vazgeçilmez olanı arar. Hızlı olmalıdır çünkü çıkmayı sevdiği kiraz ağacı ile arasındaki mesafe her geçen gün kısalmaktadır. Bu kitap gerçekten ilham verici. İnsanın kendisi için vazgeçilmez olanı bulmasının önemini kendisine bir kez daha hatırlatıyor. Ve tabi aynı zamanda bir amazon kadar güçlü olması gerektiğini..
Kiraz Ağacı ile Aramızdaki MesafePaola Peretti ·  Genç Timaş Yayınları · 202015,7bin okunma
Reklam