Kitap her ne kadar çocuk kitabı olarak geçse bile herkesin okumasını düşündüğüm ve benim de severek okuduğum bir kitaptı. Yazar aslında kendisinin de sahip olduğu Stargardt hastalığına sahip Mafalda'nın hikayesini anlatıyor.
Mafalda henüz 9 yaşındadır ve gözlerinde 6 ay içinde görmesini tamamen engelleyecek Stargardt hastalığına sahiptir. Bu süreç içerisinde okulda görevli Estella'nın, arkadaşı Filippo'nun ve ailesinin yardımıyla kendisi için vazgeçilmez olanı arar. Hızlı olmalıdır çünkü çıkmayı sevdiği kiraz ağacı ile arasındaki mesafe her geçen gün kısalmaktadır.
Bu kitap gerçekten ilham verici. İnsanın kendisi için vazgeçilmez olanı bulmasının önemini kendisine bir kez daha hatırlatıyor. Ve tabi aynı zamanda bir amazon kadar güçlü olması gerektiğini..
Ahmet Ümit'in okuduğum ilk kitabı. Çok fazla polisiye okumama rağmen evde bulup hadi başlayayım diyerek okuduğum kitap. Ana karakter başkomiser Nevzat, İstanbul'un tarihi yerlerine bırakılan, boğazları kesilmiş, ellerinde sikke ve her biri belli yerleri gösteren kurbanların katilini aramaktadır. Hızlı olması gerekiyor çünkü katiller neredeyse her gün farklı bir kurbanı farklı bir mekana bırakıyor.
Kitaptaki İstanbul tasvirlerini gerçekten çok beğendim. O kadar güzel tasvir edilmiş ki sanki karakterlere beraber ben de romanın içindeymişim gibi.
(SPOİLER) Kurbanların ortak özellikleri başkomiser Nevzat'ın gözünden kaçmıyor. Hepsi: İstanbul'un tarihine zarar veren, yolsuzluk yapan ve yıkılan duvarın sorumlusu olan kişiler. Ancak başkomiser Nevzat son kurban da öldürülünce kadar yıkılan duvar olayına bakmıyor.
Kısacası kitabı güzel. Rahat okunabilir ve yaz için uygun gir kitap. :)