Bir anda, dünyada işaretlerin, ipuçlarının, ikinci ve üçüncü anlamların, gizlerin, sırların yeri olmadığına karar verdi: Bütün işaretler anlamak ve bulmak isteyen kendi aklının ve hayallerinin kuruntularıydı. Her eşyanın yalnızca o eşya olarak var olduğu bir dünyada huzurla yaşayabilme isteği yükseldi içinde; o zaman ne yazılar, ne harfler, ne yüzler, ne sokak lambaları, ne Celal'in masası, ne Melih Amca'dan kalma şu dolap, ne de Rüya'nın parmak izlerini taşıyan bu makasla tükenmez kalem kendi dışındaki bir sırrın şüpheli işareti olacaktı. Yeşil tükenmez kalemin yalnızca yeşil bir tükenmez kalem olacağı ve kendisinin de başka birisi olmak istemeyeceği bu aleme nasıl girebilirdi acaba?