Boş iki ders, tenefüsler ve klasik okul otobüs yolculuğu derken bitirdiğim kitap: Uyku. Normalde dikkatimi çekmez, önemli bir unsur değildir dışı benim için ama kitabın illüstrasyonları, basımı, dokusu olsun çok hoştu. 90 sayfa olan bu kitabın %40'ı resimden oluşmakta, yazıları ise üstten alttan yandan boşluklarıyla kağıt israfı gibi görünen bir şekilde ortalanmış. Iki arkadaşımın yorumuyla: "zengin kitabı gibi" Bu nedenle epey bir hızlı bitiyor. Dili yine akıyor.
Bir önce okuduğum kitap olan Sahilde Kafka'da bir diyalog vardı. Saeki hanım yıldırım çarpan ve hayatta kalan insanlarla ropartaj yapıp bir kitap çıkartır fakat kitabı çok satmaz. Saeki Hanım bu durumu kitabın herhangi bir sonuca ulaşmamasına bağlar, oysa onun bu hali hoşuna gider. Uyku'nun özeti bundan fazlası değildir.
Kimsenin isminin olmadığı bu kitapta ana karakterimiz bir anne, eş ve alışılagelmiş hayatı olan bir insan. Tolstoy'un Anna Karenina'sının "bütün mutlu aileler birbirine benzer" tanımına uyum sağlayan bir ailesi var. Dünün ve bugünün farkı yoktur, günlük tutsa farklar tarihten ibarettir. (Bu kısımda Franz Kafka'nın Gregor Samsa karakterini anımsadım, birkaç yorum inceleyince tek olmadığımı fark ettim.) Böyle monoton ama 'güzel' bir hayata sahip olan karakterimiz bir gece karabasan sonucu bir daha uyuyamaz. Ama kimse fark etmez de. Karakterimiz geceleri kendiyle buluşur daha çok, hayatı farklı bir yön kazanır. Ve böyle ilerler kitap.
Uyku; ya beğenilmiş ya hiç beğenilmemiş, ya akıcı ya da boğucu, ya sembolik ya anlamsız... Aşırı öznel bir kitap olduğunu düşünüyorum, sanat eseri benzetmesi yapabilirim. Herkesin zevkine hitap etmez; herkese farklı anlam ifade eder, bazılarına etmez.
Murakami'nin alışıla gelmiş dili, bu yüzden okuduğunuz bu kadar az sayfada 'nasıl hala uzun uzun tanımlamalar,
Bak Kafka Tamura, belki de dünyadaki hiç kimse özgürlüğü arzulamıyordur. Arzuladıklarını sanıyorlar sadece. Her şey bir ütopya. Eğer ellerine özgürlük gerçekten geçecek olsa, çoğu insan ne yapacağını şaşırır. Bunu aklında tut. Insanlar aslında özgürlüklerinin kısıtlanmasından hoşlanırlar.