Ön yargılara karşı, herkes kadar hiçkimse, yolcu, keşfeden,öğrenen, kendince, keyfince, doğa,deniz, çocuklar, çokça gökyüzü, bir parça huzur almaya geldi dünyadan
Yetişkin bir insan açısından biyolojik stres, bir yanda sosyal güvenlik ve ilişki güvenliği ile diğer yandan sahici bir özerklik arasındaki hassas dengeye bağlıdır.
️Bu dengeyi bozan her şey, kişi farkında olsun olmasın, bir stres kaynağıdır.
Asla insanların sizin üzerinizde, sizi boyun eğmeye ya da başkaldırıya yöneltecek şekilde güç kullanmalarına izin vermeyin. Boyun eğmeniz de başkaldırmanız da o kişiye sizin üzerinde güç verir. Gerçekten özgür olduğunuzda, yaşamınızın her anında neyi seçiyorsanız onu yapabileceğinizin farkında olursunuz. Size hiç kimse hiçbir şey yaptıramaz.
Gerçekten tahakküm yapılarını sürdürmek istiyorsanız, insanlara ahlakçı yargıların dilini öğretmelisiniz. Neyin iyi, neyin kötü olduğunu söyleyecek otorite figürleriniz veya din âlimleriniz olmalıdır. İnsanlara ahlakçı yargılar dilinde eğitim vermeniz gereklidir. Neden? Çünkü Walter Wink'in dediği gibi, tahakkum yapılarının temel özelliklerinden biri, şiddeti zevkli hale getirmektir. Yargı dili de bunu yapmak için çok uygun bir dildir. Bu dil, insanları nesnelere indirger. Bir insanın ne olduğunu düşündüğünüzde, o insanın içindeki yaşamı gerçekten görmezsiniz. O insanı bir soyutlamaya, statik bir olguya indirgersiniz.
Ahlakçı yargılarla birlikte, seçim hakkının varlığını gizleyen bir dile de ihtiyacınız bulunur.
Otoritenin doğru olduğunu söylediği şeyler dışında bir şey yapmaya dönük seçim hakkının bulunmadığını ima eden sözcükler kullanırsınız. Mecbur, -meli / - malı, gerekli, zorunlu, olmaz, lazım gibi sözcüklerdir bunlar. Bizim yargı sistemimiz ve ekonomik sistemlerimiz gibi tahakküm yapılarını muhafaza etmek istiyorsanız, hak etme ve layık olma adlı önemli iki kavrama da ihtiyacınız bulunur.
Tahakküm yapılarını korumak için insanları belli eylemlerin ödülü, belli eylemlerin ise cezayı hak ettiğine inandırmanız çok önemlidir.