Ayvadana çiçeğinin dediği
Adımı ayın ve kadınların koruyucusu, doğanın efendisi olan tanrıça Artemis'ten alırım. Bir zamanlar, belki de şahit olmak isteyeceğim en son yerde, beni seven ve benimle beslenen mavi kelebekler sayesinde bir zulmün açığa çıkmasına vesile olmuştum. Srebrenitsa'da toplu mezarlar böyle bulunmuştu. Ben oradaydım, görün bizi diyenlerin sesine ulak olmak için. Bitki olalı böyle bir zulme tanık olmamıştım. Derdi ki atam çiçek: "İnsan hırsına bütün dünyalar verilse yetmez; insanın insana yaptığını yedi düvel yapamaz." Keşke hiç olmasaydım da görmeseydim.
Alıntı
Mermer şehrin içine biraz dikkatli bakabilseydi, onun, yüzlerce yıldır hainlik etmiş ve ihanete uğramış, yanılmış ve taşlaşmış kalbinde bir yere girdiğini, dolmaz zannedilen bir yeri doldurduğunu, karanlığı tescilli tekinsiz bir yangının üzerine serin bir ilkbahar sabahının taze çimen kokusuyla, berrak bir akşamın ışıklı sevinciyle doğduğunu, onarılmaz zannedilen bir yıkıntıyı onardığını, sağalmaz zannedilen bir yarayı sağalttığını görecekti. Temiz ve yalın, saf ve duru. Katışıksız ve art niyetsiz. Sadece kendisi. Bunu sadece bu kadarıyla yaptığını da fark edecekti.
Reklam
Sönmüş kentleri dolaştım sessizlikte içimde vahşi tamtamları inlerken ölümün Acının acıya, nefretin nefrete Karanlığın karanlığa dönüşünü gördüm Beyaz bir at gibi uzaklaşıp yiterken ömrüm
Sayfa 13·Kitabı okudu
Hayat bu işte. Geçmişte kalan sevdanın ateşi. Ondan artakalan alev ömür boyu insanın içerisinde titreyip durur.
Sayfa 167·Kitabı okudu
1000Kitap
Allah’ım! İyi şeyler hak etmediysek bile, bize kötü yazılar yazma.
Sayfa 101·Kitabı okudu
1000Kitap
Yaşlıların gerçekle yüz yüze gelebilmek için zamanları çoktu. Allah’a olan inançlarını, yaklaşan ölüm korkusuna ve kısmetlerinin tamamlanma vaktinin yaklaştığına bağlamamak gerekir.
Sayfa 71·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Reklam