"Bulgularımız aklımızın alabileceğinin de ötesindeydi. Zor bir çocukluğa sahip olmak ve bir yetişkin olarak hastalıkla yüzleşmek arasındaki ilişki, insan sağlığı ve hastalıklarını yeni bir pencereden görmemizi sağladı."
"İşte" diyordu Fellitti,
"insanoğlunun dile getirilmemiş acılarının büyük bir bölümüne sebep olan eksik parça buydu."
Konuşma bitmişti ve ben büyümüştüm artık. Bir daha da çocuk olamadım. Bir cennetten kovulmuştum. Çocukluk bizim şahsi cennetimizdir. Çocukluğun asla dönmemek üzere geçip gittiğini anladığımız anda ruhumuz derin bir yara alır ve bir daha hiçbir hikaye bizi avutamaz. Onarılmaz bir yaradır büyümek. Geri dönüşü olmayan bir ayrılıştır büyümek. Ölüm bilincidir büyümek. Bir gün öleceğini öğrenmektir be bir hün öleceğimi bilen hiçbir varlık mutlu olamaz. Mutlu olduğu zamanları taklit edebilir yalnızca.