Bir takım şeyhlerin dedelerin seyyidlerin çelebilerin babaların emirlerin arkasından sürüklenen ve yargılarını yani kaderlerini, canlarını,falcıların, büyücülerin, üfürükcülerin oluşturduğu bir topluluğa uygar bir ulus gözüyle bakılabilir mi? Ulusumuzun gerçek niteliğini yanlış bir yolda gösterebilen ve yy' larca göstermiş olan bu gibi adamların yeni Türkiye Devletinde, Türkiye Cumhuriyetinde daha da çalışmalarına göz yumulmalı mıydı buna önem vermemek ilerleme ve iyileşme adına en büyük yanılgı olmaz mıydı? Bu nedenle biz yasadan yararlandik bu tarihsel yenilgiyi yaşamamak için ulusumuzun alnını açık göstermek için ortacağ anlayışımızın olmadığını kanıtlamak için yararlandık.
Batılılaşmak tarihimizi uygarlığımızı yitirmeyi zorunlu kılar. Halifeliği yıkmak din işlerine karışmayan hükumet kurmayı düşünmek bunlar Müslümanligin geleceğini tehlikeye sokacak etkenlerden başka sonuç vermez.
Bir ulus varlığını ve bağımsızlığını korumak için düşünülebilen girişimleri yaptıktan sonra başarır. Ya başaramazsa demek o ulusu ölmüş demektir öyleyse ulus yaşadıkça girişimlerini sürdürdükçe başarısızlık söz konusu olamaz.