Ahmet Ümit, Modern Türk Edebiyatı'ndaki en bilindik polisiye romanı yazarı. Ben de neredeyse bütün kitaplarını okumuş bir okuruyum. Yırtıcı Kuşlar Zamanı ise Ahmet Ümit tarzının bir romanı. Bu çok açık. Fakat kişisel olarak benim ayrıca sevdiğim Başkomiser Nevzat karakterinin merkezde olduğu bir roman olması daha da iyi hale getiriyor diyebilirim. Başkomiser Nevzat ve yardımcıları Ali ile Zeynep'in merkezinde bulunduğu olaylar örgüsü var. Hatta konu bu sefer doğrudan doğruya Başkomiser Nevzat'ın kişisel durumu ve geçmişiyle ilgili. Türkiye'nin son yıllarına damga vuran, bozulmuş devlet mekanizması, mafya bağlantıları gibi konuları esasta tutan romanın hayli akıcı olduğunu söylemem gerekiyor. Elbette bu, bir edebi şaheser değil. Bu nedenle altını çizecek satır bulamadım bile diyebilirim. Daha çok, bir film senaryosunu andırıyor. Ahmet Ümit'in tarzını bilenler için sürprizin olmadığı ama tatminin olduğu bir roman.
Başkomiser Nevzat'ın olaydan yıllar önce öldürülen eşi ve kızının cinayetini bir tesadüf eseri olarak aydınlatma yolunda adım atabildiği olaylar örgüsü, ülkeye yerleşen Balkan mafyaları, faal ve emekli polisler, yeraltı dünyasından insanlar, emniyet, politika gibi konular üzerinde yoğunlaşıyor. Dediğim gibi romanı kendi tarzı içerisinde beğendim. Bulduğum boşluklarda okudum ve yer yer o kadar ilgi çekiciydi ki boşluklar oluşturdum. Yaklaşık on-on iki sayfa civarındaki kısa bölümlerden oluşması da onu daha okunabilir kılıyor. Umarım sinemaya da uyarlanır.