Mehmet Y.

Mehmet Y.
Ben, Mehmet Yılmaz (Samsunlu) Okuduklarımı duvarımda, yazdıklarımı yazar profilimde görebilirsiniz.
Beyazıd Paşa: "Siz Saide'yi Edirne'ye geldiği zaman şöylece uzaktan gördünüz. Ben ise onu çok yakından tanırım. Samsun seferine padişahla beraber gitmiştim... O da hünkâr efendimizin maiyetinde idi. Bir kadın, arkasında büyük bir ordu bulunursa, elbette hiçbir şeyden korkmaz, ileriye atılır.
Ötüken Neşriyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Boğazkesen geçidinin oradaki çarpışmadan sonra durmadan ilerleyen Türk ordusu Samsun'a doğru yine yürüyordu. Karakoyunluların Anadolu'daki saltanatı yıkılmış, bütün kuvvetleri dağılmıştı. Kara Yusuf Bey ise maiyeti ile beraber Erzurum cihetine firara başlamıştı.
Ötüken Neşriyat
Vaktiyle Osmanlı ülkesine bağlı iken Ankara mağlubiyetinden sonra İsfendiyarzadeler'in eline geçen Kengari, Tosya, Kalecik kazaları tekrar Çelebi Mehmed'e iade edilmişse de, Şebinkarahisar, Samsun, Canik havalisini Karakoyunlular zapt ve istila etmişti. Buralardaki halkın ne çok sıkıntı çektiği padişahın kulağına kadar aksetmişti. Çelebi Mehmed o yılın ilkbaharında Karadeniz'e sefere çıkmak üzere hazırlanmıştı.
Ötüken Neşriyat
Romanımızın mevzuu Yıldırım Beyazıd'ın oğullarından Çelebi Sultan Mehmed devrine ait. Bu devre tekaddüm eden birkaç yıl içinde çok heyecanlı vakalar geçmiştir. Bu vakalara -romanımıza başlamadan- kısaca göz gezdirelim. Ankara Muharebesi'nden sonra Osmanlı ordu ve ümerası tarumar olmuş ve muharebede hazır bulunan beş şehzadeden Emir Süleyman, İsa, Musa, Mustafa ve Mehmed Çelebi'lerden her biri, bir tarafa savuşmuştu. Veliaht olan büyük Şehzade Han Süleyman, sadrazam ve Yeniçeri ağası ve birçok beyler ve kumandanlar olduğu hâlde, vaziyeti kurtarmaya, hiç olmazsa Rumeli'yi karışıklıktan korumak maksadı ile derhal Bursa'ya gelmişti.
Ötüken Neşriyat
Puan vermedi·688 syf.·
2025 32. kitabı
Orduları Durduran Kadın, İskender Fahreddin Sertelli'nin 4 Ocak 1941 ile 11 Temmuz 1941 tarihleri arasında Akşam Gazetesi'nde neşredilen bir romanıdır. 182 tefrika halinde yayımlanan roman, bugün itibariyle günümüz okurları için kitaplaştırılmış durumdadır. Roman, hem İskender Fahreddin'in dünya görüşüne, hem de dönemin genç Türkiye Cumhuriyeti'nin 'milli tarih' politikasına uygun olarak hazırlanmış bir roman görüntüsü vermektedir. Edebî tür olarak tarihî roman sınıfında olan romanının geçtiği dönem, Sultan I. Mehmed devridir. Malumunuz, I. Mehmed, Osmanlı Devleti'nin adeta ikinci kurucusu sayılır. Çünkü Fetret Devri olarak bilinen ve Ankara Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti'nde yaklaşık 11 yıl boyunca, Yıldırım Bayezid'in oğulları arasında devam eden taht kavgalarının ardından, saltanatı tek başına eline alan Sultan I. Mehmed, Osmanlı Devleti'ni yaşattığı gibi, adeta kaldığı yerden de devam ettirmişti. Romanın tarihî dekoru Sultan I. Mehmed dönemine aittir. Nitekim İskender Fahreddin bu romanın arka planında dönemin pek çok tarihî şahsiyetini de kullanmaktadır. Keza pek çok tarihî vakasını da... Çelebi Mehmed'den, donanma reisi Çalı Bey'e; Şeyh Bedreddin'den,Eflak Bey'i Mircea'ya kadar pek çok tarihî karakter romanda kendisine yer bulmaktadır. Aynı şekilde Osmanlı-Karamanlı ilişkileri, Çelebi Mehmed'in Samsun Seferi, Balkanlar üzerine gitmesi ve Tuna Nehri kenarında bugünkü Giurgiu, Türklerin tabiriyle Yergöğü şehrinde bir hisar yaptırması, Eflaklarla olan çatışmaları... Ardından Bizans'ı muhasara etme düşüncesi ve Karaman seferi başta olmak üzere pek çok tarihî hadiseye atıfta bulunmaktadır. Nitekim romanının ana unsurlarından birisi de, Osmanlılarda oluşturulmaya çalışılan ilk donanmanın hikâyesidir. Öyle ki, tarihî hakikatte Venediklilerle ilk deniz savaşının
Orduları Durduran Kadınİskender Fahrettin Sertelli · Ötüken Neşriyat · 20253 okunma