Mehmet Y.

Mehmet Y.
Ben, Mehmet Yılmaz (Samsunlu) Okuduklarımı duvarımda, yazdıklarımı yazar profilimde görebilirsiniz.
Fâtih büyük bir kişiliktir. Ölümü de bir dağın çökmesi veya devasa bir geminin batması gibidir. Ardında bıraktığı toplum onun hedeflerinin hepsini anlamış değildir. Fâtih, fikir ve özlemlerini açıkça da ortaya koyamamıştır.
Sayfa 289 - Kronik Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bizans mı, Roma mı?
“Bizans” 16. yüzyılda Alman hümanisti Hieronymus Wolf’un kullanıma soktuğu bir terimdir. Bu şehrin sakinleri ve Bizans’ın çağdaşları bu ülkeye ve imparatorluğa Bizans demezdi. Halk ise kendilerine, malûm olduğu üzere “Romanioi” ve ülkeye de “Romania” (Romalıların ülkesi) demişlerdir. Türkler de bu ananeyi bir ölçüde korumuş ve “İklîm-i Rum” (Rum Ülkesi), “Rumî” gibi tabirler kullanmışlardır. Bu kelime etnik Helen değil, kozmopolit bir birlik olan Roma’nın karşılığıdır. Demek ki birinci Roma pagandı, ikinci Roma Hristiyan’dı ve üçüncü Roma Müslüman’dı. Türkler bu üçüncü Roma’nın esas unsurudur; ordunun yazı dili Türkçedir. Kançılaryada Türkçe kullanılır, eğitim dili Türkçe yanında tabii ki Arapçadır; Farsça da sevilir ve kültürel bir çeşnidir.
Sayfa 210 - Kronik Kitap
Fatih'in Annesi Kimdi?
Fâtih’in validesinin kim olduğu hususu tartışmalı olsa da, Osmanlı resmî tarihlerinin verdiği isimler arasında İsfendiyaroğulları ailesinden Hümâ ismi ağırlık kazanıyor. Diğer iddiaların Fâtih’i Batı’yla akraba yapma niyetine dayandığı anlaşılıyor. Bu çaba temennidir ve özgün bir tavırdır. Osmanlı hanedanı zaten Sultan Orhan Gazi’den beri Romalılarla akrabadır. Malum, Orhan Gazi Yarhisar tekfurunun kızı Holofira’dan (Nilüfer Hatun) sonra İmparator İoannis Kantakuzenos’un kızı Theodora ile evlendi. Fâtih’in babası II. Murad’ın eşi ise Sırp kralının kızıydı, çocuğu olmamıştı ve padişahın ölümünden sonra önce Sırbistan’a, sonra Güney Makedonya’da kendi yaptırdığı manastıra döndü. Dolayısıyla onun da Fâtih’in annesi olmadığı ama geleneğe göre valide sultan gibi hürmet gördüğü açıktır.
Sayfa 77 - Kronik Kitap
Fatih Sultan Mehmed, sancak şehzadeliği sisteminde lalaları tarafından çok iyi eğitildi. II. Murad’ın tek oğlu olmamasına rağmen tahtın tek adayı idi. Kendinden evvelki ve sonrakiler gibi büyük bir mareşal olup, ateşli silahları çok iyi bilip kullandı. Müşaveresi fevkaladedir, yani danışarak akıllıca iş tutardı.
Sayfa 13 - Kronik Kitap
30 Mart 1432’de Sultan II. Murad’ın bir oğlu daha dünyaya geldi. Müneccimlerin bu çocuğun geleceğin “Fatih”i olacağına dair yorum ve rivayetleri olduğu biliniyor. Başlangıçta Şehzade Mehmet’in veliaht olacağı bile şüpheliydi ama olaylar farklı gelişti. Ağabeyi Amasya Valisi Şehzade Alâeddin Ali Çelebi’nin ani ölümü ona taht yolunu açtı. Hem de bu tahta çıkma olayı iki kere vuku bulacaktı. İlkinde tahtı babasına terk ederek Saruhan sancak beyliğinin başkenti Manisa’ya çekildi. İkinci kez tahta çıktığında ise orada kalıcı oldu. Bir genç şehzadenin babasının taht halefi olarak iki kez tahta çıkması, benzeri pek görülmemiş bir olaydır.
Sayfa 9 - Kronik Kitap